• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 27 °C

Herkes haddini bilecek!

Herkes haddini bilecek!
hkurt6153@hotmail.com

Yazmazsan, ‘çekindi korktu yazmadı’ diyecekler.

Yazarsan, ‘muhatap aldı, yazdı’ diye eleştiri getirecekler.

Ben böyle sataşmalarda aslında dayanamam yazarım.

Ama bu sefer yazmayacağım.

Önceki günkü yazımın son cümlesini tekrarlayacağım;

Kimse ‘lagara lugara’ yapmasın!

Herkes haddini bilecek!

Şimdilik bu kadar!

 

Vali Okutan’ın haklı tepkisi!

 

‘19 Mayıs; Anadolu’nun isyanıdır. 19 Mayıs, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temellerinin atıldığı gündür. Böyle bir gün ‘Şıkıdımlarla mıkıdımlarla’ kutlanılır mı? Böyle bir günün yıldönümünde başkaldırı, isyanın hissettirilmesi gerekir. Ben Tekirdağ müziğine, Tarkan’ın ezgilerine, Cemal Reşit Rey’in Gölcük Marşına karşı değilim. Anlamlı bir günde böyle parçaların çalınmasına karşı çıktım. Beden Eğitimi Öğretmenlerine değil Milli Eğitim Müdürlüğü’nde bu işi organize edenlere kızdım. Onlara tepki gösterdim. 19 Mayıs törenlerinde çalınacak müzik daha önceden tespit edildi. Bu doğru ama, Vali olarak bu işte benim bir dahlim yok. Olsa idi, değiştirmez miydim? 19 Mayıslarda, böyle anlamlı ve önemli günde Anadolu ezgileri çalınamaz mıydı? Kullanılamaz mıydı? Sizde benzer tepkiyi göstermez miydiniz?‘

Bu ifadeler Trabzon Valisi Nuri Okutan’ın!

Okutan, dün öğle saatlerinde ‘Vali bey, öğretmenlere neden sitem etti’ başlıklı yazımız üzerine aradı.

Vali Okutan’ın söylediklerini ne not alabildim, ne de banda kayıt edebildim.

Çünkü, Vali beyle görüştüğüm mekanda not alma şansım yoktu!

‘Aklında tut, aklında kalsın’, diye bir ifade vardır ya; işte bende Vali beyin söylediklerini aklımda tuttum ve sonra da yazdım.

Zaten açıklama mahiyetindeki yazıların çoğunda birkaç kelime, birkaç cümleyi bir kenara not alırım, sonra oturur yazarım.

19 Mayıs törenlerinde;  çingene müziğinin, şıkıdım mıkıdımın, gölcük marşının vs. ne işi var!

Şıkıdım’ı diskoda, cafede, barda, evde, diğer müziği meyhanede çal!

19 Mayıs gibi önemli ve anlamlı günde çalınacak müzik yok mu?

Vali bey de bunu söylüyor. O nedenle tepkisinde haklı.

Burada bizim eleştirdiğimiz olay, vali beyin öğretmenlere fatura kesmesi!

Vali bey, ‘Benim tepkim öğretmenlere değil, komiteye, Milli Eğitim Müdürlüğüne’ diyerek bu konuya da açıklık getirdi.

 

Çağatay Bali’nin isteği!

 

Devlet Bakanı Faruk Özak’ın danışmanlarından Çağatay Bali birkaç gündür Trabzon’da. Bali, Pazartesi günü Ankara’ya dönecek.

Çağatay, dün Kuzey Ekspres’te idi!

‘Abi, Allah’ını seversen bırak Faruk ağabeyinin yakasını. Siyasete biraz ara ver. Çok güzel yazılar yazıyorsun. Eskiden gazete gelmiyordu, internette de takip edemiyorduk. Trabzon’dan takip eden üç- beş gün sonra gazete gönderiyordu. Şimdi, günü gününe ne yazdığınız takip ediyoruz’

Çağatay ve Gökhan Bali, Arif ve Akif Akagündüz, Abdullah ve Kadir Kurt kardeşlerle ne günlerimiz vardı.

Çağatay bizden biraz daha küçüktü.

Biz, bugünkü Vilayetin üst caddesinde onlar altta idiler.

Arada boş bir arazi! Sotka tarafında İsmail Keskinlerin mandalina bahçesi.

İsmaillerin bahçesi epey büyüktü.

Önceki gün İsmaillerin Kunduracılar caddesindeki boya mağazasında idim.

Söz, İsmaillerin bahçesinde açılmıştı.

