• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 17 °C

Hükümetten YPG, PYD’ye kırmızı plaka

Eray Altındaş

Bundan iki ay önce bu gün gelinen tablo gerçekleşecek denseydi, herhalde “kafayı yemiş bunlar” diyenlerin sayısı milyonları geçerdi. Gözünü sevdiğimin iktidarda kalma, koltuk ve  kırmızı plaka sevdası nelere kadir…

Dün birbirlerini yerden yere vuranlar, ağza alınmayacak hakaretler savuranlar bugün kucak kucağılar… Anlaşılan AKP’nin başında bulunanlar, bugün Sarayda oturan muktedirin başbakanken söylediği gibi tükürdüklerini yalıyorlar

***

Sevgili okurlar; Türkiye erken seçime gidiyor…

Tarih belli oldu 1 Kasım’da yeniden sandık başına gidip oy kullanacağız. Bu iki aylık zaman dilimi içinde bizleri yine aynı görüntüler aynı çirkinlikler bekliyor.

Ne acıdır ki bu kez gösterime girecek olan müsamerenin başrollerinde bundan yedi ay önce meydanlarda karşılıklı ağır ithamlarda bulunup, birbirlerini yerden yere vuran düşman kardeş görünen AKP ve HDP var… Bu başrol oyuncuları günümüzde canciğer kuzu sarması  kıvamında karşımıza hükümet olarak  gelecekler ve HDP’den seçilen “iki cici” çocuğa bakanlık koltuğu verildi…

AKP ile HDP iki aylığına da olsa devleti yönetecekler. AKP iktidarda kalmak adına HHP eş başkanı Figen Yüksekdağ’ın sırtını dayadığı örgütlerden YPJ’ye, YPG’ye ve PYD’ye devletin kırmızı plakalı arabalarını tahsis edecek!

…Ve AKP sanıyor ki, seçim hükümeti de olsa çoğunluğun kendisinde olacağından istediğini yaptırabilecek. Kandile operasyon yaparken, iki HDP’liye haber vermeyecek mi? Bakanlar kurulu toplanırken, “siz gelmeyin devlet meselelerini konuşacağız…” diyerek kapıyı mı gösterecek?

Yine AKP sanıyor ki, kendilerinin seçtikleri iki HDP’li yarın çıkıp ülkenin otuz yıldır başına bela olan PKK için lanet yağdıracak…

Tam tersi olacak…

Bakan olan HDP’liler meclis çatısı altında Dolmabahçe mutabakatını tanımayanlara inat, “PKK bir terör örgütü değildir…Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı uçakların Kandil’e attıkları bombalar masum sivilleri öldürdü…İmralı’da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan derhal serbest bırakılmalı…” deyip hadi bakalım basın toplantısı bitmiştir, derseler   ne yapacak?

Ama asıl AKP seçmeninin, bu tükürüğü yalanma işine nasıl tepki vereceği önemli…

Öyle ya, daha düne kadar tüm iktidar partisinin mensuplarının HDP’ye bir ana avrat küfür etmedikleri kalmıştı. Onlar için HDP, terörist, katil, bölücü ve vatan hainleriydi

***

 

Hepimiz biliyoruz ki, bu ortaklıkta hükümet kurma bahane. Aslında tüm hesaplar HDP’yi bitirmek üzerine yapılıyor… Daha öncede yazdım, yapılan anketlerde gösteriyor ki, AKP’nin bu planı tutmayacak!  

Kendi menfaatleri ve korkuları yüzünden ülkeyi iki aydan fazla bir zaman oyalayan AKP, dün kendilerine; “hırsız, rüşvetçi, faşist, hesap soracağız, enselerinde olacağız…” diyen HDP’ye giden oyların kemikleştiğini görmüyor!

Şimdi AKP’li seçmen düşünsün…

Kişiye özel davetiye ile devletin başına çağrılan HDP’lilerle ortaklığı içlerine sindirebilecekler mi?

Yoksa tıpkı 17-25 Aralık’ta söyledikleri gibi, Recep Tayyip Erdoğan yapmadı Ahmet Davutoğlu yaptı sözünün arkasına mı sığınacaklar?

AKP’lilerin bunu yapıp yapmayacağını bilemiyorum ama bu ülkenin vatandaşı olan seçmenlere çok büyük iş düşüyor.

1 Kasım’da ya bu oyuna son verilir ya da ne kara yazıymış deyip tabutlara sarılıp daha çok ağıtlar yakarız…

Karar sizin…

 

Bu kafayla daha çok canlar yanar

Hemen,  hemen iki üç senede bir Karadeniz’de sel ve toprak kayması felaketleri yüzünden onlarca can gidiyor…

2012 yılında Samsun’da 13 kişi, 2015 yılında Hopa’da 8 kişi, toplamda 21 insanımız  aramızdan ayrıldı!

Şimdi kimse kalkıp da can kayıplarını, “yağması beklenen senelik yağış miktarı bir gecede toprağa düştü…” türünden yave laflarla örtmeye çalışmasın!

Yaşanan ölümlerde bal gibi devlet hatası var!

Samsun’daki ve Hopa’daki felaket tamamen hesapsız plansız yapılan projelerin eseri!

Siz şimdi yatağında akan dereyi tutup ıslah ediyoruz diyerek cendereye alırsanız, olacağı budur!

Siz;  bilmem hangi maden ocağına, HES’lere veya köprüye yol açmak için canım ağaçları bir gecede yere devirirseniz olacağı budur!

Siz daha ucuz deyip deniz ile karanın arasına yol yapıyoruz diyerek set çekerseniz, dağdan gelen su da yıkar geçer!

Sevgili okurlar…

Son olay gösterdi ki, ülkemizde bizlerin hayatları pamuk ipliğine bağlı. Doğal ölümlerden çok doğa afetlerinde canlarımızı yitiriyoruz. Şayet yönetenlerin kafa yapısı değişmezse, denizden ve toprak altında daha çok ceset çıkartırız! Bilmem anlatabildim mi?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.