• BIST 96.455
  • Altın 222,940
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • Trabzon 19 °C

HEDEFİ TUTTURACAKLARMIŞ

HEDEFİ TUTTURACAKLARMIŞ
ANTALYA'da düzenlenen Uluslararası e-Ticaret Zirvesi'nin kapanış konuşmasını yapan Başbakan Binali Yıldırım, e-ticaret'te Cumhuriyetin 100'üncü yılındaki hedefin 350 milyar lira olduğunu ve bu hedefin tutturulacağını söyledi.

PTT Genel Müdürlüğü'nün Antalya'da 19-21 Kasım tarihlerinde düzenlenen Uluslararası e-Ticaret Zirvesi, Başbakan Binali Yıldırım'ın konuşmasıyla sona erdi. Kapanış toplantısına Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ve 19 ülkeden bakan, bakan yardımcıları ve temsilciler katıldı.

TELEFONSUZ HİÇBİR ŞEY YAPAMAZ HALE GELECEĞİZ

Elektronik ortamda iş ve işlemlerin hergün başdöndürücü hızla arttığını belirten Başbakan Binali Yıldırım, çok kısa sürede artık elimizdeki telefon olmadan hiçbir şey yapamaz hale gelineceğini söyledi. Cep telefonlarının vaktimizin büyük kısmını aldığını anlatan Yıldırım, “Bakıyoruz toplantıdayken bir taraftan herkes cep telefonlarından işlerini yapmaya devam ediyor, hayatımızın önemli bir ortağı haline geldi. Belki eşimize, evlatlarımıza ayıramadığımız zamanı bu aletlere ayırır hale geldik" dedi.

İLETİŞİM OTOBANLARI

Bilgi toplumu olma hedefinin bütün ülkelerin üzerinde ehemmiyetle durduğu bir çalışma olduğunu kaydeden Yıldırım, “Bilgi toplumu olmak için altyapımızın ülkelerimizin her tarafında aynı şekilde gelişmiş olması lazım. Biz buna iletişim otobanları veya akıl yolları diyoruz. Bu altyapı büyükşehirler, köyler ve kırsalında arasında çok fark olursa o zaman bilgi toplumu olma yolunda iddianız çok anlam ifade etmez. Sayısal uçurumu ortadan kaldıracağız, birinci şart bu. Bunu yaparken de kapsayıcı olmak gerekiyor. Her tarafta erişilir ulaşılır hale gelmesi lazım" dedi.

BİLGİSAYAR OKURYAZARLIĞI ARTIRILMALI

İkinci olarak bilgisayar okuryazarlığının geliştirilmesi gerektiğine işaret eden Yıldırım, “Genç nesil zaten bilgi toplumunun bir üyesi olarak dünyaya geliyor ama bizim yaşlarımız ve ilerisindekilerin de mutlaka bilgi toplumu için bilgisayar okuryazarı haline getirilmesi gerekir. Aksi halde her şeyi elektronik platformda yapmaya başladığınızda hayat onlar için çok zor olur. 'Boşver zaten onların yaşları ileri, bir şey yapma gereği yok' demek doğru değil. Benim kayınvalidem de eğer telefondan pizza ısmarlayabiliyorsa o zaman bu işin faydası var. Yoksa 'Evladım sen memleketi yönetiyorsun ama ben telefondan pizza sipariş edemiyorum, önce bana öğret' diyecek" dedi.

SİBER GÜVENLİK

Herşeyin elektronik ortama aktarıldığından bahseden Başbakan Yıldırım, “Sağlık, ticaret, özel, savunma, eğitim, banka-finansmanla ve hatta arabamızla ilgili bilgilerimiz orada. Dolayısıyla bunların güvenliğini sağlamak gerekiyor. Demek ki siber güvenlik oldukça önemli hale geliyor, hem kişiler hem ülkeler için. Aksi halde bu büyük imkan, bir nimet olmaktan çıkıyor, bir tehdide, cezaya, külfete dönüşüyor. O bakımdan bilgi toplumu hedeflerimizi gerçekleştirirken bu üç hususun üzerinde önemle durmamız gerekiyor" dedi.

