• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Trabzon 20 °C

HİZMETÇİ BAYAN

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Türk Dil Kurumu kadını bakın nasıl açıklamış. 
Kadın “1- Erişkin insan, dişi insan, hatun kişi, zen. 2- Analık ya da ev yönetimi bakımından gereken erdemleri becerileri olan. 3- Hizmetçi bayan…”
Atasözlerinde ise kadın “ 1-Halaylıktan kadın olmaz, gül ağacından odun olmaz. 2-Tarlanın taşlısı, kadının saçlısı.  3-At beslenirken, kız istenirken. 4- Kadın aklı gah uzanır, gah kısalır…”
Peki! erkek nasıl ifade edilmiş?
Erkek “1- Yetişkin adam, bay, erkek kişi 2- Koca 3- Sözüne güvenilir kişi. 4- Sert kolay bükülmez…”
Yani erkek hep iyi kelimelerle ve güçlü olarak ifade edilmiş.
Bu durumda kadın olmak ise anlayacağınız üzere zor zanaat. 
Türk Dil Kurumunda “kadın” hizmetçi bayan olarak ifade edilmiş. Daha ne densin ki. Kadının adının olmadığını yılla önce Duygu Asena’da demiş de kadının kendi kızmış.
Yani TDK kısaca demiş ki; “Senin görev yerin sadece evindir. Sınırlarını bil. Orada hizmetlisin. Senin öğretmen, doktor, yönetici, siyasetçi, hâkim gibi görevlerle işin yoktur. Görev tanımın evinin hizmetçisi ve anne olmakla sınırladım.” Oysa hizmetçi belli bir ücretle ev işlerini görmesi için tutulan kadın değil midir? 
Atalarımızda kadını kendisinden beklenen görevi yapmakla sınırlı bir canlı yapınca, iş bugünlere kadar gelmiş.
Hal böyle olunca da, bugün kadınlar için söylenen sözler o kadar can sıkan olmuş ki tahammülü kalmamış kadının.
Bir belediye başkanı çıkıp “ Kadından alacağımız eğitime ihtiyaç yok” Eski başbakanımız “Aileniz size eş bulmazsa bize gelin” Bülent Arınç “Kadın olarak sus!” Müzezzinoğlu da, ”Kadının tek kariyeri anneliktir” demiş. Bitmiş mi hayır tabii ki bitmemiş. Devam edelim.
“Kadınlar iffetli olacak; Herkesin içinde kahkaha atmayacak”, “Kadınla erkeğin eşit konuma getirilmesi fıtrata aykırıdır”,  “Her çalışan kadın, gözü doymamış erkek demektir”, “Bir kadın çalışmayı tercih ederek fuhuşa hazırlık yapmış olur”, “Hamile kadınların sokakta gezmesi doğru değil” gibi sözler son yıllarda duyduğumuz sözlerdir.
***
Kadına “cinsi ayırım” yapıldığı sürece bunları duymaya, okumaya ve yaşamaya maalesef devam edeceğiz.
Bizler evimize gelen kadın hizmetliye bile “yardımcı kadın” derken TDK tüm kadınları hizmetçi bayan olarak yaftalamış.
Bir kadın olarak hiçbir şey düşünmemeliyiz bu durumda. Düşünmekte yasak. Ne gelecek, ne geçmiş, ne yitirdiklerin, ne yitireceklerin… Bize yapılan tüm bu hakaretlerin kor bir ateş gibi içimi yakıp kavurduğunu SÖYLEYEBİLİRİM.
Yine de şükrediyorum ki “iyi ki kadın” olmuşum.
Sürekli erkeklerin kadınlarda aradığı özellikleri okuyoruz; Kadını bir eşya gibi görerek.
Kadın her zaman iyi bir dinleyici ve sabırlı olmalı. Unutmayın! 
Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer. Hizmetçilik burada başlıyor. Erkekler yemek yapmayı seven kadınları sever. Erkekler uzlaşmacı kadın sever. Erkeğe itaat edin. Hizmetçi ruhunuzu unutmayın! Erkekler bakımlı ve güzel kadınları sever. Onlar için güzelleşin. Bakımlı olun. Kendiniz için değil. Sadece erkekler için. Çocuk yapın ki kocanızı ne kadar sevdiğinizi gösterin…
Kadın işte halden hale geçiş olma durumudur.
***
Kadın olmak bir serüven; Ülkemde terazinin bir tarafı hep eksik olandır kadın olmak. Ne yazık ki dengelemesi de hep bizden beklenendir kadın olma durumu.
Bu ülkede bedenimizi aciz bıraksalar da biz kadınlar hep ruhumuzu ve gönlümüzü yüceltmeden yanayız.
Hayatı anlamlandırmadaki referanslarımız kesinlikle siyasetçilerimiz ya da diyanetçilerimiz değildir.
Kadın olmamda ki sorumluluğum her adımda, her olayda farkında olduğum olgumdur. Yapacak çok şeyimiz var; eksik etekte olsak. Daha neyi isteyip, neyi istemediğimizin bilincine varmaya devam edeceğiz unutmayın!
Bence olgunluk hem fiziksel hem ruhsal yaşın olumlu yansımasıdır. Kadının varlığının kabul edilmemesi sanırım bu iki önemli olgunun hala ham olmasındandır. Kadının varlığını sindiremeyenler, sindirim sistemi bozuk olanlardır.
Artık kabulleniş dönemi,  kabulsüzlüğü terk eylemek lazım; Aksi hoşgörüsüzlüktür.
Bağırarak, hakaret ederek, dışlayarak, küçümseyerek olmaz. Bize saygı duyarak kabullenerek, beraber yürüyerek yolları kat edebiliriz. Tıpkı hakanının yanında yer alan hatunu gibi.
Bir yazar dostumun izniyle buraya taşıyacağım cümlesinin her kelimesine katılıyorum; yüreğine sağlık dost. 
“ Türkiye siyah ve beyazın ülkesi olmaya dörtnala giderken ben gri de var demeye devam edeceğim. Elimin erdiği gücümün yettiğince Büyük Itri’nin yine bir Gülnihal’i gibi çok sesli olmaya devam edeceğim.” Ve kadın her daim var olandır unutmayın! Demeyi de eklemeden geçemeyeceğim.
Şimdi Türk Dil Kurumu Kadınla ilgili açıklamanı lütfen düzeltir misin?

 


 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.