• BIST 94.442
  • Altın 256,908
  • Dolar 5,7745
  • Euro 6,5192
  • Trabzon 25 °C

İmamoğlu’nun başkanlığa yürüyüşü!

Yer KULAK

   İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, dün memleketi Trabzon’a geldi. 31 Mart’ta yapılan seçimde ipi göğüsleyen Ekrem İmamoğlu, mazbatasını almış ve başkanlık koltuğuna da oturmuştu. Ancak YSK, tartışılan ve hukuka uygun olmayan gerekçeler ile seçimi iptal etmiş ve 23 Haziran’da yeni bir seçim yapılmasına karar vermişti.
  31 Mart’ta yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin sonucu,  Türkiye’de siyasi dengeleri değiştirecek gelişmeleri de beraberinde getirme ihtimalinin yüksek olması nedeniyle, İstanbul’u 25, Türkiye’yi 17 yıldır yöneten irade,  gelişmeleri engellemek ve değişimin önüne geçmek için seçim sonucunu kabul etmedi ve yeni bir seçim yapılmasını istedi. 
İstanbul, Türkiye’nin her vilayetinden insanların yaşadığı, Türk ekonomisinin başkenti olan bir mega kenttir. İstanbul, ayrıca Kafkaslardan Balkanlara, Ortadoğu’dan Karadeniz’in kuzeyine kadar olan bölgenin de merkezidir. 
Böyle bir kentin büyükşehir belediye başkanlığının muhalefetin eline geçmesi demek, iktidar için sonun başlangıcı anlamı taşır.
 imamoglu-006.jpg Çünkü AKP‘nin iktidara yürüyüşü aslında 1994 yerel seçimleriyle başlamıştı.  1994’te AKP kurulmamıştı, seçimi RP adayı Recep Tayyip Erdoğan kazanmıştı. 14 Ağustos 2001’de kurulan AKP’nin çekirdek kadrosunu Milli Görüşçüler oluşturmuştu. Erdoğan’ın liderliğindeki AKP’nin kuruluş aşamasında ise, partiyi kuran çekirdek kadro, ‘milli görüş gömleğini çıkardık’ diyerek, merkez sağın, solun, liberallerin, 2. Cumhuriyetçilerin önemli bir kesimini ve tarikat ile cemaatlerin hemen hepsini parti çatısında altında toplamıştı.
  ANAP’ın kuruluşu örnek alınmıştı. AKP’nin ilk dört yılında ANAP iktidarlarının bir benzeri politika uygulandı; sonraki dönemlerde ise milli görüş, tarikat ve cemaat etkinliği ve 15 Temmuz’da cemaatin darbe girişimi ve devre dışı kalması… Cemaatin boşluğu MHP’nin desteği ile takviye edilmesine rağmen, ekonomik kriz ve devlet kadrolarında ağırlıklı olarak imam hatiplilere ve tarikat bağlantılı olanlara yer verilmesi, toplumun yüzde 50’sinde açık ve net, parti içindeki farklı görüşten gelenlerin ise dışa yansımayan tepkilerine neden oldu. 
  İşte bu tepki ve hoşnutsuzluk, siyasette yeni bir arayışa ve değişeme neden oldu.
Bu tepki, AKP’nin İstanbul başta olmak üzere büyükşehir belediye başkanlıklarını kaybetmesine neden oldu.
  İstanbul’un düşmesi demek, iktidarın yakın bir gelecekte düşmesi anlamını taşıdığı için ülkeyi yöneten irade İstanbul’u başka bir ifade ile iktidarı kaybetmemek için, hukuku yasaları hiçe saydı ve seçimin yeniden yapılmasını istedi. 
***
  Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunda, belki hedefinde başkanlık vardı ancak bir sonraki seçimde başkan adayı olabileceğini tahmin etmemişti. 
  AKP ve ülkeyi yöneten irade, Ekrem İmamoğlu’nun ne 31 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kazanabileceğini ne de İmamoğlu’nun ülke genelinde halkın yüzde 50’sinden fazlasının umudu olabileceğini düşünmemişti.
Ekrem İmamoğlu, bugün gelinen süreçte 23 Haziran’da yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığının yanı sıra erken veya zamanında yapılacak Başkanlık seçiminde de Recep Tayyip Erdoğan’ın rakibidir.
***
  Ekrem İmamoğlu, dün memleketine geldi ve havalimanından direkt köyüne gitti. İmamoğlu’nu havalimanında coşkulu bir kalabalık karşıladı. İmamoğlu’nun Trabzon’a geldiği saatlerde AKP’nin Atatürk Alanında bayramlaşma töreni vardı.  Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, milletvekilleri, teşkilat mensupları, belediye başkanları, meclis üyelerinin katıldığı bayramlaşma töreni sönüktü. Vatandaş pek ilgi göstermedi. İmamoğlu’nun hava alanındaki karşılanışı daha canlı ve kabalıktı. 
  İmamoğlu’nun karşılanışı, AKP’nin yüzde 65 oy aldığı bir kentte dengeleri değiştirebileceğinin işaretini vermiştir. İmamoğlu’nu karşılayanların en az üçte birini AKP’ye oy veren eski ANAP’lılar, İyi Partililer ve MHP’liler oluşturuyordu.  
İmamoğlu’na Trabzon’da verilen destek tahminimiz odur ki, İstanbul’daki Trabzonlu seçmenlere de yansıyacaktır. Çünkü olay, particiliği aştı. Diğer kentlerin de Trabzon’dan farklı olmadığı söyleniyor. İmamoğlu, CHP’ye sıkışıp kalsaydı veya CHP’nin adayı olsaydı çoktan havlu atmıştı. Zaten İmamoğlu da bu gerçeği bildiği için yelpazeyi geniş tuttu.
  Kamuoyu anketlerinde İmamoğlu’nun 4-5 puan önde olduğu görünüyor. Anketler bir göstergedir. İmamoğlu, bu gidişle ipi göğüsleyecek gibi. İpi göğüslese de hile ile hurda ile geriye düşse de, başkanlık seçiminde muhalefetin ortak adayı olacaktır. Çünkü toplum kısa süre içerisinde İmamoğlu’na inandı ve güvendi.
İmamoğlu ile birlikte Türkiye’de çok şey değişecek ve her şey güzel olacak. 