İNTERNETTE TEK ŞERİTLİ YOLLARLA BİR YERE VARILAMAZ

İnternette tek şeritli yollarla bir yere varılamayacağını kaydeden Başbakan Yıldırım, ilginç bir hikayeyle örnek verdi:

“İnternette artık çok şeritli yollara ihtiyaç var. İnternet otoyollarına ihtiyaç var. Bu internet otoyollarını geniş bantla sağlıyor. Ben ulaştırma bakanıydım, geniş bant işini telaffuz ederken çok anlatamıyordum. 2007 seçimlerinde memlekette kampanya yapıyoruz. Erzincan'da bir köye gittik, girişte yaşlı bir teyze çeşmenin başında oturuyor. Yanındaki insanlar dedi ki, 'Teyze bakan geldi ne istiyorsan iste.' Şöyle kafasını kaldırıp bana baktı, 'Hoş geldin evladım, ne isteyelim yollarımızı yaptınız, sularımız akıyor, ondan sonra bütün ihtiyaçlarımızı karşıladınız. Allah razı olsun, emme birşey eksik kaldı.' 'Nedir teyze' dedim. 'Bu köyde ADSL çekmiyor' dedi. 'O ne teyze' dedim. 'Evladım bakan olmuşsun ama cahal kalmışsın. Allah bilir ki sen messengeri bile bilmezsin' dedi. Sonra anladık teyzenin torunu varmış yurtdışında, onunla görüntülü konuşma ihtiyacı duyuyor ve onun için ta köyden kalkıyor şehre gitme mecburiyetinde kalıyor. Bu çok külfetli bir iş ve bize 'ADSL çekmiyor' diye sitemde bulunuyor. İşte sayısal uçurum dediğimiz şey bu, sayısal uçurumun ortadan kaldırılması demek memleketin her köşesinde yaşayanların her türlü yenilik ve hizmete erişmesini sağlamaktır. İnsanların yaşadıkları yerde mutlu olmasını sağlamaktır. Başka yere gitmesine ve ihtiyaç aramasına gerek duymamalıdır" dedi.

GENİŞ BANT YÜZDE 60'IN ÜZERİNDE

Son 15 yılda ülkemizdeki altyapı yatırımlarında havayolu, deniz, karayolu, demiryolu ve iletişim yatırımlarıyla ciddi anlamda ilerleme kaydettiklerini dile getiren Yıldırım, “Bugün Türkiye'de internet geniş bant yüzde 60'ın üzerindedir. Genel erişim ise yüzde 99'dur. O yüzden de internet üzerinde gittikçe daha çok iş yapılmaya başlandı. Başlangıçta interneti insanlar kullanıyordu. Sonra makineler kullanmaya başladı. Eşyaların interneti, buna geldik. Evinizin sıcaklığından, arabanın klimasının gitmeden hazır olması, hatta kahve ısmarlayabiliyorsunuz. Birçok kolaylık ve rahatlık var. Ama bunları altyapı olmadan yapamazsınız ve olduğu için yapar hale gedik. Demek ki mobil ve e-ticaret dünyada baş döndürücü bir hızla gelişiyor. Son 4 yılda dünya küresel ticaretindeki pay dört kat arttı. Demek ki yılda yüzde 100'ün üzerinde artıyor" diye konuştu.

