• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Trabzon 30 °C

İlkay Somel ve haşlanmış tavuk!

İlkay Somel ve haşlanmış tavuk!
Hasan Kurt yazdı...

Trabzonlu gazeteci yazar İlkay Somel’i, Trabzon’da çokları tanımaz.  Somellerin evi, Arefilboy’da ki Trabzon Barosu’nun bitişiğinde idi… 12 Eylül sonrası, İsmail Başaran’ın teklifi ile Türk Haberler Ajansı’nın Trabzon temsilcisi olarak göreve başlamıştım.  İlkay Somel, o tarihlerde Akajans Yurt Haberler Müdürü idi.  Akajans ve Tercüman’ın temsilcisi de rahmetli Mehmet Tan’dı.  Tan, Güneş Gazetesi’nin kurulmasından kısa bir süre sonra bu gazetenin Trabzon temsilciliğine atandı.  Tan ile bir süre aynı büroyu kullandık. Tan’dan boşalan Akajans temsilciliğine de bu gün Trabzon Kültür ve Turizm Müdürlüğü görevini yürüten İsmail Kansız gelmişti.  Kansız, üç- beş ay sonra gazeteciliğe veda etti ve öğretmenliğe başladı.  Akajans ve Tercüman temsilciliğine de İlkay Somel’in referansı ile bu satırların yazarı getirildi.

***

İlkay Somel, 1943 yılında Trabzon’da doğmuştu. 20’li yaşlarda  Trabzon’da yayımlanan Sabah Postası gazetesinde mesleğe ilk adımını atmıştı. Daha sonra Hürriyet Gazetesi’nde çalışmaya başladı. Günaydın Gazetesi’nde sayfa sekreterliği yaptı. Bursa Hakimiyet Gazetesi’ni kurdu ve iki yıla yakın bir süre bu gazetenin yayın yönetmenliğini yaptı. 1976 yılında Son Havadis Gazetesi’nin Ankara temsilcisi oldu. Sonra Akajans Yurt Haberler Müdürlüğüne getirildi.  Akajans o yıllarda Türkiye’nin en güçlü ajanslarından biri idi. Somel, Akajans’tan sonra değişik yayın organlarında görev yaptı. Somel’in sahnelenmiş 5 tiyatro eseri ve bir de hikaye kitabı bulunuyor.

***

Akajans- Tercüman Trabzon bürosu o yıllarda, Ulusoy’un meydan’daki binasının arkasında, sıra mağazalarda idi. İlkay Somel, bir gün aradı ve ‘Hasancığım, bizim Arafilboy’daki evi almak isteyen birkaç kişi var. Bir bak ne veriyorlar’ mealinden bir şeyler söyledi.  Trabzon’un o tarihlerde en meşhur kitap ve kırtasiyecisi Yaşar Soytürk’dü.  Rahmetli Yaşar abi, İlkay Somellerin birkaç katlı evini depo olarak kullanıyordu. Soytürk’de evi almak istiyordu. Sonunda evi Yaşar Soytürk’e satmıştık.

***

İlkay Somel’in, rahmetli Ziyad Nemli ile arası çok iyi idi. Rahmetli de sık sık, ‘bizim İlkay’ derdi.  Ankara’da Somel’in dostları arasında Yücel Hacaloğlu da vardı… Dün öğle sonrası  Mehmet Akif Bal’ın hazırladığı Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Trabzon Liseli Simalar adlı yapıtının sayfalarını çevirirken gözüm İlkay Somel’in bir anısına ilişti.

Trabzon Lisesi Mezunu olan İlkay Somel, Lisedeki bir anısını ‘Haşlanmış Tavuğa Avuç Dolusu Para’ başlığı ile şöyle yazdı;

‘Trabzon’da, yayın hayatına yeni başlayan Sabah Postası Gazetesi’nde çalışıyordum. Tarihinde yanılmıyorsam eğer, 1960’lı yılların ortalarıydı. Kıbrıs Krizi büyümüş, EOKA’nın saldırıları sonunda çok sayıda Türk öldürülmüştü. Bu vahşet karşısında Türk jetleri havalanmıştı ve hedeflerinde EOKA üstleri vardı. O sırada Amerika’nın beklenmeyen yüzü ortaya çıktı ve Türkiye’ye ambargo koydu. Bu bir şoktu. İşte o şok bir kampanya doğurdu: ‘Kendi uçağını kendin Yap’. Türkiye ayağa kalkmıştı. Herkes imkanları oranında yardım yapmaya çalışıyordu. İşte günlerdeydi.

Telefonum çaldı. Karşımda Lise müdürümüz ve Coğrafya hocamız Adil Teoman beyefendi vardı. ‘İlkay’ dedi, ‘Kendi uçağını Kendin Yap kampanyasına biz de katılacağız. Sen de bize destek ol’.

Bu satırları yazarken o günün heyecanını yeniden yaşıyorum… Çok güzel bir program hazırlandı. O günler de, Adamo’nun ‘Her yerde kar var’ şarkısı çok meşhurdu ve tabi bizim programımızda de yer alıyordu…

O gün geldi. Lisenin koca salonu son koltuğuna kadar dolmuştu. Program aksamadan devam ediyordu. Sıra hafif batı müziği parçalarına gelmişti. Müzik ziyafeti yaşanıyordu., son parça ‘her yerde kar var’ başladığında seyirci şaşırmıştı. Sahneye kar yağıyordu. Salondan hapşırma sesleri gelmeye başlamıştı ki, kulisin kapısında Adil Hocayı gördüm. ‘İlkay kes şu karı, naftalin kokusundan herkes hapşırmaya başladı’ diyordu. ‘Onlar da kısa kollu giymeselerdi’ dedim, sevgili hocam gülme kirizine tutulmuştu adeta.

Renkli ışıkların arasından düşerken romantik bir atmosfer yaratan yaprak halindeki naftalinin salona yayacağı kokuyu hiç düşünmemiştik.

Gecenin, bizim en önemli bölümüne sıra gelmişti. Kampanyaya, bu bölümden sağlanacak gelirle katkı yapabilecektik. Önce güçlü kuvvetli iki öğrenci çok da büyük olmayan bir paketi, çok ağırmış görüntüsü vererek, sahne önünde hazırlanmış masaya koydular. İçinde ne olduğunu bilenler, gülmemek için kendilerini tutmaya çalışıyorlardı.

Daha çok gelir sağlanabilmesi amacıyla düşündüğümü seyirciye anlattım. Dedik ki: ‘isterseniz açık arttırma kurallarını değiştirelim. Arttırmaya katılan herkes söylediği miktarı ödesin, böylece toplanan rakam çok büyük olur’.

Salonda alkış yükseldi. Teklifim kabul edilmişti. Ve açık arttırma başladı. Salonda görevlendirilen öğrenciler, katılanların ödemelerini toplamak için adeta koşturuyorlardı. Açık arttırmanın bitiş saatini açıklamıştık ama nedense zaman dolmuyordu.

Salonda, davetlilerin arasında saygı duyduğumuz bir büyüğümüz vardı. İsmini yazmayacağım, çünkü o günlerde kendisinden izin almamıştım, bugünse alma şansım yok. Çünkü O, artık aramızda değil.

Toplanan para o günlere göre gerçekten hatırı sayılır bir rakama ulaşmıştı. Rahmet ve saygıyla andığım o değerli ağabey elini kaldırdı ve öyle bir rakam söyledi ki, toplanan rakamın iki misliydi. Hepimiz şaşırdık. Bir haşlanmış tavuk, avuç dolusu paraya satılmıştı.’…

İlkay abimize selam ve saygılarımızı iletiyoruz… 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.