***
  Karadeniz’le ilgili Rum-Pontus türü abuk sabuk ideolojik motivasyonlu konuşulduğunda sinirlerim geriliyor. Aptal aptal insanlar sağda solda boylarını aşan laflar ediyorlar. Bu bazen yanımda yarım yamalak İngilizce konuşulduğunda da yaşadığım bir durumdur. Konuşmasını bilmiyorsan Türkçe konuş! Çünkü tam on beş yıl İngilizce öğretmenliği yapmış birisi olarak o türden bir aptallığı yaptığım işe karşı yapılmış bir hakaret olarak algılarım. Bir şeyi ya doğru dürüst yap ya da o şeye hiç bulaşma! Şimdi Karadeniz’in tarihi ve kültürü ile ilgili ülkede var olan dipsiz cehaleti biraz olsun göğüslemek için bir kitap listesi yapacağım. Kitapların çoğunu piyasada bulmanız imkânsıza yakın. Ama yine de Karadeniz meraklıları için bir liste yayınlamakta yarar görüyorum. Birkaçı hariç hepsini defalarca okudum. Ümit ederim size de yararı olur. Şayet okuma zahmetine katlanırsanız bu ülkeyi idare ettiğini söyleyenlerin dipsiz cehaletinin de bir röntgenini çıkartmış olursunuz. En azından siyasette yaşanan hezeyanlara bir tarafınızla gülmeye hakkınız olur.
1- Anabasis Onbinlerin Dönüşü – Ksenophon
2- Mihradates – İş Bankası Kültür Yayınları
3- Karadeniz Kapadokyası – Bilge Umar (saçmalamış olsa da)
4- Son Rum İmparatorluğu – William Miller (bazı noktalarda önyargılı olsa da)
5- Pontus – Özhan Öztürk 
6- Trabzon’un İslamlaşması Türkleşmesi – Heath W. Lowry 
7- Trabzon İmparatorluğunun Tarihi – Jacob Phillip Fallmerayer 
8- Karadeniz – Neal Archenson 
9- Trabzon Tarihi – Şakir Şevket
10- Trabzon Seyahatnamesi – Heyamola Yayınları
11- Doğu Karadeniz’de Etnik Yapılanmalar – Haşim Albayrak
12- Pontos Tarihi – Minas Bıjışkyan 
13- Lazistan’a Yolculuk – Nikolay Marr
14- Jules Verne – İnatçı Keraban 
15- Doğu Karadeniz’de Osmanlı Mirası – İmparatorluktan Gelen Bir Ulus – Michael Meeker
16- Trabzon Tarihi – Mahmut Goloğlu
17- Trabzon Hatıraları – Mehmet Akif Bal
18- Trabzon İmparatorluğu Tarihi – Sergey Pavloviç Karpov
19- Rus İşgal Komutanı Minstlov’un Trabzon Günlüğü – Enver Uzun
20- Kafkaslar – Aleksanre Dumas 
21- Savaş Ve Açlar – Hasan İzzeddin Dinamo
22- Trapezunta – Joseph Mace-Scaron (Metin Kondel)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.