TÜRKİYE'DE 70 MİLYON MOBİL KULLANICI VAR

Bugün ülkemizde mobil kullanıcı sayısının 70 milyon üzerinde olduğunu açıklayan Yıldırım, “Bu sayıya baktığımızda e-ticaret sektörünün ülkemiz için çok önemli bir alan olduğunu söylememiz mümkün. Teknolojik dönüşüme öncelikle kendimizden başladık. Yani devlette verilen işlerin internet kullanılarak yapılması için e-devlet portalını 2009'un başında devreye aldık. Bugün birçok hizmet, sorgulama, işlem e-devlet üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Buna belediyeler, bakanlıklar, yerel yönetimler dahil ve özel sektör zaten yapıyor. 10 yılda 5G teknolojisine doğru hızla ilerliyoruz. Bugün 4.5G teknolojisini kullanıyoruz" dedi.

GERÇEK ALEMDEN DAHA AĞIR SUÇLAR SANAL ALEMDE

Teknolojideki gelişim ve değişimin hızından da bahseden Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti:

“Hakikaten şu anda yapay zeka, Endüstri 4.0'ı konuşuyoruz. Bütün bunlar insanlığın geleceğini değiştirecek gelişmeler. Bu değişimler iyi veya kötü yönde olabilir. İlaca benzer, kararında kullandığınızda şifa, yanlış kullandığınızda zehirler, yok eder. İnternet üzerinden işlenen suçlara bakın. Gerçek alemde işlenen suçlardan daha ağır suçlar sanal alemde işleniyor. Takibi, tespiti ve cezalandırmada muazzam zorluklar var. Suç teşkil edecek bir eylem yapıyor, ama bilmem ne adasında hesap açıp yapıyor ve nasıl yargılayacaksın. Herkesin hukuk düzeni ayrı, ara bul, bulduğunda da iş işten geçmiş oluyor. Yaptığı tahribatın telafisi imkansız hale dönüşüyor. Bu bilişimler küresel bir farkındalık, hukuk alanında BM konvansiyonları gibi birtakım konvansiyonların yapılması lazım. Bütün ülkelerin taraf olduğu ve kabul edildiği, AB'nin var ama yeterli değil, daha geniş kapsamlı bilişim ve siber suçlarla mücadele için küresel bir anlaşmaya ihtiyaç var. Aksi takdirde ülkeler arasındaki kriz ve çatışmaların da ciddi anlamda artması ihtimali var."

350 MİLYAR LİRA E-TİCARET HEDEFİ

E-ticaret'in çok hızlı büyüdüğünü de anlatan Başbakan Yıldırım, “Gümrük yok, bürokrasi yok herşeyi bir tuşla hallediyorsunuz ama çok büyük lojistik merkezlere ihtiyaç var. Herşeyi bir yere toplayıp oradan ha babam siparişi gönderecekseniz. Neyin nerelere olduğundan haberiniz yok, siz sonuca bakıyorsunuz. E-ticaret'te sınır yok, küresel bir iş, nerede bir iş yaparsanız yaparsınız o işin halkaları başka ülkelerde olabiliyor. Bu da e-ticaret'e küresel bir boyut kazandırıyor. Küresel kalkınmada bir adalet sağlamış oluyor, küresel barış ve işbirliğinde yeni bir akın sağlanmış oluyor. Bütün bunlardan hareketle PTT de elini çabuk tuttu, e-ticaret'in hukuki altyapısı oluşturuldu. Gerekli yasalar çıkartıldı ve vatandaşımızın e-ticaret açısından gönül rahatlığıyla çalışabileceği engeller kaldırıldı. E-ticaret üzerinde iş ve işlem yapacak şirketlerin yıllık aidat ödemelerine destek vermeye başladık. Geçen sene 891 şirkete 4.5 milyon TL destek verdik. Bu yılın 10 ayında 18 milyonu buldu ve şirket sayısı 5 bini aştı. Önümüzdeki süreçte e-ticaret girişimcilerinin tanınırlığını artıracak, ulusal ve uluslararası rekabet gücünü artıracak adımlar atılacak. E-ticaret'te 2023, cumhuriyetimizin 100'üncü yılındaki hedefimiz 350 milyar lira ve bu hedefi tutturmayı inşallah başaracağız. Ülkemizin yakın gelecekte dünyanın önemli dijital ekonomileri arasında yerini almasıdır. Bunun ihracata da katkısı olacaktır" diye konuştu.

