• BIST 91.069
  • Altın 219,079
  • Dolar 5,7671
  • Euro 6,5586
  • Trabzon 26 °C

‘HAYIR’DA HAYIR VAR!

Ö. Faruk Altuntaş

            Anayasa değişiklik teklifi, 330 oyu aşarak Meclis’te kabul edildi. Şimdi Türkiye, OHAL koşullarında anayasa değişikliğinin oylanacağı referanduma hazırlanıyor.

            Hemen başlangıçta belirtelim ki, OHAL koşullarında anayasa değişikliğine gitmenin kendisi tek başına anti demokratik bir uygulamadır ve AKP’nin zihin dünyasını gösteriyor. Yeterli tartışma, propaganda, toplantı vb. etkinlikler yapılamayacağı için, örneğin Fransa, Portekiz, Romanya, Brezilya ve Belçika gibi ülkelerde OHAL koşullarında anayasa değişikliği yapılması yasaklanmıştır.

            Görülüyor ki, etik ilkeler, demokratik değerler AKP yönetimi açısından önem taşımıyor. Her tür eleştiri ve öneri bir tarafa itilerek ve Erdoğan’ın ifadesiyle, FETÖ’cü darbe girişimi “Allahın bir lütfu” sayılarak, OHAL koşulları diktatörlüğe geçiş için fırsat olarak değerlendiriliyor.

            Bizler de elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce bu anayasa değişikliğinin neden yanlış olduğunu, “Hayır” demenin neden hayırlı olduğunu, başta AKP ve MHP’ye oy vermiş yurttaşlar olmak üzere herkese anlatmaya çalışacağız.

                                                            ***

             İşin esasını özetleyerek 10 maddede neden “Hayır” denmesi gerektiğini değerlendirmeye çalışacağız:

            1-İnsanlığın ortak siyasal deneyiminin sonucu olarak bütün demokratik ülkelerde demokratik hak ve özgürlüklerin güvencesi olarak kabul edilen “kuvvetler ayrılığı” ilkesi kaldırılarak, “Yasama”, “Yürütme” ve “Yargı” olarak ifade edilen devlet kuvvetleri cumhurbaşkanı seçilecek kişide toplanıyor. Böylece demokrasi rafa kaldırılıp, oluşturulacak “Tek adam yönetimi” ile oligarşik bir yönetimin temelleri atılacağı için “Hayır” demek gerekiyor.

            2-Yargıyı yöneten Hakim Savcılar Kurulu’nun (HSK) 13 üyesinden 6 tanesini doğrudan Cumhurbaşkanı atıyor. Kalan 7 üyenin çoğunluğunu da TBMM aracılığıyla dolaylı olarak yine kendisi seçiyor. Benzer biçimde Anayasa Mahkemesinin 15 üyeden 12’sini Cumhurbaşkanı seçiyor, Kalan 3 üye ise TBMM tarafından seçiliyor. Görüleceği gibi yargının yönetimi çok büyük bir oranda Cumhurbaşkanı tarafından belirleniyor ve Cumhurbaşkanının şahsında yürütmeye bağlı hale geliyor. Yargı bağımsızlığı tarihe karışıyor. Bu nedenle  zaten eksik olan yargı bağımsızlığını tamamen yok ederek “Yargı”yı hükümete bağlayacak bu Anayasa değişikliğine “Hayır” demek gerekiyor.

3- Cumhurbaşkanına verilen “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” (CBK) çıkarma yetkisi, “Yasa” yapma niteliği taşıyor. CBK ile kanunların uygulanmasını göstermek için değil, kanunla önceden düzenlenmemiş konular aslen ve birincil olarak düzenleniyor; yani “Yasa” yapılıyor. Böylece Anayasanın 7. maddesinde belirtilen Yasama yetkisinin münhasıran TBMM’ne ait olduğu ve devredilemeyeceği kuralı anlamsız hale geldiği ve Cumhurbaşkanı Yasama yetkisi kullanır olduğu için Anayasa değişikliğine “Hayır” demek gerekiyor.

