• BIST 94.499
  • Altın 245,085
  • Dolar 5,9310
  • Euro 6,6059
  • Trabzon 9 °C

İlk iş eski çöplüğün kaldırılması olmalı!

Yer KULAK

   Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, bugün-yarın görevine başlayacak. Başkan, bir yandan seçim sürecini yürütürken diğer yandan göreve geldiğinde yapacakları işleri planlıyordu. Zorluoğlu, Büyükşehir Belediyesi’nin üst yönetiminde büyük bir ihtimalle değişikliğe gidecek. Bu değişim hemen olmayabilir. Başkan, müdürlerin performansına ve yaptıklarına baktıktan sonra çalışanları ölçüp biçecek diye düşünüyoruz. Başkan’ın yapacağı ilk işin ne olduğunu bilmiyoruz. Bunu önümüzdeki süreçte göreceğiz.
ilk-is-(2).jpgBiz, başkandan ilk iş olarak Moloz’da akaryakıt istasyonu arkasında İtfaiyenin doğusunda bulunan eski çöp alanını boşaltmasını ve o bölgenin düzenlenmesini bekliyoruz. O bölgede ortaya çıkacak birkaç yüz dönümlük alan, ilçe ve merkez köylere yolcu taşıyan araçların otogarı olabilir. Alanın bir bölümü de ücretsiz otopark olarak hizmet verebilir. Bölge şu anda atıl vaziyette duruyor. 
ilk-is-(1).jpgKimileri, çöp alanı boşaltılamaz vs. diyebilir. Kim ne derse desin 3-4 metre boşaltılabilir. Ve o bölgede geniş bir alan kazanılır. Bizden söylemesi. 

Kemal Çebi kimdir?

  İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra cumhur ve millet ittifakından Trabzon kökenli çok sayıda isim ilçe belediye başkanı seçildi. 
Bu isimlerden biri millet ittifakının CHP’li Küçükçekmece Belediye Başkanı seçilen Kemal Çebi Araklılı, Büyükçekmece’den tam 5 dönemdir seçilen Dr. Hasan Akgün Sürmeneli ve Beylikdüzü’nden seçilen Murat Çalık da Maçkalıdır. 
kemal-cebi.jpgKüçükçekmece’den seçilen Kemal Çebi, AK Parti’nin Trabzon’daki önemli isimlerinden belediye meclis üyesi Selahattin Çebi’nin, Araklı belediye başkanı Çebi’nin yakın akrabasıdır. Kemal Çebi, Selahattin Çebi’nin aynı zamanda dayısının kızıyla evli. Yani eniştesi.
Selahattin Çebi; Trabzon’da ikamet etmeseydi ve belediye meclis üyesi olmasaydı, tahminimiz o ki İstanbul’a göçerdi.
 
Makinesi olmayan iş alamayacak!

Karayolları Trabzon Bölge Müdürlüğü’nün, neredeyse birkaç iş makinesinin bedeline eşdeğer işler için, makine parkı araması küçük çaplı iş yapan müteahhitlerin tepkisine neden oldu.
makinesi.jpgİhale bedeli birkaç milyonu aşmayan mesela gölet yapımı işi beton mikser şartı veya duvar yapımı için, yapım değeri kadar iş makinesine sahip olunması gerektiğini söyleyen bir firma sahibi, ‘150-200 m3’lük beton için mikser istenir mi? Sel baskınları için yapılacak duvarlar için kamyonlar, dozerler vs. istenir mi? Bazı makineleri kiralayarak bu tür işleri yapıyorduk. Karayollarının bu uygulaması, adrese teslim ihaleyi gündeme getiriyor’ iddiasında bulundu.
  Karayolları, ihaleye girecek firmalardan, firma envanterine kayıtlı makine parkını istemesi normal. Daire burada bir eleme yapıyor. İşi yapabilecek firmaya vermek istiyor. Ancak, küçük işlere zaten küçük çaplı iş yapan firmalar giriyor. Küçük çaplı firmaların bu denli geniş makine parkları olsa zaten dere ıslahına, küçük gölet işine, duvar yapmaya girmez. Daire, bu tür işlerde işin bedeline göre makine parkı arasa bize göre daha doğru olur. Adrese teslim ihale söylentileri de ortadan kalkar.

**************

SÖZÜM İYİ PARTİ"NİN ‘EKABİR KURMAYLARI’NA!

