• BIST 83.024
  • Altın 146,503
  • Dolar 3,7538
  • Euro 4,0342
  • Trabzon 7 °C

İkizdere, HES ve RİDOS otel

İkizdere, HES ve RİDOS otel

Cumartesi akşamı İkizdere’deki RİDOS termal otelde idik.

İkizdere vadisi’nde bir yandan yol genişleme çalışmaları yapılırken diğer yandan Hidroelektrik santrali yapan firmalar sahilden İkizdere’ye kadar olan yolu neredeyse şantiye alanı haline getirmişler.

Yol boyunca, iş makineleri, kamyonlar,  dere kenarında beton santralleri, taş ocakları. Yolun doğu tarafında zeminden delinmiş 3- 5 metre çapında tüneller. Yol’un belirli bölgelerinde işaretçiler, üstten ve sahilden gelen araçları uyarıyor.

Yolun bazı bölgeleri bozuk olmasına rağmen, trafik aksamıyor.

Trabzon’dan- İkizdere’ye bir saat, bir saat on beş dakikada gidiliyor.

Doğu Karadeniz Bölgesinde, Cumhuriyet döneminde bildiğim kadarıyla elektrik üreten iki santral yapılmıştı.

İlk santral Trabzon Akçaköy’deki Visera santrali.

İkincisi de İkizdere’deki santral.

İkizdere’deki mevcut santrali Zorlu Enerji almış.

Mevcut santral 18- 20 megavat gücünde. Zorlu grubu santrali yeniliyor ve kapasitesini arttırıyor. Grup, ayrıca yeni santraller de yapacak.

Zorlu grubu, yöre halkı tarafından seviliyor.

Vadide çok sayıda büyük firma HES lisansı almış, bazı firmalar inşaata başlamış bazıları da beklemede.

İkizdere’deki HES projeleri çok karmaşık.

İlgili ve yetkili kuruluşlar, elektrik üretilebilecek her projeyi ihale veya tahsis etmiş.

Derenin suyu azalacakmış, doğa bozulacakmış. Masa başında proje hazırlayanlar bunları göz önüne almamış. Her bölgeye lisans vermişler.

Vadide inanılmaz bir karmaşık yapı var.

Bölge halkı, bazı santrallerin yapımına karşı çıkıyor, mahkemeye gidiyor.

 

Hat yetersiz!

 

Hidroelektrik santrallerine aşırı talep gelmesinin ana nedeni, santrallerin kredi ile yapılması ve üretilecek elektriği belirli bir fiyattan devletin satın alma garantisi verilmesi.

Yani üretilecek elektriğin pazarı hazır. İster devlete sat, istersen kendi tesislerinde kullan, istersen özel sektöre sat.

Ancak, önümüzdeki günlerde HES’lerle ilgili önemli bir sorun yaşanacak.

Üretilen elektriği ana merkeze taşıyacak hatlar yapılmamış.

Santrali yaptın, elektriği üretmeye başladın.

Ürettiğin elektriği ana sisteme nasıl aktaracaksın.

Ana sistem, üretilen elektriği taşır mı?

İşin teknik boyutunu net olarak bilmiyorum.

Yıllarca İkizdere santralinde görev yaptıktan sonra emekli olan ve santralin yeni sahibi Zorlu Grubunda çalışmaya başlayan Arif Cemal Arı, bölgedeki santrallerde üretilen elektriğin ana hata ve merkeze taşınmasında büyük sıkıntılar yaşanacağını söyledi.

Devlet, HES’lere lisans ve yapım izni veriyor. Yapımcı firmalar işe soyunuyor. Diğer yandan üretilecek enerjinin nakledilmesi işi hesaplanmıyor.

Belki hesaplanmıştır, ancak santraller 2009 yılı itibarıyla üretime başlayacak. Çoğu firmalar, makineleri getirmiş. Yolların kenarlarına ve şantiye alanlarına yığmış durumda.

 

İkizdere ve Ekşioğulları

İkizdere, Rize’de üvey evlat muamelesi gören ilçelerin başında geliyor gibi.

İlçe’deki resmi kurumları, okulları vs. çoğunu Ekşioğlu ailesi yaptırmış.

Ekşioğulları, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış.

Hemen her sektörde varlar.

İkizdere ve köyleri, Trabzon’un Çaykara ve köylerine benziyor!

Karadeniz bölgesindeki vadilerdeki yerleşim alanlarının genelde hepsi birbirine benziyor.

Köprübaşı’nın ve Çamlıhemşin’in, Artvin’in iç bölgedeki ilçelerinin birbirlerinden çok ta farkları yok.

Bu bölgelerde yaşayan insanlar, mecburen doğdukları yerlerden ayrılmak zorunda kalıyor.

 

RİDOS termal otel

 

Geçenlerde İkizdere’ye 6 km. mesafedeki RİDOS termal otel ile ilgili bir yazı yazmıştım.

Otel sahibi Cemal Ekşioğlu’nun oğlu Kasım Ekşioğlu ziyaretimize gelmişti.

İkizdere merkezden RİDOS termal otele yöneldik.

Yol, beton ve geniş. Vadi’nin geniş bir bölümünde doğa ile uyumlu güzel bir tesis.

Otel kampusu ana kapısının 50 metre yakınında topraktan buhar fışkırdığını gördüm.

Akşam saatleri olduğundan, bölgeye gitmedim.

Otelin ana binasından içeri girdim. Karşımda bizim Oryal Sağlam. Oryal’ı top oynadığı yıllardan tanırdım.

‘Abi hoş geldin’ dedi, bizi kucakladı.

