• BIST 100.021
  • Altın 280,432
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958
  • Trabzon 17 °C

HAYIR

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Mantığınla hareket edebilme yetisidir “Hayır” diyebilmek.
Ne istediğini bilmektir “hayır” demek.
Zaaflara yenik düşmemektir.
Fikrini beyan etmenin kısa yoludur “hayır” diyebilmek.
Kendin olabilmektir. Cesarettir. Güçtür.
Zorla kabul etmemektir.
Düşünebilmektir.
Yanlışı doğruyu ayırt edebilmektir.
Engellere dur demektir.
Demokrasi adına mücadele ederken siyaseten hep anlayışı derin, gittiği yerde ışık olabilecek, çözümle uğraşan, gerçeği arayan, demokrasiye inanan, öngörüsü olan liderler aradım.
Türk siyasetinde kaybolmaya yüz tutmuş birlik ve beraberlik duygusu için acaba merhem olabilecek siyasiler var mıdır diye sorduğumda,  evet var diye cevap verebilmenin huzuru ile bu yazıyı yazıyorum. Yap-boz, kur-boz gibi idare edilen siyasette sürekli yapılan seçimler aslında siyasilerin kendilerini kurtarma seçimleridir. Siyasette neden her renk, her düşüncenin var olmadığını biliyor musunuz? Çünkü siyasetçide  in ve out yoktur. Onlar sadece her şeyin sahibi zannederler kendilerini. Öyle  hissederler. Bu yüzden de merhem olabilecekler “dur” diyebilmenin cılız sesiyle de olsa, umut vaat ediyorlar. Şükür.
Bizler çetelesini tutmuyoruz yapılan haksızlıkların. Layık olmadığı halde bu yapılanlar ve hak etmediği halde layık görülenler  bir gün elbet ortaya  dökülecektir. Sistem böyle. Seçimler veyahut toplantılar ne kadar kurtarabilir ki bizleri.  Ama bu kadar dökmeden, kırmadan önce hayır diyebilseydik keşke. Kendimizi  koruma adına keşke zamanında önlemimizi alsaydık.  Keserin  dönmesini sapın dönmesini bekleyip hesap gününe bırakmamaktır aslında tedbir. Ve tabii ki zamanında istemiyorum demektir. VE kendi seçimlerinin sonucunu bir başkasına yüklememektir.
Kimse kimsenin yükünü taşımak için talip olmuyor. Bu gerçeğin altında yıllardır eziliyoruz. Yine bir seçim yine mevcut yükün farkında olup, onu bırakma yerine oyunun bir  parçası olmalar niye ki? Bu yalpalamalar, bu seçimler bir şeylerin yanlış gitmesinin işaretinden başka nedir ki?
Neden bu birlik beraberlik isteğini, sadece benim istediklerim olsun ile sağa, sola savuruyorsunuz ki? 
İnsanlar yaş aldıkça uslanır, durulur. Sizler neden kutsanıyor ve korunuyorsunuz ki? Oysa sadece hoşça kal demeyi bilip gideceksiniz.  Çünkü sizler artık istenmeyenlersiniz. 
İsimlerinizi bu kadar zaman zaten parlattık ama sizler yüreklerimizi kırıp döktünüz. Sırf siz iki, üç beş kişi,  istediniz diye bizleri uzaklaştırdınız. 
Oysa yüreklerinizin arkasında bile duramadınız. 
Seçimler ya kazanma, ya da kaybetme üzerine yapılır.  Asla gerçekleştiremediğiniz  eşit olmayan kefeler için biz eşitlik diyoruz. Hepsi bu.  Kızmayın. Oyun oynamayın. Nefs göğüs kafesinin darlığının yarattığı bir sıkıntı değil, insanın ta kendisi ve içinde ki günahın yarattığı sıkıntıdır. 
Paulo Coehlo  “Başkalarına evet derken, kendinize “hayır” demediğinizden emin olmalısınız.
Cinsel şiddetle mücadele derneğinin hazırladığı bir videoda hayır demek evet demek değildir diyor. Bu Slogan kadınların toplumda hayır kelimesini kullanamamanın yarattığı anlamsızlığı sessizce anlatıyor.
Oysa hayır sınırlarınızı belirler. Hayır zor durumlardan kurtarandır.  Kendimize olan saygımız ve prensiplerimizin göstergesidir.  Belki de birçok hayatı, eksiği , yanlışı ortadan kaldırmaktır hayır.
Nereden mi çıktı bu yazı?Arkadaşımla sohbet ederken konu da siyaset olunca “Şu anda bizim elimizdeki en büyük güç “hayır” demek  dedim. Ve yazı konum ortaya çıktı.
Çünkü eğitim, sağlık, ekonomi, yeşil alan,iş   vs konularınlar hep geride ve sınıfta kalınca bir şeylerin doğru gitmediğini ancak “hayır” ifadesi ile anlatabiliriz.
O kadar çok hayal kırıklığı yaşadık ki zamanımızı geri alma şansımız da olmadığına göre bundan sonra hayal kırıklığı yaşamamak adına “hayır” diyoruz. Gereksiz baskılardan kurtulmak için hayır.
Sınırlarımı belirleme adına çok sık kullandığım hayır kelimesi benim muhalif olarak anılmama sebep oldu.  Oysa ki görüş, tutum, söz, istek… yanlış olunca ve karşı gelince hemen yaftalanan oluveriyorsun. Oysa ki muhalif hemen hemen her şeye ve işe karşı  çıkan değil midir? Evet demeyince hemen aykırı ve uygunsuz olarak yaftalanmak niye ki?
Herkes aslında kendi keyfince döndürüyor dünyasını. Gözlerini kapamadan, kulaklarını tıkamadan, söylemek istediklerine susmadan kimseden bir beklentisi olmadan insan kendini görerek , başkasını değil de bir şeylerin düzelmesi için hayırlı olmalı.
Çalınan zamanlar, kaybedilen ruhlar, vazgeçilen hayaller, duyulmayan sesler, olmayanlara takılmalar, inanmadıklarımıza tutunmalar, kandırılan insanlar,yanıltılanlar… için çabalamak ve direnmek adına tavsiyem zor durumlardan kurtulmak için tabii ki yeri geldiğinde hayır diyebilmeyi bilmektir. 
Suçluluk duymamak adına evet mi demeliyiz? Mesela bazen hiç bir şey yapmak istemediğim zamanlarda, ayaklarımı uzatıp belki tembellik yapacağım, belki film izleyeceğim ya da uyumak istediğimde, bir arkadaşımın arayıp size geleceğim sözüne hayır demek onu kırmak  demek midir? Başka bir zaman görüşürüz yerine neden onu kırmadan mazeret üretmek zorunda kalıyorum ki?
Hayır diyebilmek aslında elimizdeki en büyük güç.  Belki de kötü giden sonucu leyhte sonuçlandıracak en güzel altın anahtar.


 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.