• BIST 95.522
  • Altın 276,240
  • Dolar 5,7083
  • Euro 6,3378
  • Trabzon 25 °C

İmamoğlu ve yeni dönemin başlangıcı!

Yer KULAK

  Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacağını ve seçimde yüzde 52 ila 55 arasında oy alacağını aylar önce yazıp söylediğimde, istisnasız hemen herkes gülüp geçmişti. Seçim aslında normal şartlarda gerçekleşseydi, tahminimde yanılmazdım.
İmamoğlu’nun Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına, başlangıçta CHP yönetimi, milletvekilleri ve partililerin yarısından fazlası karşı idi. 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi yaşamında bana göre iki önemli karar aldı. Bu kararlardan biri İYİ Parti’nin seçimlere girmesini sağlaması ve ardından İYİ Parti ile Millet İttifakı olarak genel ve yerel seçimlere girmesiydi. İkinci önemli kararı da Ekrem İmamoğlu’nu parti içi muhalefete rağmen Meral Akşener’in de desteğini alarak büyükşehir belediye başkan adayı göstermesidir. 
İYİ Parti ile yapılan bu ittifak sonuç verdi ve başta Ankara, İstanbul, Adana, İzmir olmak üzere büyük kentlerin başkanlıkları kazanıldı. Kazanılan bu başkanlıklarla 17 yıllık AK Parti iktidarı da sendelemeye başladı. 
***

Ekrem İmamoğlu, ANAP dibe vurmasaydı siyasi yaşamını büyük bir ihtimalle bu partide sürdürecekti. İmamoğlu’nun babası, amcası ülkücü kökenli idi. Ekrem İmamoğlu da, bu gelenekten gelen bir isimdir. İstanbul’da ülkücü kesimin önemli bir bölümünün İmamoğlu’na destek vermelerinin temeli de bu nedenledir. 
İmamoğlu, ANAP’ın dibe vurmasından sonra çoklarını ters köşe yaparak CHP’de siyasete başladı. Beylikdüzü ilçe başkanı ve ardından Belediye Başkan adayı oldu ve partinin oyunu neredeyse ikiye katlayarak belediye başkanlığını kazandı.
İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığında particilik yapmadı, her kesimi kucakladı, önemli işlere imza attı. Beylikdüzü Belediye Başkanlığı süresince Anadolu turnesine çıktı. Artvin’den Sivas’a, Güneydoğu’ya Anadolu’yu gezdi. İstanbul’da sağına soluna bakmadan her kesime dokundu. 
Aday gösterildiğinde, yapılan anketlerde tanınırlık oranı yüzde 20’ler düzeyinde idi. Sahaya indiği ilk günden itibaren tanınırlığı artarak devam etti. Çarşı pazar İstanbul sokaklarını arşınladı. Güçlü bir ekip kurdu. Plan ve projeler hazırlattı. İktidarın ekonomik ve medya gücüne karşı inanılmaz bir performans sergiledi.  Kendisine olan destek her geçen gün çığ gibi büyüdü. Söylemlerinde kavgayı, suçlamayı değil dostluğu, kardeşliği, sevgiyi öne çıkardı. 
***

AK Parti’nin iktidara yürümesi, 1994 yerel seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanması ile start almıştı. AK Parti’nin 17 yıllık iktidarının temeli aslında bu tarihte atılmıştır.
31 Mart 2019 tarihi 17 yıllık AK Parti iktidarının sonu olmasa da çeyrek yüzyıllık İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminin sonu olmuştur.

Bundan sonra ne olur?
1994 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi, nasıl bir görüşün iktidara yürüyüşünü başlatmışsa, 31 Aralık 2019 tarihi de Türkiye’de yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır. 
Yüksek Seçim Kurulu, seçimi iptal etse veya İmamoğlu’nun adaylığını düşürse bile artık bundan böyle Türkiye’de çok şey değişecektir. 
Bu seçim aslında Türkiye’de yeni bir lider ortaya çıkarmıştır. Bu liderin adı da Trabzonlu Ekrem İmamoğlu’dur. 

