• BIST 88.125
  • Altın 337,580
  • Dolar 6,4499
  • Euro 7,1137
  • Trabzon 9 °C

İlahi Korona sen nelere kadirsin!

Yer KULAK

  Trabzon Kültür ve Turizm eski müdürü, gazetemiz yazarı İsmail Kansız, TFF’nin sınıfta kaldığını söyledi. Kansız şöyle dedi;
‘Fatih Terim'in korktuğu başına geldi.
Ligler oynanmasın kimi şampiyon ilan ederseniz edin demişti.
Şimdi hasta. Karantina altında tedavi oluyor.
Korona virüsü Fatih Terim'i de yakaladı.
Keşke futbol federasyonu inisiyatif kullanıp ligleri daha erkenden tatil etseydi.
Şimdi haklı olarak Terim'in kızları babalarının sağlığından endişe edip kararı geç alanlara beddua ediyorlar. Ne diyorduk önce tedbir sonra Takdir...
Tüm hastalarımız ve Fatih hocaya geçmiş olsun.
Sınıfta kaldın TFF...
Dünya durdu... Sana kalsa ligler devam etmeliydi...
Bir de hemşehrimiz BJK başkanı diyor ki; “Ligler bu haliyle tescil edilemez. Avrupa kupalarına da son on yılın en başarılı(Avrupa kupalarında) takımları ortalama alınarak gönderilir”...
Oynanmamış ligden şampiyonlar ligine takım göndermek de nasıl oluyormuş... Çok parlak fikir!!!
Samet Aybaba arkadaş sen de keşke konuşmasaydın. Ekmeğini yiyip suyunu içtiğin Trabzonspor için bu yıl TS’yi şampiyon ilan ederseniz "CORONA ŞAMPİYONU " olur dedin de eline ne geçti.
Kursağında halen TS'nin ekmeği var. Ne kadar yırtınırsan yırtın ne kendi takımın BJK ne FB ne de GS seni antrenör olarak düşünmez...
İlahi Korona sen nelere kadirsin...
Ne karakterleri açığa çıkartıyorsun...’

Ha bu adamın şeyini merak ettim!
    Tarihçi yazar Ömer Asan, sosyal medyada Trabzon’dur yolumuz grubunda güldüren bir fıkra paylaştı. Asan’ın fıkrası şöyle;
‘Evde kal, sendromunun sonuçları ortaya çıkmaya başladı. Yetmiş yıllık eşim dün akşam biraz söylendim diye "Çakacam ağzına bi tane" dedi bana. İlk defa böyle bi laf işittim eşimden. Bu olay üzerine samimi bir arkadaşımı aradım ve "Tabancani al gel" dedim.
Rahmetli Nazmiye Halam anlatmıştı. Köyde Karacehnemliler/Yazıcı'lar (cehennem) dediğimiz ailede gelindi halam. Halamın kayınpederi Haci İmam dört evliydi. Dördüncü karısı gençti. Haci İmam bir ara karısına "Biraz yemek yap da yalnız yaşayan bir arkadaşıma götüreyim, ordan da cameye geçeyim" demiş. Bu istek haftada birkaç defa tekrarlanınca karısı şüphelenmiş ve İmamı takip etmiş. Bir de bakmış Haci köydeki dul bir kadının evine girmiş. Eve dönen karısı Haci İmam'ı kapıda elinde odunla beklemiş. Geldiğinde kemikleri kırılana kadar dövmüş Haci İmamı ve yatalak olmuş. Bir arkadaşı Haci İmamı ziyarete gelmiş. İmam arkadaşına "Tabancan yanında mı" demiş. Yok, demiş arkadaşı. "Al da gel" demiş. Ne olacak, demiş arkadaşı… "Karidan dayak yedum, vuracasun beni".
Bir gün bizim köy derneğinde bir arkadaşım duvardaki köy büyüklerinin fotoğraflarına bakıyormuş. Karacehnemli Haci İmam'ın önünde durmuş ve "Ha bu adamun şeyini çok merak edeyirum", demiş. O sırada yanında olan Haci İmam'ın torunu "Aynisi bende var" demiş.
Ben da Haci İmam gibi vurulmayi hak ettum galiba.
 

Prof. Dr. Çelik’in önerisi!
 
  KTÜ İktisat Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Kenan Çelik, ‘İktisat bölümleri için örgün öğretime hiç gerek yok’ dedi.
32 yıllık iktisat hocası olduğunu belirten Çelik; ‘Yök tarafından oluşturulacak digital ders malzemeleriyle tüm dersler daha da iyi öğretilebilir. Anadol, Atatürk ve İstanbul Üniversitelerinde yeterli görsel ve yazılı ders malzemeleri birikmiş durumdadır zaten. Onca binaya, akademik ve idari kadroya, ek ders ücretlerine, yurtlara vb. hiç gerek yok. Kitap ticareti de son bulur. Müthiş bir tasarruf olur. Eskiden internet, video vb, yoktu. Ama şimdi endüstri 4.0 çağındayız. Yani robotların, makinelerin diğer tüm nesnelerin öğrendiği, karar verdiği ve uyguladığı bir çağdayız. Her işte bir hayır var derler. Belki bu korona virüsü bu değişime vesile olur’ dedi.  
Prof. Dr. Çelik’in önerisinin kabul görme ihtimali ve şansı yok. Çünkü, bu önerinin kabul görmesi halinde binlerce kişi işsiz kalacak!

                                                  *************
 

   Zaman ve mekan insan düşüncesinin, varlığının temelidir. Bu temel olduğu kadar sınırdır da. Ötesi bilinemeyen bir sınır. Bilinemeyen öteye ALLAH deriz. Mekansız ve zamansız olan ALLAH. Bilgi ile ulaşılamayan öz.
   Ne mutasavvıflar aşkla ne alimler bilgiyle ne avam ibadetle ulaşabilir O’na. Ama hep birlikte varlığına iman edilebilir ya da iman edilmez. O’na ulaştım diyenler yalancıdırlar öyle ki kendi yalanlarını hakikat sanacak kadar.
  Zaman ve mekan gerektirmeyen şey varlık değildir dolayısı ile zıttı yokluk olamaz.
O, sebebe ihtiyaç duymayan zaman ve mekan dışı sebeptir. Bu nedenle O’nu idrakten aciziz.
O’nu zaman ve mekan içinden delillerle ispat etmeye çalışanlar da yokluğunu aynı bağlamda ispat etmeye çalışanlar da bunun için boşuna uğraşırlar.
(Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.