• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

İdare zamanında teslim etmedi!

Yer KULAK

‘Skandal arazi tahsisi’ başlıklı haberimize önce Valilikten, dün de Gürler İnşaat’tan açıklama geldi. Gürler İnşaat Genel Müdürü Abdullah Gür, Anda İnşaat ile ilgili sürecin doğru olduğunu belirtti ve ‘Tahsis 2013’te değil 2015’te gerçekleşti. 2016 yılı Kasım ayında da arazi Gür İnşaata devredildi’ dedi.

İstanbul’dan gazetemiz sahibi ve yazarı Hasan Kurt’u arayan Gür, Anda Gayrimenkule tahsis edilen 12 bin 600 metrekarelik arsanın açık ihaleye çıktığını ve 3 firmanın daha ihaleye girdiğini belirtti. Gür, ihaleye girenler arasında Ramada Oteli yapan Hüseyin Başaran’ın da olduğunu, yapılacak yatırım  göz önüne alınarak üç firma arasında yabancı yatırımcı olan Anda’nın tercih edildiğini söyledi.

Genel Müdür Gür şunları söyledi;

“Arazide bir takım aşılması gereken işler vardı. Mania ile ilgili sıkıntılar epey zaman aldı. Karayolundan 25 metre geriye çekme işi vardı. Ön izin tarihi yazdığınız gibi 2013’tür. Ancak yer Anda şirketine teslim edilmedi. Arazide lojmanlar vardı. Trabzon İl Özel İdaresi araziyi zamanında bize teslim etmedi. Ön iznin uzatıldığı da doğrudur. Tahsis, 2015 tarihinde yapıldı. Anda Ltd. ile Anda Anonim şirketi aynı kişilerindir. Arap yatırımcılar şirketten ayrılmadı.  2016 yılı Kasım ayında Gürler inşaat araziye devir aldı. Biz devir aldığımız için teşvik iptal edildi. Bu arada devir için Maliye Bakanlığına başvurduk. Olumlu yanıt aldık. Biz bu süreç içerisinde mevzuatta ne gerekiyorsa onu yaptık. Harçları vs. ödedik.  Projeyi hazırladık, Ortahisar Belediyesine verdik. İmzayı bekliyoruz. Sürecin uzaması bizden kaynaklanmamıştır. Bizim hedefimiz yatırımı sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde bir an önce tamamlamaktır’.

Kuzey Ekspres’in belgelerle yazdıkları ve idare ile karşı tarafın söylemleri sonrasında yorum yapmıyoruz. Yorumu, ilgililere ve okurlara bırakıyoruz. 

‘Terlemeden Büyüyen Çocuklar’ projesi!

TÜFAD eski Başkanı, TSFAD asbaşkanı Nurettin Balaban, “Balaban’ın projesi” başlıklı yazımız üzerine bir açıklama yaptı. Balaban’ın, İçişleri Bakanlığından bir proje için epey maddi destek aldığını ve proje ile ilgili henüz faaliyette bulunmadığını yazmıştık.

terlemeden.jpg

Balaban, İçişleri Bakanlığından ‘Terlemeden Büyüyen Çocuklar’ adlı bir proje aldığını doğruladı, proje için henüz para almadığını söyledi.

Balaban şunları söyledi;

“Sevdiğim ve saygı duyduğum bir gazeteci ağabeyimin beni aramadan hakkımda yazdığı yazı beni son derece üzmüştür. Trabzonsporlu Futbol Adamları Derneği (TSFAD)'ı ben kurmadım. Fatih Tekke kurdu. Ben de derneğin asbaşkanıyım.  Maddi destek alabilmek için projenin hayata geçirilmesi gerekir. Henüz beş kuruş almadık.”

Balaban açıklamasında proje hakkında bilgi verdi ve şöyle dedi;

İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’nun bilgisi dahilinde "TERLEMEDEN BÜYÜYEN ÇOCUKLARIMIZ" adı altında 15 yaş altı lisanssız futbolcuların katılacağı, 12 kişilik takımlardan oluşan ayakkabısı, eşofmanı, forması, halı saha kirası, maç ve antrenman topu, kaleci malzemeleri, teknik adamların spor malzemeleri, hakem ücretleri kısacası tüm masrafları tarafımızdan karşılanacak halı saha futbol turnuvası düzenleyeceğiz. Söz konusu turnuvanın maçlarını Ekim, Kasım, Aralık aylarında cumartesi, pazar günleri oynatacağız.

Bu turnuvada amacımız spor yapacak alan bulamayıp, evine kapanıp bilgisayar ve internet kafe bağımlısı, obeziteye doğru giden, yetenekli veya futbol yeteneği yetersiz tüm futbolu seven çocuklarımızı Trabzon kentimizin futbola olan tutkunluğu sayesinde spora yönlendirip, sağlıklı, kültürlü, sosyal, eğitimli yetişmelerine katkıda bulunabilmek; çocuklarımızı sigara, alkol ve madde bağımlılığından uzak tutup, sağlıklı beslenmelerine kadar eğitim seminerleri düzenleyip geleceğimiz olan TERLEMEDEN BÜYÜYEN ÇOCUKLARIMIZA gücümüz doğrultusunda yardımcı olabilmektir’.

Nurettin Balaban, sonuçta yazdıklarımızı teyit etti. Projenin tutarını söylemedi. Onu da biz söyleyelim, proje 129 bin liralık.

Bu arada Doğu Karadeniz Sağlık, Turizm Derneği Başkanı Mustafa Yılmaz’ın da bir projesi var. ‘Gençler, 2023 Türkiye’sine koşuyor’ başlıklı projenin ilk oturumu Pazartesi günü Ramada Otel’de. Mustafa’nın projesi de kapsamlı!

