• BIST 118.400
  • Altın 162,450
  • Dolar 3,7705
  • Euro 4,6284
  • Trabzon 9 °C

İLİMİZDEN YETİŞEN BİR DEĞER

Rasim EFENDİOĞLU

TRABZON BİNLERCE YILLIK BİR YERLEŞİM YERİ

Binlerce yıl olunca bir o kadar da kültür birikimi olan bir il. Doğası ile insanı ile farklı bir yer. 1461’e dek devlet olmuş. Bundan sonra Osmanlının çok önemli bir vilayeti. Şehzadelerin eğitim yeri, bir bakıma staj yeri. Bu nedenle Trabzon’dan bir çok ünlü kişi çıkmış. Bu topraklar çok verimli. Birçok devlet adamı, bilim adamı, yazar, şair, sanatçı yetiştirmiş. Elbette bu ilde yetişmiş bir kişi olarak bu durumla onur duyuyoruz. Bu kaynak kurumamış, kurumamasını diliyoruz. Bu ülkeye ve insanlığa daha çok insan yetiştireceğiz. Kimilerine göre  Trabzon deyince Trabzonspor akla gelirmiş gibi bir anlayış var.

Hayır... Trabzonspor ne bir bilim kulübü, ne bir sanat kulübü ne de bir spor kulübüdür. Trabzonspor profesyonel bir kulüp. Ticari bir kulüp. Bir oyuncunun transfer ücreti bir ilçenin bütçesi. Peki Trabzon’a yararı ne..? Kültüre yararı ne, turizme yararı ne? Hatta adı spor ya toplum sağlığına spora yararı ne? Neyse bunu geçelim daha çok kızdırmayalım taraftarları da bizi ilgilendiren Trabzon’dan yetişen bilim adamları, sanatçılar, yazarlar, şairler, ressamlara dikkat çekelim… Evet bu kaynak çok zengin, belki saymakla bitmez. Onurla söyleyebiliriz ki bu kaynak hala canlı, hala Trabzon’dan büyük değerler yetişiyor.

Müzelerimizi gezin. Son kent müzesi de çok ideal olmasa da yine Trabzon'u tanıtan birçok değer var. Trabzon müzesi de birçok değer sergiliyor. Yakında açılacak Edebiyat müzesi de bir çok değeri tanıtacak. İşte önemli olan bu. Sayın veliler ve öğretmenler... Yüzlerce okulumuz var her dereceden. Bu okullardan salt sınav kazanan öğrenci yetiştirmek maharet değil. Büyük bilim adamları, devlet adamları sanatkarlar yetiştirmeliyiz.

 

DEĞERLERİMİZİ TANIYALIM TANITALIM

İnsan taktir edilmek, beğenilmek ister. Taktir edildikçe, beğenildikçe daha da başarılı olur. Örnek alınarak daha büyük adamlar yetişir, kaynak kurumaz. İnsan yaşamı çok sınırlı. Bir düşünür yaşamı kibrit şulesine benzetir. Bu denli kısa olduğuna göre  iyi değerlendirilmeli. Bilim ve kültür bayrak yarışı gibi elden ele dünden gelir yarınlara ulaşır. Binlerce yıl önce yaşamış ünlü kişileri bugün tanıyor, yarınlara iletiyoruz. O halde bugün yetişenleri de tanıyalım tanıtalım, yarınlara iletelim.

Bir çok yazarımız, şairimiz, bilim adamımız yetişti, ulusumuza da insanlığa da hizmeti oldu. Şu anda yetişenleri de tanıyalım tanıtalım örnek gösterelim, yürek verelim.

