• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

İMAMIN KIZI

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Hepimiz kelimelerimiz ile düşünürüz.

Kelimelerimiz güzel ve iyi ise ortaya mutlu olabileceğimiz düşünceler ve duygular çıkar.

Tam tersi ise acımasızlık yaratır.

Etrafımızda ne çok acımasız dost, arkadaş, akraba, ahbap var değil mi?

Bazen de bizler acımasız oluruz tabii ki.

İnsan gönlünde güvenli bir sığınak arar.

Ama bugünlerde sığınaklar sadece düşmandan, kötülerden, acımasızlardan korunmak için yapılan korunaklardır.

Kendisiyle problemli herkes önce başkalarının kendileri hakkında iyi düşünmelerini sağlıyor sonra da en yakınındakileri içten içe kemiriyor. Acımasızca, hoyratça.

Küstah ve acımasız insanların karşısında hep bir dev gibi durmayı bildim.

Saygının ve sevginin olduğu yerlerde ise hep mütevazı ve alçakgönüllü oldum.

Bugün sizinle bir telepati kuracağım.

Kendimden bahsedeceğim.

Ben dindar bir ailenin kızıyım.

Allah’ın emirlerini bire bir uygulamaya çalışan, inancının ise hep olumlu yönde yaşayan bir aileye mensup oldum.

Ben bu durumun avantaj ve dezavantajlarını yaşadım.

Çünkü olumsuz bir davranışım karşısında hep ailemin inancı karşıma çıktı.

Hep temkinli, tedbirli ve de ölçülü olmalıydım.

Bizler yaşamlarımızı bireysel değil insanların ailemizin yaşadığı şekilde bize çizdiği resimle yaşıyoruz.

Ben Havva’yım ve benim inancı yaşayış biçimim “İnancı hayatı anlamlandırmaya yarayan bir araç” olarak görmemdir.

Ben beş vakit namaz kılmam, ben hacca gitmedim, gider miyim bilmem. Oruca olan bakış açım ise aç kalmak üzerine yazılan bir kurgu değildir.

Bugünlerde geçmişten gelen arkadaşlarımdan “imamın kızı” diye dedikodu yaptıklarını duydum. Babam belki bir imam değildi ama inancı ve ibadeti hep onun en önemli değeri oldu. İyi bir insan olmak, hak yemeyen toplum için yararlı bir birey olmak için hep çaba gösterdi. Bu durum babamı hem ruhsal hem de psikolojik olarak çok hoşnut etti. Allah’a olan inancın bir güç olduğunu ve insanların sıkıntılarla başa çıkma noktasında işi kolaylaştırdığını düşündü.

Keşke imamın kızı olsaydım da bir gazetenin yayın yönetmeni, bir TV kanalının genel müdürü, belki basın enformasyon müdürü hatta ve hatta bir bakanın basın müşaviri oluverirdim… Kim bilir belki de mecliste söz sahibi olurdum.

Aslında tüm bu yaşanılanlar nedir biliyor musunuz? Son dönemde din tacirlerinin çoğalmasıdır. Yani cemaati dolandıran imam haberlerini hepimiz okuduk. Camilerde Cuma hutbesinde birilerinin işaret ettiği konularda vaazlar verildiğini de biliyoruz. Verilen fetvaların acımasızlığı da bu işin biberi. Hal böyle olunca da imamlar çoğunlukla fişlenmiş oluyor. Bize kızanlar da babamız dini yaşayan dindar olunca hemen bize imamın kızı yaftasını yapıştır veriyor. Oysa ben dinci kızı hiç olmadım; Dindar bir ailenin kızı oldum.

Acımasızca eleştiren insanlar, arkadaşlarım, akrabalarım her kim iseniz aslında siz çok kötüsünüz.

Tıpkı o çok özel Kızılderili atasözünde olduğu gibi, “Birini yargılamak istediğin zaman, gökte üç ay değişene dek onun ayakkabıları ile yürümelisin.”

Yaşamlarımızdan çalan ve yaşam hırsızları, sizler kimsiniz?

Jean Genet “Sevdalı Tutsak” adlı kitabında “Satır aralarını okumak sessiz bir ustalıktır. Sözcük aralarını okumak ise zorlu bir ustalıktır” diyor.

Bizler etrafımızdaki kişileri, yaşamımıza aldığımız insanları hiç tanımadan dünyamıza sokuyoruz.

Onlar ise satır aralarını sessizce ve yalanla dolanla büyük bir ustalıkla kullanıyor. Bizlere de sadece okumak kalıyor.

İnsanlar keşke bu kadar dalaverelerle değil de, açıkça kendilerini ifade edebilme cesaretine sahip olsalardı.

Charlie Chaplin sessiz dünyasıyla tüm dünyaya kendini anlattı.

Dünya onu sessiz bir film ile tanıdı ve izledi.

Konuşsaydı belki de çok kırılan, üzülen insan olacaktı.

Hayatta kimseyle değil kendinle yarışacaksın.

En güzel dünyaları, en güzel insanları yakıp, döküp, yıkan hep acımasız ruhlar olmadı mı?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.