‘Biz, İsmaillere Hamşonlular derdik. Aslında İsmaillere değil de, Vilayetin alt tarafındaki mandalina bahçesine Hamşonluların bahçesi derdik. Öyle sanıyorum ki dedesi Hemşin’den gelmiştir. İsmail’in babası rahmetli babamla 1940’lı yıllarda Trabzon Lisesinde aynı sınıfta okumuşlar. O bahçede mandalina değil Armutlar müthişte. Öyle değil mi İsmail?’ dedim.

İsmail, ‘Abi, biliyorsundur; o bahçe 1979 yılında istimlak edildi. Bugünkü vilayetin, Adliyenin kuzey bölgesindeki alan! Abi o mülk bizim elimizden bedava gitti. O zaman, istimlaklar emlak beyan değeri üzerinden yapılıyordu. Fazla vergi vermemek için emlak değerleri düşük tutulurdu. Mahkemeye gitme falan da yoktu. Bizim arsa 1979 yılının Aralık ayında değil de Ocak ayında istimlak edilseydi. Değerini yükseltecektik. Yani gerçek değerinden istimlak olacaktı’ dedi.

Çağatay;  İsmaillerin mandalina bahçesinde nasıl mandalina çaldığını anlattı.

‘Abi, hiç unutmam bize mandalina çaldırırdın. Bir de Abdullah ile altmış altı oynardır. Oyun bir türlü bitmezdi. Sonra kağıtlar mandalina bahçesindeki ısırganların arasında toplanırdı’

Mandalina; armut aşırıp aşırmadığımızı pek hatırlamıyorum ama, Abdullah Kurt ile saatlerce süren altmışaltı oynadığımı hatırlıyorum. Oyun bir türlü bitmezdi! Yetişen sürerdi!

65- 62, 64- 61 olduğunda mutlaka kavga gürültü çıkardı. Emine teyze aslında bizi ders çalışıyor zannederdi. Kavga çıktığında kağıt oynadığımızı görürdü ve kağıtları ikinci kattan mandalina bahçesine fırlatırdı.

Emine teyze; Abdullah, Kadir, Haluk ile ağabeyleri Cemil ve Fahrettin Kurt’un anneleri.

Hey gidi günler!

Çağatay Bali’nin kadrosu Bayındırlık ve İskan Bakanlığında.

Çağatay’a, ‘kadronu Devlet bakanlığına aldırmadın mı? diye soruyorum.

-‘Abi geçici görevle Devlet Bakanlığına geçtik. Faruk bey nerede biz oradayız. Belki yarın daire başkanı kadrosu alabilirim’

Çağatay’a Atilla’yı soruyorum.

Atilla, Tufan Aydoğan’ın kayın biraderi. Faruk Özak’ın danışmanı.

‘Atilla, Bayındırlık ve İskan Bakanlığında Mali işler daire başkanı oldu’

Çağatay ile doğru dürüst sohbette edemiyorsun.

İki telefonu susmak bilmiyor.

En sonunda dayanamadım, ‘lütfen telefonları kapatır mısın’ dedim.

Çağatay, ‘Abi kapatsam bu sefer telefonla arayanlar tepki gösterecek’ diyor.

Çağatay’ın işi gerçekten zor!

Sohbet devam ederken araya Turgay Beşyıldız giriyor.

Bir şeyler soruyor. Harita- Kadastro’dan bahsediyor.

Turgay’a, ‘yazını yaz, internete gir, araya girme’ diyorum.

Çağatay, ‘Patron seni biriyle görüştüreyim’ diyor ve Akif Akagündüz’ü arıyor.

Akif,. Makine mühendisi. İstanbul’da büyükçe bir imalathanesi var. Vida üretimi yapıyor.

Akif ile konuşuyoruz.

İlk sorusu ‘Trabzonspor şampiyon olabilecek mi? oluyor-Trabzonspor son iki maçını kazanırsa, rakipleri de kaybederse olur’ diyorum

Akif ile bir süre konuşuyoruz.

Çağatay bize dönüyor, ‘Ya abi, siyaset daha yazma, yazmasan ne olur?’ diyor.

-Çağatay’a, ‘Sayın Bali, Kuzey Ekspres’i gerçekten günü gününe takip ediyor musunuz?’ diyorum.

‘Abi, belki inanmayacaksınız ama, ilk baktığımız ve incelediğimiz gazete Kuzey Ekspres oluyor. Bu kadar söyleyeyim’

Çağatay ile dünden bugüne epey konuştuk, sohbete Ankara’da devam etmeye karar verdik.

Ankara’ya gidersem Çağatay ile sohbeti kaldığımız yerden devam ettireceğiz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.