 

***

Düşük bir ihtimal gibi görünse de Türkiye'de bir iç savaş ihtimali var mıdır? Vardır! Bu iç savaş bir Kürt-Türk savaşı olabilir mi? Olamaz! Alevi-Sünni şeklinde olabilir mi? Asla!

Peki, olursa nasıl olabilir? AKP kışkırtmalarıyla olabilir. Yani AKP ile diğerleri arasında; bunda amaç ne olabilir? Amerika'nın Türkiye'ye müdahalesini sağlamak olabilir mi? Bu süreç Türkiye'nin getirileceği son noktadır. Akıl bu aşamada gereklidir. 

Son olanları nedense böyle görüyorum. Yanılmak istediğimi her zaman söylüyorum zaten ama bir ihtimal olarak aklımın bir kenarında saklıyorum. Sizler de saklayın. (Temel Kahveci)

 

***

Basitçe tekrar ediyorum. Ekonomi Yunanca bir kelime olup ‘ev kanunu’ demektir. Ve zannedildiği gibi ilk etapta para ve ticaretle alakalı olmaktan çok hukukla alakalıdır. Dolayısıyla ekonomi bir evin ve hukukun olduğu yerde geçerlidir. Türkiye’de bir ev yok, saray var. Dolayısıyla burada hukuka dayalı bir ekonomi yok. Sarayın ve saraylıların ihtiyaçları için kurulan bir pazar var. Bu pazarın verileri ahalinin hayatını ilgilendiren veriler değildir. Türkiye’de Anayasa’nın üzerindeki sarayın bir Ak Saray ekonomisi söz konusudur. Onun için sayılarla yalan konuşuyorlar. ‘’Türkiye ekonomisi % 5.1 büyümüşmüş!’’ Bu doğru değil, Sarayın ve saraylıların pazarı büyüdü sadece. (Metin Kondel)

***

Bu ülke kimsenin babasının malı değil!

Yahya Sezai Tezel 

Cenazeye müdahale eden ahlaksız, cahil, yobaz ve sonuç olarak Türkiye'nin düşmanı yabancı devletlerin ajanlarına şunu söylememiz gerekiyor.

Türkiye, hiçbir dini, etnik, siyasi vb. grubun babasının malı değildir.

yahya-sezai.jpg

Türkiye'nin evrensel değerlere yönelik olarak çağdaşlaşmasında Atatürk'ten daha çok emeği geçmiş olan Osmanlı Padişahı İkinci Mahmud (Adli Mahmud) neredeyse 200 yıl önce şunu söyledi:

"Ben tebaamın Müslümanını camide, Hristiyan’ını kilisede, Musevi’sini havrada fark ederim. Aralarında başka fark yoktur, cümlesi hakkındaki muhabbet ve adaletim tamdır, hepsi evladımdır."

Sizin o kör zihniniz, abaza taşralı dini ve ırki ırkçılığınızın anlayamadığı budur. Türkiye Cumhuriyetinin arazisi ve milleti ile bütünlüğünü korumanın olmazsa olmaz ön koşulu bu temel meseleyi rejimin köşe taşı yapmaktır.

Ankara'da HDP eş Genel Başkanı olup Kocaeli’nde tutuklu bulunan Aysel Tuğluk'un 80 yaşında vefat eden annesini "Alevi Zaza"dır gerekçesi ile mezarlığa gömdürtmeyenler elbette ki ahlaksız, cahil, yobaz ve sonuç olarak Türkiye'yi bölmeye çalışan yabancı güç odaklarının ajanıdırlar. Ama bundan daha önemlisi şudur.

AKP'nin yönetici kliğinin kafasındaki rejim Adli unvanıyla alınan İkinci Mahmud'un temel ilkesini rafa atmıştır. Türkiye'nin tapusu sadece inananlar, sadece Sünniler, sadece Türklerin elinde değildir. İnanmayan bir yurttaş, ya da Sünni İslam’a değil başka bir dine inanan bir yurttaş, ya da etnik olarak kendini Türk saymayan, ben Kürdüm, ya da Çerkesim, ya da Lazım, ya da Boşnak kökenliyim vb. gibi bir etnik kimlikle kendini tanımlayan yurttaş da, kendini Sünni, Türk ve AKP rejiminden yana biri olarak tanımlayanla özdeş değerdedir. İnsan olduğu için.

AKP'nin yönetici kliğinin üstünde yeni rejim inşa etmek istediği temel "değer yargıları", temel "kabul"ler, yanlıştır. Çağ dışıdır. Bölücüdür. İnsanlığın ortak kaderini göremeyen kör bir dünya tasarımına sahiptir.

Bu böyle geldi ama bu böyle gitmeyecek. Galiba Türkiye AKP'nin yönetici kliğinin dini ve etnik ırkçılığının bedelini kırılarak ödeyecek.

AKP'de yönetici kliğin ülkeyi felakete sürüklediğini, dünyada çok ciddi güç odaklarının Türkiye'yi parçalayıp bir Büyük Kürdistanı inşa etmeye yönelik bir projenin yürütülmekte olduğunu göremiyorlar mı? Bu evrensel konjonktürde, 1718 sonrası tarihimizi "dine ihanet" diye damgalayan bir kişinin peşine takılıp Türkiye bu kişinin eline teslim edilebilir mi? Ölümlülüğünüzü anlamadınız mı? Makamlarının baki değil. Mezarda "kardeş"liği kabul etmiyorsanız bu memleketin bütünlüğünü nasıl sağlayacaksınız? 

İnsan mezara beş metre kefenle giriyor. Siz Türkiye'yi batıran bir kör siyasetçi gurubu olarak tarihe geçeceksiniz. Bundan hiç mi rahatsız olmuyorsunuz? El insaf!

 

 

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.