EN BÜYÜK 10 PROJENİN 6'SI TÜRKİYE'DE

Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye'nin satın alma paritesi gücüne göre dünyanın 13'üncü ülkesi, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi konumunda, kişi başı milli gelirin son 15 yılda dolar bazında 3 kat artış gösterdiğini ve dünyada 2008'den bu yana devam eden 10 mega projeden 6'sının Türkiye'de olduğunu söyledi. Türkiye'nin küresel krize rağmen hiçbir şekilde küresel büyümenin altına düşmediği, en kötü halde bile 2 katının altına düşmediğini belirten Yıldırım, “Amacımız bu tecrübelerimizi başta komşularımız olmak üzere bölge ülkelerimizle paylaşmak. Sizin tek başınıza kalkınmanız bir şey ifade etmez. Türkiye'nin 1370 kilometre Suriye ve Irak'a hududu var. Oralarda terör, iç savaş otorite boşluğu, masum insanlar hayatını kaybediyor. Milyonlarca insan yerini yurdunu terketmek zorunda kalıyor. Bosna bunları iyi biliyor, oradaki vahşeti, soykırımı zulmü biz unutmadık ve unutmamamız da lazım. Tunus'ta aynı şekilde karıştırmaya çalıştılar. Libya parçalanmışlık durumu var, Yemen'de aynı şekilde. Yani bizim etrafımızdaki bölgede kriz, kaos ve iç savaş var. Bütün bunlara rağmen Türkiye büyümeyi sağlamış, diğer yandan bölgemizdeki kaos ve krizlerden kaynaklanan sorunları çözmek için ciddi gayret gösteriyor" dedi.

'EKONOMİDE ENDİŞEYE MAHAL YOK'

Başbakan Binali Yıldırım, Antalya Kentsel Dönüşüm ve Stratejik Yaklaşımlar Kurultayı'nın kapanış konuşmasını yaptı. Belek'teki Atlantis Otel'deki kapanış toplantısına Başbakan Binali Yıldırım'ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz,Ak Partili milletvekilleri, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel katıldı. 

Konuşmasında dünyanın gelişme hızı ve Türkiye'nin geldiği seviye göz önüne alındığında şehirlerin çok büyük hedeflere ulaştırılmasının zaruri olduğunu belirten Binali Yıldırım, dünyada sadece devletlerin yarışmadığını, şehirlerin de yarıştığını söyledi. Şehirlerin kadim değerlerini koruyarak çağın getirdiği şekilde yeniden ele alınması gerektiğini belirten Yıldırım, "Cumhurbaşkanı'nın ısrarla söylediği bize verdiği bir hedef var, yatay mimariyi tercih edin. Daha insani ve ruhu olan, insanların birbiri ile kaynaşması için yatay mimari ve geniş alanlar herkesin özlediği bir şeydir. Kültür dokumuzun korunmasını şehircilikle olmazsa olmaz önceliğimiz olarak görüyoruz. Çocuklara, gençlere, kadınlara, engellilere, bütün vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlama mecburiyetiz var" dedi.