Hasan KURT  

********************

   Yunanistan'ın Trabzon'a vize ofisi açmasını kesinlikle destekliyorum.
Vize bürosu açmak Pontusçuluk değildir, Pontusçulukla mücadelenin yolu yordamı da bellidir, kimse kimseyi galeyana getirip bağırıp çağırmasın.
Yunanistan Trabzon'da konsolosluk açmak isterse de açmalıdır, Türkiye de Girit'te konsolosluk açmayı talep etmeli bu arada.
Buradan giden Rumlar burayı ata yurdu kabul edip nerede kilise, nerede eski bir Rum köyü var gezip ararken, oradan gelen Türkler geldikleri yerleri yeme içme mekanları olarak görüp dedelerinin yaşadıkları yerlerde bir tane Türk mezarı ve cami merak edip sormuyorsa bu Rumların kabahati değildir.
Atatürk'ün Selanik'teki evi hariç kimse kendinde Yunanistan'da manevi olarak bir şey bulmuyor, bu da Yunanların hatası değildir, kendi hatamızdır. 
Bir tek ben mi merak ediyorum, Trabzon'da Yunanistan'a ait vize bürosunu istemeyen sözde milliyetçilerin dedelerinin yüzde kaçı mübadelede Rum mülklerinin üzerine konmuş ve o yerleri son dönemde Trabzon'u istila eden Araplara satmıştır?
Buraya ait olmayanlar Rumlar değildir, ait olmayanlar ayrıca bellidir!  
(Metin Yılmaz)

************

   Komünistler, siyasi propaganda yaparken ustadırlar. 12 Eylül askeri ihtilali öncesinde Fatsa'yı kasıp kavuran belediye başkanı komünist Terzi Fikri ve onun dillere destan uygulamaları. Oysa aynı yıllarda Ulusoy'un eski otobüsüyle Trabzon'dan İstanbul'a giderken rahmetli amcamın Fatsa'da başına gelenler vardı… Ki amcam, Oflu, İstanbul polisinin tabiriyle "Gerilla kamplarında mı yetişmiş bu adam"… Eli silahlı komünist militanlar Fatsa'dan geçen her aracı durdurup soyuyorlar. Yolcular da can korkusundan paralarını, değerli eşyalarını kuzu kuzu veriyor. Bu duruma itiraz eden nadir insanlardan biri de İstanbul'da üniversitede okuyan rahmetli amcam. Vay sen misin komünistlere karşı gelen ucu sivri joplarla dayak atma. Parayı verenler otobüste yerlerini almış. Ulusoy'un şoförü komünistlerin Ali Rıza Kondel'e yaptığı işkencenin bitmesini bekliyor. Terzi Fikri'nin eşkıyaları hem dövdüler hem de bütün parasını aldılar rahmetli amcamın. Amcam dediğim DHM de müdürlük yapmış, biraz sakin olsaydı ulaştırma bakanıydı. 
   Uzatmayalım, bugün komünistlerin yaptığı Fatsa'nın steril komünist başkanı Terzi Fikri hakkındaki propaganda göründüğü gibi değildir. O kusursuz profilin bir adım ötesinde eşkıyalığın en pis hali durmaktadır. Onun için Kenan Evren'in Fatsa'ya asker göndermesi ve komünistleri bastırması doğruydu. Netekim devlet işleri ihmale gelmez. (Yuuuhhh Faşist Kondel!) Bunu neden anlatıyorum. Komünizmi canı sıkıldığında hobi olarak Ovacık'ta nohut yetiştirmek zanneden ahmaklar var hâlâ. Siyasal sistemler, özellikle komünizm, nehirde yüzen timsahlara benzerler. Ne zaman hamle yapacağı, sizi ne zaman kapacağı belli olmaz.
   İşte o timsahın kapalı gözü Terzi Fikri, açık gözü Mehmet Maçoğlu. Halk ikisine de bayılıyor. Ama bilmiyorlar, timsah bu, kütük değil. Ve ani bir hareketle insanı yakaladığında hiç şakası olmaz. 
(Metin Kondel)

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.