• BIST 96.996
  • Altın 243,847
  • Dolar 6,2631
  • Euro 7,3823
  • Trabzon 23 °C

HANGİSİ TÜRK, HANGİSİ RUS ?

Ahmet SARAÇ

 

    Son yıllarda televizyonlarda bir dizi yarışıdır aldı başını gidiyor. Her kanalda günde 3-4 dizi mutlaka var.

    Var olmasına var da bize ne veriyor bu diziler, hiç düşünüyor muyuz? Şu sahnede duruşları yanlış, şu sözler bize göre değil. Yok bizim kültürümüzde böyle sözler, yok bizim kültürümüzde böyle giyim kuşam dediğiniz oluyor mu?
    Samimi söylüyorum ki, olmuyordur.
Oluyorsa bilinçli olarak o diziyi izliyorsunuz demektir, o zaman oradaki yanlışlar da sizi etkilemez. Ya demiyorsanız! Seyrettiğiniz her şeyi doğru kabul ediyorsunuz demektir.
Bu millet Türk Milletidir. Bu milletin örfünde, adetinde, geleneğinde, dininde olmayan şeyler varmış gibi dizilerde bu milleti sunuluyor. İzleyenlerin yüzde doksanı soluk bile almadan diziyi izliyor, oradakileri görünce kendinden utanıyor.
Sanki orada yaşananlar yüzde yüz doğruymuş da bizdeki yanlışmış gibi etki altında kalıyor. Zaten bu dizilerin amacı da bu. Çanakkale’de yenemedikleri Müslüman Türkleri, dizilerle dize getirmek. Kendi örfünü, adetini, geleneğini, kültürünü ona unutturmak, ondan uzaklaştırmak kısacası kendine benzetmek. Amaç bu.
Bundan yaklaşık 10 yıl önce televizyonda izlediğim bir programda iki yaşlı insan konuk olmuşlar gündem olarak sinemayı tartışıyorlardı. Yaşları o yıl 75’in üzerindeydi. İçlerinden biri şöyle diyordu. Türkiye’ye sinema geldiğinde büyük illerde filmleri oynatıyorduk. Bir süre sonra dedik ki, büyük illere gidiyoruz da Anadolu’yu ne yapacağız, kırsal kesime Avrupa kültürünü nasıl getireceğiz derkeeen televizyon çıktı. Ha dedik. Kırsal kesime de televizyon vasıtasıyla ulaşır, Avrupa kültürünü yayarız.
Beyler, Türk filmleri denilen filmlerin yüzde 99’u bizi yansıtmıyor. Bizi yansıtsa zaten o filmlere yabancılar destek vermezler. 60 yıldır İstanbul’da yaşanan hayatı Türkiye’nin tüm yerinde yaşanıyormuş gibi bize sundular.
Sonuç, gençliğimiz o filmlere inandı, oradaki film artistlerine özenti. Giyimini kuşamını onlar gibi yapmaya başladı. Bunun adına da moda denildi. Moda. Hristiyan Avrupa’nın bir sözcüğü. Merkezi Paris olan bir sözcük.
Hem Müslümanlık hem moda. Müslüman gençlerin moda diye giydikleri o kıyafetlerin dinimizde bir yeri var mı diye din adamlarına sordular mı? Bu kıyafetlerle namaz kılabilir miyiz dediler mi? Demezler çünkü; onların namazdan niyazdan haberi yok ki!
Zaten Avrupa’da sormasınlar, uyanmasınlar istiyor. Bizim gençler de zaten sormuyor. Sokaklarımızda bir Rus kızı ile sarışın bir Türk kızı yan yana gelse görünüşünden hangisinin Türk, hangisinin Rus olduğunu anlayamazsın.
Diziler bizi bu hale getiriyor dedik. Sadece diziler mi? Gazeteler, dergiler, kendi benliğini yitirmiş sokaklar, yanlışa doğru koşan gençliğine dur demeyen, yol göstermeyen bir milli eğitim sistemi var.
Eğitim diyoruz ya. Her şey orda bitiyor. Milli eğitim düzelmeden, basın yayın düzelmeden bu insanların düzelmesi mümkün değil.
Yarın daha da kötü olacak..!

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.