7,5 MİLYON YAPININ YENİDEN ELE ALINMASI GEREKİYOR

15 yıl önce büyük bir kentsel dönüşüm seferberliği başlattıklarını belirten Başbakan Binali Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bizler depremin yıkıcı etkilerini yaşayarak bilen bir milletimiz. Depremi yaşayan biri değilim ama Erzincan depremini bilen biriyim. Babaanne ve anneannemin nasıl yıkım ile karşı karşıya kaldığını hep dinledim. Babamın halası bir hafta sonra sağ salim tesadüfen çıkarıldı. Erzincan 1939'da yerle bir oldu. Şimdiki Erzincan, eski Erzincan değil. Şehir depremden sonra kuzeye taşındı. Deprem öldürmüyor ama depreme hazırlıksızlık öldürüyor. Depreme hazır olmak için çok ama çok sıkı çalışmamız lazım. Mutlaka deprem olacak. İstatistikler bunu gösteriyor. Her yıl 500 bin konutun dönüştürülmesi lazım. 7,5 milyon yapının yeniden yapılması lazım. Türkiye'nin yapı stoku 20 milyon civarında. Binaların üçte biri ya ruhsatsız ya planlara, projelere uygun yapılmamış ya da depreme dayanıksız. Bütün bunları dikkate aldığımızda bugünkü performansımız yeterli değil."

ZAMAN YOK

TOKİ başta olmak üzere çok ciddi çalışmalar yaptıklarını anlatan Başbakan Binali Yıldırım, milletvekili olduğu İzmir'in yapılarının yüzde 62'sinin dönüşüme tabi yapılardan oluştuğuna dikkati çekti. Onlarca yılın getirdiği sorunu hal etmek için yine 40- 50 yıla ihtiyaç olduğunu, ancak bu kadar zamanın olmadığının altını çizen Yıldırım, "Bu dönüşümü 15 yıla sığdırmamız gerekiyor. Kaynak kendi kendini finansal edecek potansiyele sahip. Büyük şirketler var. Başka ülkelerde inşaat sektörü o kadar dinamik değil. Bizde son 15 yılda hiç krize girmeyen sektör inşaat sektörüdür. İnşaat sektörü deyip geçmeyin. Tepeden tırnağa bütün sektörü etkiliyor" dedi. 

'MEMLEKET İÇİN AYNI NOKTAYA KİLİTLENMEMİZ GEREKİYOR'

TOKİ'nin son 14 yıl içinde kentsel dönüşüme yönelik 17 milyar liralık ihale gerçekleştirdiğini kaydeden Yıldırım, bu kentsel dönüşüme tabi yaptığı işlerin oranının yüzde 38'e çıktığını söyledi. 81 ilde dönüşüme tabi tutulması gereken yapıların tespitinin gerçekleştiğini anlatan Yıldırım, "Siyaset her zaman hakikat ile örtüşmüyor. Kentsel dönüşüm dediğimizi zaman siyasi rakipler 'rantsal dönüşüm niyetin var' diyor, niyet okumaya başlıyor. Böyle bir şey yok, tartışma ile işin özünden çıkıyor. Zaman kaybı oluyor. Zaman kaybının değeri paradan daha değerli. Parayı kaybedersiniz tekrar kazanırsız, zamanı tekrar kazanma şansınız yok. Her gün hesabınızda 86 bin 400 saniye yatıyor. Ertesi gün bakiye sıfır. Parada kullandığınız miktarı gidiyor geri kalan öbür güne devrediyor. Lüzumsuz işleri bir tarafa bırakıp memleket için aynı noktaya kilitlenmemiz lazım" diye konuştu.

YERİNDE DÖNÜŞÜM PRENSİBİ

Kentsel dönüşümdeki temel prensibin yerinde dönüşüm olduğunu belirten Başbakan Yıldırım, vatandaşın içine sinmeyen, rıza alınmamış, dayatma çözümlerle bir yere varılamayacağını söyledi. Binali Yıldırım, şöyle devam etti:

"Vatandaş bu iş geleceğim için iyi bir iştir demeli.  Hayal satmak zordur. Aynen bizim 16 Nisan'da gibi 'hayırcılar' mevcudu anlatı, biz geleceği anlattık. Bizim işimiz zordu. Biz zoru başardık. Bu işin 2 yolu var; vatandaşı rızası alınacak ve yerinde dönüşüm yapılacak. Ya da rezerv alanında dönüşümü yapıp vatandaşı oraya götürüp göstericeğiz. Bunu yapınca iş daha kolay oluyor. Ama bunu her yerde yapma şansımız yok. Büyükşehirlerde alan yok. Sadece depreme dayanıklı bina yapmakla kalmayacağız. Burası bir yaşam alanına dönüşecek. Eğitim ve yeşil alanları, sosyal tesisleri ile adeta bir külliye gibi eser ortaya koymamız gerekiyor. Bu hedefi gerçekleştirmek için uzun bir zaman yok. İşi dağıtacağız. Hepsini TOKİ yapsın diye beklemeyeceğiz, kuralları koyduktan sonra herkes o çerçevede yapacak. İstihdam da oluşturacak, piyasa hareketlilik devam edecek."

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YENİ MÜJDELER

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın kentsel dönüşümde harç muafiyetini yükseltme kararı aldığını dile getiren Başbakan Binali Yıldırım, harç muafiyetinin yüzde 150'ye çıkacağını söyledi. Yıldırım, "Malikleri yapılan yardımlarda hak kaybını gidermek amacıyla ikamet şartını kaldırıyoruz. İkamet ediyorsan verilecek yoksa verilmeyecek, böyle bir şey olmaz. Madem bu işi yapacağız buradaki engelleri kaldırmamız lazım. Mülkiyet sorunu yoksa dönüşüm ihtiyacı yok. Dolayısıyla bir karar alıyoruz ama uygulaya gelince aldığımız kararların hiçbirinin sahada tatbik imkanı yok. Bu mağduriyeti gidermek için mülkiyetini belgeleyemeyenlere katkı vereceğiz. Dönüşüm sürecinde vatandaşı yanlış yönlendirenler olduğunu gördük. Maalesef bu yanlış yönlendirilmelerle, hileli hisseli devirlerle, yurt dışına küçük bir hisse satışı ile tebligat sorununu oluşturma ve dönüşümün hızını kesme engelleme girişimlerini gördük. Bu tıkanıklığın önüne geçilmesi için kentsel dönüşümde bu tebligat oyununun önüne geçilmesi için kentsel dönüşümde elektronik tebligat uygulamasına geçeceğiz" dedi.

BELEDİYELERE KOLAYLIKLAR GELİYOR

Kentsel dönüşümle ilgili olarak belediyelerin zorluklar yaşadığını farkında olduklarını belirten Binali Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Belediyeler dönüşüm konusunda istekliler, bu sıkıntıları da gidereceğiz. Kredilendirme noktasında belediyeler limiti dolunca kredi alamıyor. Kentsel dönüşümü hariç tutacağız. Borçlanma sınırına bunu dahil etmenin anlamı yok. Kentsel dönüşüm yapan belediyelere hem finans hem kaynak desteği öngörülüyor. Bürokrasi fazla, bunu azaltmak gerekiyor. Bunun için de bakanlık bir çalışma başlattı. Dönüşüm alanları için imar askı planları azaltacak. Alan bazlı dönüşüme teşvik edeceğiz. Planlamayı başaramıyorsak başarısızlığı planlıyoruz demektir. Bankalarda temin edilecek kiraya yardımı sağlamaya devam edeceğiz. Hatta önümüzdeki yıldan itibaren çok kentsel dönüşüme yönelik faiz tarifesini devreye sokacağız. Bundan böyle kamu idareleri kendi aralarında işbirliği protokolü ile kentsel dönüşümü gerçekleştirecek. Belediyeler birbiri ile çalışabilecekler. Kamunun üstünden kamulaştırma yükünü azaltmamız gerekiyor. Yol geçen yerin değeri artıyor. Öyle bir uygulama var ki hem yol geçiyor diye para alıyor, hem de bina ve arsası değerlendiriyor. Yoldan da yolunu buluyor. Bu haksız bir şey, eğer orada bir artı değer oluşuyorsa adil bir paylaşıma ihtiyaç var. Kazanç elde edenlerin katkı sunması lazım."