4- Cumhurbaşkanının hem partinin başında kalarak partide kontrolü sağlaması, hem de Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile Meclis seçimlerinin aynı tarihte yapılması öngörülerek (77,116.md); hem Meclis çoğunluğunun Cumhurbaşkanının partisinden olması, hem de partiden seçilecek milletvekillerinin partili Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi sağlanarak TBMM’nin kontrolü Cumhurbaşkanına verileceği ve tek adam yönetimine geçileceği için “Hayır” demek gerekiyor.  

            5- Anayasa’nın 77. Maddesinde yapılan değişiklik ile Cumhurbaşkanlığı seçimi ile TBMM seçiminin beş yılda bir aynı gün yapılması öngörülüyor. Bu düzenleme, hem parlamenter sisteme, hem de başkanlık sistemine aykırıdır. Seçim çalışmalarının birlikte yapılması ile hem iktidar iki kanaldan çalışma yürüterek eşitsiz, adaletsiz bir seçim çalışması ortaya çıktığı için, hem de “kuvvetler ayrılığı” ilkesine göre ayrı olması gereken TBMM ile Cumhurbaşkanlığı iç içe geçtiği için “Hayır” demek gerekiyor.

6- Bakanlar Kurulu ortadan kaldırılıyor ve Yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanın şahsına ait olduğu (104. Md) belirtiliyor. “Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görev ve yetkileri ile teşkilat yapısı”nın Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Cumhurbaşkanı tarafından düzenleneceği öngörülüyor(106 md). Hatta yabancı ülkelerle yapılan andlaşmaların onaylanması dahi Meclis’in elinden alınarak Cumhurbaşkanının şahsına veriliyor. Böylece daha önce  “Kanun”la yapılabilen bakanlık kurmak, bakanlık kaldırmak, bakanlığın teşkilat şemasını belirlemek gibi önemli konularda Meclis’te tartışma dahi yapmaksızın bütün yetkinin tek bir kişiye devredilmesi ile  “Krallık” yönetimine geçileceği için “Hayır” demek gerekiyor.

7- Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanların atanması ve görevden alınması; üst düzey kamu yöneticilerinin atanması ve görevden alınması yetkisi hiçbir teklif ve onay prosedürü öngörülmeden Cumhurbaşkanının şahsına verilerek halkın mukadderatının bir kişiye bağlanmasına “Hayır” demek gerekiyor.

8-TBMM’nin bilgi edinme ve denetim yetkileri kısıtlanıyor. Meclis soruşturması ve yazılı sorunun TBMM üyeleri tarafından sadece Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yöneltilebileceği, tüm yetkiyi elinde tutan ve birinci derecede sorumlu olması gereken Cumhurbaşkanına karşı yöneltilemeyeceği öngörülerek, Cumhurbaşkanına bir tür kutsallık atfediliyor. Sözlü soru kaldırılıyor. “Meclis soruşturması”nın sadece suç iddialarıyla yapılabileceği, hükümet çalışmalarının siyasal denetiminin bu şekilde yapılamayacağı benimseniyor. Bu düzenlemelerle Meclis’in hükümet üzerindeki siyasal denetim yetkisi engellendiği, Meclis, işsiz ve işlevsiz kılındığı için referandumda “Hayır” demek gerekiyor.

9-Bütçe, hükümet tarafından hazırlanıp Meclis’e sunuluyor. Ancak bütçenin zamanında kabul edilmemesi durumunda, Anayasanın 161. maddesi uyarınca önceki yıl bütçesi, değerlenme oranında artarak otomatik güncelleniyor. Bu düzenleme ile Meclis’in elinden bütçe yapma ve bütçe aracılığıyla hükümeti denetleme olanağı kalkacağından “Hayır” demek gerekiyor.

10- Anayasanın 116. Maddesinde yapılacak değişiklikle, hiç bir koşula bağlamadan, bir onay ve teklif prosedürü öngörülmeden, Cumhurbaşkanına, tek başına Meclisi feshedip seçimleri yenileme yetkisi verildiği için “Hayır” demek gerekiyor.

Görüleceği gibi, “Hayır” demekte sayılamayacak derecede hayır var.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.