• BIST 107.922
  • Altın 274,761
  • Dolar 5,8111
  • Euro 6,4454
  • Trabzon 11 °C

Hastanede doktor varda biz mi seçmedik?

Eray Altındaş

   Ahirete göçen Süleyman Demirel’e Rabbim gani gani rahmet eylesin… Merhum Demirel Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık dönemlerinde Türkiye’de icraatlarıyla damgasını vurmuş devlet adamı… 
  Rahmetli, tarıma verdiği önem neticesinde GAP ile birlikte Türkiye’de  “Barajlar kralı” olarak, aynı zamanda ülkeye yaptığı hizmetlerin yanında geçmişte söyledikleri vecizeleriyle de anılır.
Mesela… Yaşanan petrol kısıntısı yüzünden Türkiye’de de akaryakıt istasyonlarında kuyruklar oluştu… Kendisini sıkıştıran basın mensuplarına rahmetlinin verdiği “Benzin var da ben mi içtim” sözü bu gün de hatırlanır… 
Bu kadar geçmişten söz ettikten sonra anlatmak istediğime ve üste çıkardığım başlığa gelince… Türkiye’yi AKP hükümetleri tek başına yönetiyor… İktidardaki AKP’nin bu güne kadar yaptığı hizmetlerin başında, sağlıkta ve hastanelerde çare arayanlara sunulan rahatlık.
   Böyle olunca da vatandaşta yıllardır kurulun sandıklarda AKP’ye bonkör davrandı…  Ama bu günlerde tabiri caizse “eski camlar bardak olmuş” durumda… Şu sıralar Devlet hastanelerine gidenler geride kalan seneleri mumla arıyor.
Bunun sebebi de tıpkı her vilayette boy gösteren üniversiteler gibi, özel hastanelerin de mantar gibi çoğalması… Doğruyu söylemek gerekirse parası ve dayısı olanın açtığı hastaneler öyle gösterişli ki, insan kapıdan ilk adımını attığında kendini turistlik otele girmiş gibi hissediyor…
                                                     ****** 

   Yıllarca tıp eğitimi alıp, Hipokrat yemini edenler de, ihtişamlı ve konforun sunduğu imkanlara kayıtsız kalamıyor… Devletten de istediği ücreti alamayan, branşında uzmanlaşmış hekimler paranın sıcak yüzüne daha fazla dayanamayıp arkasına bakmadan soluğu doğruca özelde alıyor… Ne yazık ki; o ihtişamdan ve konfordan, sokaktaki  değil, bankada ve kasasında parası olan faydalanıyor… 
Yeri gelmişken, özele elinizi bir kere kaptırdıktan sonra  kolunuzu zor kurtarıyorsunuz…  Sabah gülerek girilen kapıdan akşama doğru çıkarken, insan kendini kaz gibi yonulmuş hissediyor… 
                                               ****** 
  Sevgili okurlar, detaya girmeyeceğim, inanın Devlet hastanelerinde ise tam bir “fukaralık” sizi karşılıyor. Duvarda ise gözünüze hasta haklarını anlatan satırlar çarpıyor… O maddelerin birinde “doktorunu kendin seçebilirsin” ibaresi yer alıyor.
  İşte zurnanın zart dediği yerde burası… Koca Trabzon’da borç batağındaki  Farabi’nin ve özellerin dışında  devlet hastanelerinde nefroloji doktoru ara ki, bulasın… Bundan bir ay önce Fatih Hastanesi’nde görev yapan bir nefroloji doktor varmış o da  Adana’ya tayin olmuş.
Kısacası… Cüzdanı dolu, parasının sayısını bilmeyen özel gidip bir netice alamasa da istediği doktoru seçip muayene olabiliyor… Ancak çalışan, emekli ve dar gelirli devlet hastanelerinde bırakın doktorunun seçmeyi derdine çare bulmak için fellik fellik hekim arıyor… Yetkililere duyurulur.

Sahipsiz Trabzon’a Maraş’tan ‘dil uzatıldı’

  Bu başlığın bazı çevrelerin hoşuna gitmediğini biliyorum… Ne kadar öfkelenirlerse öfkelensinler, vız gelip tırıs gidiyor… Kim ne derse desin durum ortada… Bu şehrin gerçek manada sahibi olsa öyle önüne gelen Trabzon’u ağzına alamaz…
Şimdi Trabzon’un sahipsiz olduğunu inkar edenlere iki örnek vereyim… 
1- 31 Mart yerel seçinden hemen sonra… İstanbul’u kaybeden AKP’nin, Esenler Belediye Başkanı M.T. Göksu, kürsüden, Ekrem İmamoğlu’nu eleştireyim derken, Trabzon için Yunan benzetmesi yaptı… 
2- Aradan 7 ay geçti… Bu kez de AKP’nin Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör’ün ağzından abuk sabuk sözler döküldü… Güngör “Trabzon’u biz Müslüman yaptık” densizliğinde bulundu… 
Şimdi bu sütunların sahibine kızanlara soruyorum… Trabzon’un böyle rencide edildiği ortamlarda hemşerimiz olan bakanlardan  “çıtını “çıkartan var mı?... Hadi onları bıraktık, bu şehrin sivil toplum örgütleri ve AKP’nin teşkilatı nerede… Görenler haber versin 

Trabzon’un ‘hayat damarını’ yıkmayın 

  Kültür ve spor kenti olan Trabzon’da yıkımların ardı arkası kesilmiyor… Kentsel dönüşüm adı altında birçok tarihi mahalle, Trabzon nefes alçak sözleriyle yerle bir edildi... Sonra da yeşilden çok betona teslim edildi…
Şu günlerde ise gündemde Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun binası var… Belli ki, yenisi için bir adım atılmamışken, bu şehrin “hayat damarını koparmayı” kafalarına koymuşlar… Ama bilinsin ki, tarih iyiyi de kötüyü de kaydediyor… Bizden söylemesi…

 

 

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.