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YÜZDE 100 MUTABAKATA GEREK KALMAYACAK

Dönüşüm yapılan yerlerde yüzde 100 mutabakat arandığını hatırlatan Binali Yıldırım, bu oranı düşüreceklerini söyledi. Yıldırım, "Yüzde 66 ya da 3/2 oranında karar verirse böylece dönüşüm kararı alınmış olacak. Biz bunları yaparken ülkenin geleceği hakkında plan yapanlar boş durmuyor" dedi.

'EKONOMİDE ENDİŞEYE MAHAL YOK'

Ekonomi üzerinden Türkiye'nin sıkıştırılmaya çalışıldığını dile getiren Başbakan Yıldırım, bunu yapanların yeni bir yanlışın içine girdiğini kaydetti. Ekonominin gün geçtikçe daha da büyüdüğüne işaret eden Yıldırım, "Bu dalgalanmalar geçicidir. ABD'nin ekonomi ile ilgili aldığı kararlar, bölgesel istikrarsızlık ve gelişmekte olan ülkelerin bazı aleyhte söylemleri kısa süreli de olsa piyasalarda hareketlenmeye neden oldu. Bu bizim öngördüğümüz bir şeydi. Türkiye hala göstergelerde dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Bütçe açığı kriterlerin altında. Kamu borcu milli gelirin yüzde 30'unun altında. Endişeye mahal yok. 2017'de dünyada Çin ve Hindistan'dan sonra en fazla büyüyen ülke Türkiye'dir. 2017 yılında büyüme oranımız 6 ile 7 arasında bir noktaya ulaşmış olacak. Bu orta vadeli plan içinde 3 yıl içinde yüzde 5,5 asgari büyüme hedefliyoruz" diye konuştu. 

56 DEPREMDE 83 BİN İNSAN ÖLDÜ

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki de Türkiye'nin deprem ülkesi olduğunu, son yüzyılda 56 depremde 83 bin insanın hayatını kaybettiğini söyledi. Özhaseki, "Adalar segmentinde eski depremin süresi dolmuş gibi görünüyor. Bütün bilimsel çalışmalarda 2030'a kadar Adalar açıklarında 7 büyüklüğünde deprem olacağı. Böyle bir deprem bizi büyük bir sıkıntıya sokar. Son büyük depremin üstünden 500 sene doldu ve deprem olacağı bilim adamları hem fikirler. Kentsel dönüşümle deprem riskini fırsata dönüştürerek ekonomik bir kazanç olacak. Kendi piyasamıza 150 milyar lira her sene bir giriş olacak. Konut yapımında 250 sektör çalışma yapıyor. Bu 250 sektör yakın zamanda daha hareket hale gelecektir" dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • ZAM AÇIKLAMASI03 Ekim 2018 Çarşamba 15:59
  • EKMEĞE ZAM!01 Ekim 2018 Pazartesi 14:23
  • Memur maaşları 2019'da ne kadar olacak?28 Eylül 2018 Cuma 11:19
  • Gençlere cep harçlığı müjdesi!26 Eylül 2018 Çarşamba 12:27
  • GÜBREDE YÜZDE 15 İNDİRİM24 Eylül 2018 Pazartesi 13:26
  • FINDIK STOKLARI 2018 YILINA KADAR SATIŞA AÇILMAYACAK22 Eylül 2018 Cumartesi 13:28
  • 250 dolarlık cihazı 25 dolara ürettiler20 Eylül 2018 Perşembe 12:15
  • ABD VE ÇİN ARASINDA TİCARİ SAVAŞ18 Eylül 2018 Salı 11:53
  • Serbest piyasada altın fiyatları17 Eylül 2018 Pazartesi 16:16
  • AYTO’dan girişimcilik seferberliği17 Eylül 2018 Pazartesi 16:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.