• BIST 100.021
  • Altın 280,553
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958
  • Trabzon 17 °C

HAYVANLARI KORUYALIM DA!

Osman Necip SEVİNÇ

   İnsanlığın bir gereği de, kalbinin sevgi ile dolu olmasıdır. Cenab-ı Hakkın bolca yarattığı duygu;  sevgi... Dağda, bağda, sokakta... Yetişen sevgi.
  Herkeste bol miktarda sevgi olduğu söylenir. Kime sorsanız sevgi doluyum der. Ekranlara bakın, bir yığın yalakanın ağzında aynı terane. İnsanları çok seviyorum! Yalancının...
Hele hayvanları çok sevdiklerini söyleyenler yok mu? Konuştular mı, insanın hayran olmaması imkansız!
  Neymiş, insanları seviyorlarmış, hayvanları seviyorlarmış. Herkes insanı çok seviyor; ama insan var olalı beri hiç bu kadar ıstırap çekmedi, bu kadar yalnızlığa mahkum olmadı. Alttaki açlar, mağdurlar ile yukarıdaki bir eli yağda, bir eli balda zengin ve mağrurlar arasındaki makas hiç bu kadar açılmamış, acımasızlık zirve yapmamıştı.
  Herkes hayvanları da çok seviyor. Oysa sırtında bilmem kaç tilkinin derisinden kürk, ayağında yılan derisinden ayakkabı giymekte. Göbekler ise yenilen hayvanlar etlerinden yağ bağlamış ve zevkine hayvan avcılığı yapmakta ve bu durumda hayvan nesilleri yok edilirken, safariler tertiplenirken, ekranlara çıkıp hayvan sevgisinden söz edilmesi gerçekten matrak.
  Büyük ihtimaldir ki onların mahallesinde birçok komşu açtır. Şimdilerde zengin ve sonradan görme sınıf atlandığını sanan gafil insanlar, mahalle ve semt değiştirip elit(!) yerlerde toplandıklarından uzak çevrelerindeki açlık çekenlerin varlığından habersiz olabilirler.
Ama Dünya’nın dört bir yanında ülkelere bombalar yağarken, çocuklar açlıktan ölürken, yokluk çekenler çocuğuna bir bardak süt almak için bin kere düşünürken, bazılarının itini beslemek için harcadığı para, bir emekçinin asgari ücretinden fazla...
Bu niye böyle diye sorsanız cevapları hazır… “Efendim, hayvanlarında canı var. Hem onlar insanlardan daha vefalı. İnsanlar nankör.”
  Doğrudur, insanlar nankör! Ama diyemezsin ki “a canım bir de kendine baksan!” Sen Rabbine nankör değil misin? Hem sen, yaratıcısına nankörlük eden, kendisini var edip onu sayısız nimetlere gark eden kudrete karşı vazifesini yapmayan insandan, hangi hakla vefa bekliyorsun ki? Sen Rabbine karşı nankörken, diğer insanların sana minnet ve şükran duymalarını nasıl beklersin?
***

  Bunların hepsi ve büyük kısmı medyatik şov. İnsan mazlum, insan çaresiz, insan acınası halde maalesef! Azabı gördüklerinde “keşke toprak olsaydık! diyen inkarcılar gibi, bir gün gelecek insanın aczi ve bunalımı tam zirve yapınca ”sahipli hayvan mı olsaydık acaba” diyenlerin olacağına şaşırmayacağız. Son söz olarak bağlayayım. Yaratıcısına karşı nankör olanı, köpek vefası kurtaramaz! (Mehmet Ali Bulut bey çok daha ağırını bu konuda yazmıştı.)
   Bu yazıyı tam bitirmiştim ki Boztepeli Cüneyt kardeşimden bir paylaşım geldi. ”Güzelim ineğin yanından geçerken burnunu tutup, sosyete olacağım diye köpeğin pisliğini elleyen bir nesil türedi” diyor dostum Cüneyt ve 250 beğeneni.
  Birileri ısrarla sokak köpekleri demektedirler. Şehirdeki sokak köpeği değil, başıboş köpeklerdir. Son zamanlarda bu köpekler çeteleşmiş, toplu olarak sokaklara dağılmış, çoluk çocuğa musallat oldukları gibi, birçok yaban kedisini de öldürmüşlerdir. Camii cemaatinin bir kısmı da sabah namazına giderken tedirgin olmaktadırlar.
  Gelişmiş ülkelerde sokaklarda kedi ve köpeklerin başıboş dolaşması yasaktır. Bakım evlerine getirilen bu hayvanların yaşamlarını sürdürmelerini sivil toplum örgütleri üstelenir. Bunların bir kısmı buradan sahiplendirilir. 
  Bizde devlet eliyle sokak köpekleri, sokaklarda bulundurulan kulübelerde bakılmaktadır. Bunlar veya merkez bakımevinden bırakılan hayvanlar caddelerde başıboş gezmektedirler. Bunların çok iri ve pis ayrıca saldırgan olanları belediyeye ihbar ettiğimizde aldığımız cevap ”korkmayın, onların kulakları küpeli ve tamamı kısırlaştırılmıştır” olmaktadır. Ya kardeşim biz o köpeklerin bize tecavüzünden mi korkuyoruz tövbe tövbe... Bizleri ısırmalarından, çocuklarımızı parçalamalarından ürküyoruz...
***

  ABD’de 40 sene önce 14 milyon başıboş köpeğe, kediye ötanazi yapılmış... Bizde de yapalım demiyorum ama bir şekilde bu hayvanları kontrol altına alalım..(Ben şahsen 6-7 tane kediyi bakıyorum. Birini başıboş köpek öldürdü.)
Çocukların okullarına refakatçiler ile gittiği semtler var. Köpeğe, kediye kötü davrananlara Avrupa’da çok büyük cezalar uygulanıyor. Onlar da canlı. Onlara eziyet eden, zarar veren vahşi insanları da lanetliyorum. Ama en az benim kadar hayvan sever insanlarımızın, derneklerimizi bu abartılı, heyecanlı sevgilerini bir gözden geçirip en kutsal canlı olan insan sevgisini öne alıp gerçekleri bir kere daha gözden geçirip sokak köpekleri sorununa akılcı çözümler üretmelerini beklemekteyiz.
   Halkımız sokakta, caddede başıboş sokak köpeklerinin kontrolsüz dolaşımına hoş bakmıyor. Belediyemiz de gaza gelip popülist bir politika yürütmeyip, bu soruna bir çare bulmalıdır. 6 ay süre! Şehir; insanların güvenli bir şekilde yaşamaları için dizayn edilmiş yerlerdendir. Medeniyet önce insan sağlığı ve güvenliğini öne alır.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.