Resepsiyonun önü gelmeden, Kasım Ekşioğlu odasından çıktı.

Kasım ve otel müdürü ile bir süre sohbet ettik.

Otel’in zemin kattaki lobisi oldukça kalabalık!

Restoranda yemek yedikten sonra, Fenerbahçe- Beşiktaş maçını izledik.

Maç bitiminden sonra, bir batak partisi yaptık.

Sonra, alt kata indik.

Saunalar, hamamlar, masaj odaları, 250 ve 50 kişilik toplantı salonları. Orta büyüklükte bir havuz! Otel de üç kapalı bir de açık havuz var. Ailece özel küçük havuzlar.

Havuzlara bay ve bayanlar ayrı ayrı girebiliyor.

Kasım Ekşioğlu ile birlikte otelin alt katını gezdikten sonra, havuza girmeye karar verdik.

Ali Öztürk bizden önce girmişti. Erkut Çelebi, Murat Taşkın, Salih Çamoğlu, Cevat Kol ile havuz sefası yapmaya niyetlendik.

Havuz’daki suyun sıcaklığı 40 derece. Ayaklarımızı suya soktuk. Su sanki kaynıyor.

Murat Taşkın, kendini suya attı. Meğer daha önce iki kez havuza girmiş.

Su sıcaklığı, Karadeniz’dekinin tersi! Temmuz ayında Karadeniz’e adımını attığında önce su soğuktur. Sonra alışırsın, bir süre sonra da sudan çıkmak istemezsin.

Kaplıca da bu olayın tam tersini yaşıyorsun.

Beş on dakika suda kaldık. Sonra biraz dinlendik, tekrar suya girdik.

Havuzdan çıkıp, buz gibi soğuk suda duş aldıktan sonra rahatladım.

Otelin en üst katında çok güzel bir bar ve salon var.

KTÜ’de okuyan iki öğrenci Cuma ve Cumartesi akşamları müzik ziyafeti çekiyorlar.

Salonda, türbanlı, başörtülü, başı açık, baylı bayanlı gruplar.

Nefis bir ortam!

 

Sabah yürüyüşü!

 

Gece saat kaçta yattık tam hatırlamıyorum. 2. 30 olabilir.

Ertesi sabah 08.00 de uyandım. Pencereden dışarı baktım. Hava müthiş. Karşı yamaçtaki çamların dışında ki ağaçların hemen hepsinin yaprakları dökülmüş.

Kahvaltı sonrası, otelin çevresinde ve yakınlarında keşif gezisine çıktık.

Murat Taşkın önde biz arkada!

Otel kampusu içersinde müstakil villa tipinde evler. Derenin karşı yakasında!

Otel’den yukarıdaki köylere giden yolda yürümeye başladık. Yolun sağında içinde hayvanların su içtiği yalağa benzeyen bir buçuk iki metre uzunluğunda yarım metre eninde bir o kadar da derinlikte beton bir havuzcuk. Etrafı taş duvarla örülmüş.

Karşı tarafta iki katlı eski bir bina. Alt katında hurda yataklar.

Bir süre daha yürüdük. Yolun, sol tarafında küçük bir köy kahvesi. Birkaç yaşlı köylü sohbet ediyor.

Aşağıdaki yapıyı sordum. ’Oğlum, eskiden orası kaplıca idi. Su yüze vururdu. O havuza alırlardı’ dedi.

Ana yoldan, patika yola saptık. Dere gürül gürül akıyor.

Çimenliğin bir bölümünde karalahana, diğer tarafta çaylık.

İki kişinin kucaklayamayacağı büyüklükte armut ağacı!

Ağacın yaprakları dökülmüş, üzerinde beş- on armut!

Murat Taşkın’a, ‘Ağaca çıkacaksın. Silkelersen armutlar düşer’ dedim.

Murat bizi kırmadı ağaca çıktı. Armutlar teker teker düştü. Ciğerli olanlar müthişti.

Diğerleri biraz acı!

Yürüyüşü kısa kestik otele döndük.

RİSOD otelin yaylada da tesisi olduğu öğrendik.

 

Bakırcı ile sohbet

 

Otelin lobisinde sohbet ederken Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı ile karşılaştık.

Bakırcı ailesi ve belediye’den bazı üst düzey görevlilerle otele gelmiş.

Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı ile önce bir tarih sohbeti yaptık.

Sonra, yerel seçimleri konuştuk.

Başkan Bakırcı, yerel seçimlerde rakipsiz olduğunu iddia etti ve ‘yaptırdığım anketlerde vatandaşın yüzde 70’i bizden memnun’ dedi.

Bizde ‘sayın başkan anketi belediyede mi yaptırdın. Bizim Mustafa Bayrak öyle söylemiyor’ dedik.

Başkan güldü, ‘Mustafa’ya kalırsa işimiz zor’ diye ekledi.

Başkan’a, ‘Kenan Bıyık’ı ortak adaymış’ dedik.

‘Benim şu anda rakibim yok. Karşıma bir aday çıksın. Seçim masraflarını ben karşılarım’ dedi.

Bir süre sonra otelden ayrıldık ve Trabzon’a döndük.

Rizeliler, İkizdere’deki bu nezih otele pek ilgi göstermiyorlar. Tesislere, Rizelilerden daha çok Trabzonlular gidiyormuş.

Bölgede yaşayanlar olarak bu tür tesislere sahip çıkmalıyız.

Bölgemize bu eseri kazandıran Ekşioğlu ailesini, baba Cemil ve oğlu Kasım Ekşioğlu’nu bir kez daha kutluyoruz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Badmintoncu müdür!
    • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
    • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
    • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.