Ayrı ayrı isim vermek istemiyorum, bir İki tane ismi de tenzih edebilirim. Şu kadarını söyleyeyim; İYİ Parti’nin "Ekabir-Kurmay" takımı artık Meral Hanım'ın bir genel başkan olduğunu kabullenin ve ona göre de sahiplenin.
Hepinizin üzerinde ihtiyatlı hareket etme sinsiliği hissediyorum. Nedir bu Allah aşkına. Oyunlarınızı açık oynayın ve netleşin. Tüm yükü bir kadının sırtına yükleyip, konumunuzu koruma telaşı içindesiniz. Sizlerin her birinizin ayrı ayrı meziyetleriniz olsa da; Meral Hanım'la birlikteliğiniz ile bir anlam kazandığınızı da unutmayın.
Bir genel başkan valizini hazırlayıp, hapse girmeye hazırlanırken; tehditler karşısında muktedirlere karşı sizlerden beklentimiz; "Bizim valizlerimiz de hazır" çıkışını yapmanızı, etrafında kenetlenmenizi bekler, iki çift kelamınızı duymak isterdik ama sesiniz, soluğunuz çıkmadı. Böyle inanmışlık ve adanmışlık da olmaz, genel başkana itaat da olmaz.
Evet, şimdi çok şeyi bahane edip, çalkantılar içinde mide bulandıran atraksiyonlar içinde olmanız da muhtemel ama sakın ha sakın buna kalkışmayın, hiç bir şekilde itibar görmeyeceksiniz. Unutmayın ki Türk milliyetçileri burada da gerekirse sizlerden hesap soracaktır.
Aklınızı başınıza toplayıp partinin iyice kurumsallaşması yolunda, iltimas ve kayırmaya dayanmayan, tüm teşkilatlarda kayıtlı üyelerin hür iradeleri ile tecelli edecek ve kesinlikle "Atamaların" olmayacağı yeni bir yapılanma sürecini başlatarak, artık ayakları emin şekilde yere basan bir parti kimliğinin oluşmasına gayret gösterip, katkılarınızı sağlayınız.
Yarın bir şeyler olacakmış, sizler de gardınızı almış, bekliyor pozisyonunda olmanız gözlemlerimizden kaçmıyor. Lütfen Genel Başkanı yalnız bırakmayın. Eğer kendisine karşı samimiyseniz bir şeyler yapın, hareketlenin istiyoruz. Sizlerin bile parti kimliği aidiyet duygunuz sallantıda görüntü verirken, tabana söylenecek ne sözünüz olabilir ki. Artık gayri samimi görüntü ve duruşlarınızı terk edip, kendinize gelin lütfen.  
(Mehmet Soral)

*****************

Ülkücüler neden iktidar olamıyor?

 Bırakın iktidar olmasını muhalefet dahi olmaması için BOP projesinin babaları önce MHP'ye operasyon yaparak başına birini getirdiler. Sonrakini de Türkiye’nin başına. Bir dönem kavga yapıyorlarmış gibi görünerek ülkücülerin gazını almayı da ihmal etmediler.
Ülkücülerin bir kısmı durumu kavrayınca hainleştirilerek saf dışı edildiler. Kalanlarsa "lidere sadakat şerefimizdir" diyerek Türk Milletine en büyük yanlışı yaptılar. Oysa ülkücülerin sadece bir lideri vardı Alparslan Türkeş. Kendilerini ülkücü gören yeni kuşak gençlerin Türkeş'i sadece isim olarak duymuş ama fikirlerinden bihaber, Türk Milliyetçiliğine yabancılaştırılarak emperyalizmin hizmetine sokulmuşturlar. "Beka" hikayesi emperyalizme hizmetin kamuflajıydı!
Konular uzun... İYİ Partiye gelince, milliyetçi bir söylemle yola çıkarken yolda söylemleri değiştiği gibi yoldaşları da değişmişti, Müsavat Dervişoğlu hariç. Kısaca iki yapıda da saf dışı edilenler ülkücülerdi. Bu durumu bile idrak edemeyen bir yapı iktidara nasıl ve kimlerle yürüyeceğini de zaten bilemezdi.
Ülkücülerin birbirine düşman edilmesini tesadüf sananlarla da bir yere varamazsın. Yüksek bilinç isteyen ülkücülük ve Türk Milliyetçiliği bir iki basit slogana dönüştürülünce "devletin başına devlet gelecek" söyleminden kapıkulu askerine dönüştürülmeyi de kavrayamadı.
Kısaca dert bir değil elvan elvan.
4 Nisan Ankara'ya karın yağdığı gündür. Unutmayın!
(Temel Kahveci) 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.