• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Trabzon 24 °C

HUKUK FUKARASI HUKUKÇULAR!

Ö. Faruk Altuntaş

Öncelikle, Savcı M. Selim Kiraz’ın İstanbul Adliyesinde rehin alınıp öldürülmesi olayını amasız, fakatsız, lâkinsiz kınadığımızı ve demokrasiden yana herkesin bu saldırıyı kınaması ve mahkum etmesi gerektiğini belirtmek istiyoruz. Savcımızın kendisine rahmet, acılı ailesine ve bütün hukuk camiasına sabırlar diliyoruz.

            Saldırıdan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Slovakya dönüşü sıcağı sıcağına basın mensuplarına yaptığı açıklamayı emir sayıp, “Tak şakçı paşa” zihniyetiyle hazırladığı talimatname ile diğer yargı mensuplarından farklı olarak avukatların, İstanbul Adliyesinde üstlerinin ve çantalarının aranması talimatını veren İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının tutumu bir skandal olarak gündeme oturdu. Adliye önünde, arama kuyruğundaki avukatların görüntüsü ve aramaya itiraz eden avukatlarla güvenlik görevlilerinin darp etmeye kadar varan itiş kakışı tarihe not olarak düştü.

            Bilineceği gibi “tak şak paşa” deyimi, Orgeneral Doğan Güreş’in Genelkurmay Başkanı olarak söylediği, “Çiller tak diye söyler, ben şak diye yaparım” sözlerinden sonra siyaset diline geçmiş bir ifade.

            Geçmişte sıkıyönetim dönemlerinde, askerden, ayakta brifing alan “Bağımsız Yargı”nın yüksek yargı mensuplarını görmüş ve utanmıştık. Aynı utancı daha ağır olarak bir kez daha yaşadık. Bu utanç bizlere ağır geldiği için ve benzeri utançların tekrar ve tekrar yaşanmaması için, bu utançla yüzleşmeyi gerekli gördük.

                                                                   ***

            1136 sayılı Avukatlık Kanunu 58. madde ile, “…Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranmaz” hükmü benimsenmiştir.

            Avukatlı Kanunu 1. maddeye göre, “Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder

            5237 sayılı TCK’un 6.madde 1/d fıkrasına göre; avukat, hakim ve savcılarla birlikte “yargı görevini yapan” yargı mensubu olarak tanımlanmıştır.

            Avukatlık mesleği ve avukatlarla ilgili konu bağlamındaki düzenlemeleri bu şekilde özetlemek mümkün.

            Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi, Avukat, savunma makamının temsilcisi olarak Yargı’nın üç kurucu unsurundan birisidir. Bu üç kurucu unsurdan birisini aşağılayıcı biçimde diğerlerinden ayırmak, yargısal faaliyetin özüne ve hukuk etiğine uygun değildir.

Avukatların temsil ettiği Savunma Makamının, yine Yargının bir kurucu unsuru olan ve İddia Makamının temsilcisi bir merci olarak Başsavcılığın bir talimatnamesi ile bu kadar aceleyle ve kolayca gözden çıkartılabilmesi, “Tak şakçı paşa” zihniyetinin, Türkiye hukuk dünyasında, hukuksal ölçütlerin ne denli önüne geçtiğinin göstergesi olarak dikkat çekiyor, hüzün veriyor.

                                                                ***

            Avukatlık Kanunu 58.madde hükmü çok açık olup, ağır cezayı gerektiren suçüstü hali haricinde avukatın üzerinin aranamayacağı açıkça belirtilmektedir.

            Normlar hiyerarşisine göre, talimat, yönetmelik, genelge vb. idari düzenlemeler, yasalara aykırı olamaz. Bu kurala aykırı olarak çıkartılan talimatlar, “kanunsuz emir” sayılır ve uygulanmaması gerekir.

            Havaalanı, stadyum vb. yerlerde yapılan önleme araması, adli arama kapsamında değildir ve 58 madde adli aramaları kapsamaktadır yönündeki savunma yerinde değildir. Bu durumda adliye girişinde hakim ve savcıların da aranması gerekir ki, bu şekilde bir uygulama yoktur. Başlatılan arama, yargı personelinden sadece avukatları kapsamaktadır.

            Ayrıca dikkat etmek gerekir ki, adliyeler, avukatlar için herhangi bir yer değil, mesleklerini icra ettikleri mekânlardır. Avukatlık Kanunu 58.madde hükmü çok açık olup, avukatın üzerinin aranabileceği istisna sadece ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü halidir. Bunun dışında istisnaya yer verilmemiştir.

            Nitekim Danıştay 8. Dairesi’nin 12.11.2010 tarih, 2010/5626 E. ve 2010/6024 K. sayılı kararında, “Avukat olan davacının, avukatlık kimliğini ibraz etmesine rağmen kolluk kuvvetleri tarafından üzerinin aranması nedeniyle manevi zararın tazmini istemiyle dava açılmıştır. Avukatlık Kanunu uyarınca ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatların üzeri aranamaz. Suçüstü hali olmadan müvekkili önünde kolluk kuvvetlerince üzeri aranan davacının meslek onurunun zedelendiği açıktır. Davalı İdarenin bu eylemde hizmet kusurunun bulunduğuna, davacının manevi zararının karşılanmasına…” karar verilmiştir.    

            Görüleceği gibi, verilen yargı kararlarıyla sorun netlik kazanmış olmasına ve yasa hükmünün çok açık olmasına rağmen, avukatlık mesleğinin icra yeri olan adliyede diğer yargı elemanlarından farklı olarak avukatın üzerinin aranması için talimatname çıkartılabilmesi, aynı zamanda hukuksal duyarlılık ve değer noksanlığıdır.

            Avukatın üstünün aranmaması, avukatlara kişi olarak tanınmış bir ayrıcalık değildir. Tıpkı “Yargıç güvencesi”nin, yargıçların şahsına tanınmış bir ayrıcalık olmaması, görevin her türlü etki ve baskılamadan korunmuş olarak yapılabilmesinin gereği sayılaması gibi. Korunmak istenen, “bağımsız yargı”nın kurucu unsurlarından birisi olan “savunma hakkı”dır.

Başsavcılığın bu talimatname ve uygulama ile “talimatname”yi “yasa”nın üzerine çıkartması, “savunma hakkı” özelinde “hukuk devleti”ne yapılmış bir saldırı olarak hukuk fukaralığını gösteriyor.

 

              

            

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.