 

ÇOK YÖNLÜ BİR DEĞER

Mütevazı bir İlkokul öğretmeni. Ancak insan olmanın bilincinde. Okuyan, okudukça düşünebilen, düşündüklerini söyleyen, yazan bir kardeşimiz. Çaykara Çambaşı köyünden Yılmaz Keskin. O köyde ilkokulu okudu, ortaokulu ilçe merkezinde ve eğitim enstitüsünü Rize’de okumuş. İdeal bir öğretmen olmuş. Mesleğini sevmiş, yüzlerce, binlerce öğrenci yetiştirmiş severek. İlimizin yerel müzik enstrümanı kemençe. O saz çalmış. Kendi ölçüsü içinde yerel tatta çok güzel eserler bestelemiş, çalmış söylemiş, söylüyor. Bu yönü ile de yaşadığı İstanbul’da ünlenmiş. Sesine sazına sağlık. Dileriz bu dünyaya da güzel izler bırakır.

Bu yazımda ben başka bir yönünü tanıtacağım. Evet yerel bir ozanımız, ancak Yılmaz öğretmen yazar aynı zamanda. “Kırıntılar” adını verdiği yazıları birçok gazete ve dergide yayınlanmış. Dikkat çekici düşünceleri var.

 

DİL VE DİN KONUSUNDA ÇOK DEĞİŞİK GÖRÜŞLER

Yılmaz Öğretmenin iki kitabı yayınlanmış. GÜNDEM KIRINTILARI ve  KUTSALIM VE DİL AĞACIM... İlk kitabı değişik güncel konulara değiniyor. Çok değişik yaklaşımları var. Çarpıcı görüşleri var. İkinci kitabı daha çok Kutsal inançlarımızla dilimizin bağlantısını irdeliyor. Birinci kitapta değişik konular var.

Yılmaz öğretmen bir Türkçe aşığı. Türkçemizin önemini çok iyi anlamış. Başta Atatürk olmak üzere birçok bilim adamının dille ilgili görüşlerini araştırmış çok güzel bağlantılar kurmuş. Dil Devrimi ile harf devriminin önemini öyle güzel vurgulamış ki alıntı yaptığı düşünürlerin düşüncelerinin daha da olgunlaşmasını sağlamıştır.

Osmanlının, Selçuklunun dille ilgili yanlışlarını çok güzel vurgulamıştır. Selçuklunun Farsça hayranlığı ve Osmanlının Türkçeden uzaklaşıp oluşturduğu yapay dil Osmanlıcanın Türk Ulusunun eğitim ve kültür gelişimine yaptığı olumsuz etkiyi anlatıyor. Keskin’in en önemli düşünce bulgusu halkın anadilinden uzaklaşması ile dininden de uzaklaştığını vurgulaması. Evet insanlar ana dilleri ile inançlarını, inandıklarını, Tanrının buyruklarını anlamamaları onları nasıl bir duruma getirdiğini anlatıyor. Bu konuda çok yazıldı, söylendi de Sayın Keskin'in bunları karşılaştırması çok başarılı.

Dilimizi öğretmediler bize. Dilimizi öğretmeyince de dinin salt Arapça  öğrenilebileceği savını ileri sürdüler ve halkı bu konuda cahil bıraktılar. İyi ki Yunuslar çıktı da halka inandığının anlamını vurguladı. Yılmaz çok değerli bilgiler buldu, okuyucuya sundu. KUTSALIM ve DİL AĞACIM kitabında kutsal kitabımızdan çok profesyonelce olmasa da çok isabetli alıntılar yaparak ana dille ibadetin önemini vurgulamış. Tanrının buyruklarının ana dilimizde bilinmesinin önemini canlı örneklerini vermiş.

Keskin henüz amatör olsa da konuya ilgi duyabileceklere güzel bir kaynak sunuyor. Çalışmaları sürecek. Daha çarpıcı bilgiler bulacak ve bu konu daha da iyi anlaşılacak.

İlimizden yetişen bir değer olarak Sayın Keskin'i ben de ufak kırıntılarla size sunarken Yılmaz öğretmeni kutluyor başarılarının sürmesini diliyorum.                                  

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.