• BIST 90.466
  • Altın 193,543
  • Dolar 4,8395
  • Euro 5,6591
  • Trabzon 26 °C

İDAM CEZASINA OBJEKTİF BAKIŞ

Dr. Hasan AKYÜZ

                                                Adalet; adil olmaktır, mülkün temelidir.

          Adil olan insaf sahibidir, her zaman hak ile hükmeden, hak sahibine hakkını, haksıza ise cezasını verendir.

          Çocuk istismarcıları ve katilleri başta olmak üzere insan onurunun kabul edemeyeceği çirkinlikte suç işleyenlerin idam edilmesi adil olmak adına uygun mudur ve daha önemli olan soru; çözüm müdür?

          Düşüncelerimizi yazıya dökelim…

          Zevk için bir çocuğun geleceğini karartan hatta canını alan bir caninin, toplum içindeki durumunun vücuttaki kanserli dokudan ne farkı var? Kanserli dokuya nasıl insan vücudunun yaşamının devamı ve sağlığı için müdahale ediyorsak, cerrahi müdahaleyle söküp alıyorsak, anlık zevk için bir masumun ırzına ve canına kast eden bir caniye toplumun sağlığı adına neden benzer yöntemler uygulamayalım? Adalet suça uygun ceza vererek var olmak zorunda ise çocuklara kast eden hasta ruhlu canilerin idamı son derece mantıklı ve tutarlıdır.

        Önemli soru şudur; idam çözüm olur mu?

         Modern ceza hukukunda öç almak diye bir kavram yoktur. Cezanın temel amacı o suçun mağdur ve yakınlarının içini rahatlatmak değildir. Kuşkusuz verilecek cezada toplumsal vicdanın rahatlatılması gözetilmelidir fakat tek amaç olmamalıdır. Suçlu sadece suçu fiili olarak işleyen kişi midir? Kişiyi idam etmek, sonradan gelişecek benzer suçların işlenmemesi için yeterli mi? Bence hayır… Çünkü hiç kimse yakalanacağını düşünerek suç işlemez.

         Ölüm cezası 74 ülkede uygulanıyor. İlginç olan nokta idam ile cezalandırılan suçların en çok bu ülkelerde işlenmeye devam ediyor olması… Birkaç istisna dışında hemen hepsi Ön Asya, Orta Asya ve Afrika ülkeleri. Büyük çoğunluğu eğitim öğretim, sosyal yapı, özgürlük ve serbest düşünce normları en düşük olan geri kalmış ülkeler. Bu bağlamda bizim açımızdan düşündürücü ve üzücü olan nokta ülkemizde de caydırıcılık ve düzen için genel olarak geri kalmış ülkelerde uygulanan ölüm cezasının seçenek olarak düşünülmesidir. Bu durum mantıksal olarak kendimizi, toplumumuzu,  sosyal ve kültürel gelişmişlik seviyemizi sorgulamamızı gerektirmektedir. Bu suçların işlenmesinde toplumumuzun hazırlayıcı rolü yok mu? Bence var…

       Suçu toplum hazırlar, suçlu işler. ( Buckle )

      Ülkemizde dokuz yaşında kız çocuklarının evlenip evlenemeyeceği, cinsel açıdan yeterli olup olmadığı tartışma konusu yapılmakta, bilinçaltına cinsel obje olarak yerleştirilmekte ve hiç azımsanmayacak sayıda çocuk gelin vakası yaşanmaktadır. Küçük kız çocuklarının yetişkin kadınlar gibi süslenerek ve cinsel açıdan yeterli görülerek yetişkin erkeklere eş olarak uygun görüldüğü sürece çocukların cinsel mağduriyetlerini önlemek mümkün değildir. Bu uygulamaları tartışmaya değer bulan veya kabul eden bir toplumun çocuk istismar ve cinayetlerindeki zihin olarak hazırlayıcı rolünü sorgulaması gerekir.  

         Devlet aygıtı sosyal ve kültürel gelişimi sağlamak için birey olmanın esaslarını, evrensel değerleri, serbest düşüncenin önemini ve en önemlisi adalet duygusunu ve merhameti her bireyine nakış gibi işlemek zorundadır. İnsanda ve toplumda İnsan sevgisi ve adalet duygusu hakim olmadıktan sonra adil olmak adına idam cezası olsa da maalesef çözüm değil.

                       İnsansız adalet olmaz…

                              adaletsiz insan olur mu ?

                                            olur, olmaz olur mu ?

                                                           ama olmaz olsun .

                                                                                                       Özdemir Asaf

 

 

 

 

        

        

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.