• BIST 107.557
  • Altın 270,845
  • Dolar 5,7097
  • Euro 6,3203
  • Trabzon 14 °C

HEYECAN VERİCİ

Ekrem SEYMENOĞLU

   Uzun zaman sonra evinde Avrupa mücadelesine çıkan hatta Akyazı stadında ilk kez Avrupa kupasına ev sahipliği yapan Fırtına taraftarlara heyecan yaşattı. Golü erken bulan bordo mavili ekip psikolojik olarak geriye yaslansa da ikiyi bulması kaçınılmaz pozisyonlara girmeyi başardı. Özellikle Abdülkadir Ömür’ ün sağlı sollu atakları rakibi köşeye sıkıştırdı. Bu ataklarda son vuruşları iyi yapabilse çok farklı bir skor olabilirdi. Yusuf Yazıcı’ yı ayıran özellik sert ve etkili şutları atabilmesiydi. Trabzonspor bu anlamda Yusuf Yazıcı’ nın eksikliğini hissetti. Abdüş çok yetenekli, hızlı, pır pır bir oyuncu fakat Yusuf gibi etkili şutları yok zaten onu da yapabilse gerçekten Messi olurdu. Yusuf ve Abdüş birleşince bir Messi oluyor diyebiliriz. Yusuf yokluğunda o bölgeye Sosa kaydırılabileceğini düşünüyorduk fakat Ünal hoca o topa girmedi. Mikel ‘ in çok da hazır olmamasından kaynaklı olsa gerek Parmak-Sosa ikilisini ortada bozmadı. Önde Nwakame-Ekuban-Abdüş ve ileri uçta yeni transfer Sorloth tercihlerini kullandı. Defans hattını hiç bozmadı. Şahsi kanaatlerim Abdüş ‘ ün ortada değil kanatta olmasından yana, oraya alıştı ve şut özelliği olmadığı için tıkanıyor ve sonuç alamıyoruz. Kanatta asist özelliği ile ön plana çıkması ve alıp gitmesi hem estetik açıdan hem de istatistiki açıdan takıma daha faydalı olur. Ekuban performansı ile her geçen gün iyi olacağının sinyallerini veriyor. 90 dakikadan ziyade her maç süre alarak günlük performansına göre şans verilmelidir. Sorloth iki Avrupa maçına iki golle başlayarak golcü özelliğini gösterdi. Hem özgüveni yerine geldi hem de kendini ispatladı, formayı hak ediyor. Gündemde olan Sturridge transferi olursa nasıl olur, ne yapmak gerekir onu zaman gösterecek ama daha çok kanatlarda veya forvet arkasında kullanabileceğimizi düşünüyorum. Oldukça alternatifli bir kadroya sahip oldu Trabzonspor ve gerçekten hocanın işi zor, forma kaplanın ağzında.. Sol tarafta kesilmesi düşünülemez hatta teklif dahi edilemez bir isim Nwakame… yedi dakikalık uzatmanın 6 dakikasını kurtaran isim… kelimeler yetmiyor onu anlatmaya.. İçeri giriyor, iki kişi çalımlıyor, topu çekiyor, sağına alıyor ve işte o anda gol geliyor diye ayağa kalkası geliyor insanın, gerçekten heyecan verici bir isim. Alternatifine bakıyorsunuz Avdijaj var isim olarak o da beni heyecanlandırıyor çok merak ediyorum açıkçası henüz pek şans bulamadı ama bulabilirse o da etkili olacak gibi hissediyorum. Sosa ve Parmak ikilisine artık ne diyebiliriz bilemiyorum. Parmak sahanın her yerinde koşan, basan, kapan, atan, tutan her şeyi yapan bir savaşçı orta saha oldu. Sosa ise tecrübesi ve kalitesiyle, akıl dolu paslarıyla, gerektiğinde koşan gerektiğinde duran soğukkanlılığıyla gerçek bir maestro. Bu bölgeye Obi Mikel ve Onazi alternatif olarak hafızalarda duruyor. Defans hattına bakacak olursak sağbek ve solbek güven veriyor ve göz dolduruyor. Pereira maçın en çok koşan, basan, mücadele edenlerindendi. Her ne kadar sinirlerine hakim olamayıp tehlikeli hareketler yapsa da bunu bir şekilde hakemlere yedirmeyi başarıyor ama yine de dikkat etmeli. Sol da Novak hem top kesiyor, önlüyor hem de 90+7 de muhteşem bir koşuyla metrelerce top sürüp gol yapıyor. Ne diyelim bir sol bekten daha fazlası… Gelelim stoper mevkiine işte en çözemediğim bölge burası Allah sonunu hayretsin. Transfere en çok ihtiyacımız olan bölge diye hep stoper mevkiinden bahsettik ve Campi ile Ivanildo alındı bonus olarak da Edgar Le geldi. Campi hoca tarafından beğenilmedi deniyor, İvanildo ise neden oynamıyor onu bilmiyorum. Edgar Le ‘ de sanırım yabancı kontenjanına takıldığı için kiralanma yolu tercih edildi. Hüseyin ve Hosseini ikilisinin açıkçası pek güven verdiğini düşünmüyorum. Yeni transferlerden en az birinin stopere monte edilmesinden yanayım aksi halde gol yeme sorunu aşılamaz. Kalede Uğurcan bu seneye iyi başlamayacak gibi geliyor bana, yeni de evlendi, ben olsam Ünal hoca yerinde Erce’ yi denerim. Orta sahada Doğan Erdoğan ilgi çekmeye başladı. Kendisini Samsunspor altyapısından iyi tanıyorum çokça maçını yönettim. Genç takımlarda lider özelliği ile ön plana çıkar, kaptanlık yapar, sahada takımı taşırdı. Yurt dışında üstüne çok katmış da olacak ki Trabzonspor’ a transfer olma başarısını yakaladı. Takımın savunmaya ve rölantiye ihtiyaç duyduğu dönemlerde ilaç olabilir. Tabii burada Ünal hocanın oyuna müdahale etme, değişiklik yapma gibi durumlarda kendini aşması önemli. Şenol Güneş etkisinden derhal çıkmalı ve gol yemeden değişiklik yapabilme özelliğine alışmalıdır. 70 den sonra gol bağıra bağıra geliyorum diyor adeta tv karşısında oyuncu değiştir artık diye kendimi parçalıyordum. Ha yedik ha yiyecez derken kaçınılmaz son geldi bizi buldu. Oysaki Parmak ve Abdüş yorgunluktan ölmüş, Ekuban boş gezer olmuş, Sorloth misyonunu tamamlamış vaziyetteydi. İşte burada Ünal hoca golü yemeden Mikel, Doğan, Avdijaj gibi isimleri sahaya sürse çok daha rahat bir son 15 dakika izleyebilirdik. Neyse ki bir gol yiyerek işin içinden sıyrıldık. Gelen kırmızı kart, penaltı ve sonrasındaki gol Ünal hocayı kurtaran şans öpücükleri oldu. Bir daha ki sefere bu kadar şanslı olamayabilir. Neyse mükemmel bir maç, harika atmosfer, heyecan verici bir takım ortadayken eleştiri yapmak istemiyorum. 
Belli ki FIRTINA BU SENE ÇOK SERT ESECEK….

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.