• BIST 96.491
  • Altın 270,238
  • Dolar 5,6126
  • Euro 6,2286
  • Trabzon 25 °C

İmamoğlu’nun posteri!

Yer KULAK

  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Trabzon Akçaabatlıdır. İmamoğlu’nun dedesinin babasının işyeri Pazarkapı’dadır. Ortahisar Belediyesi’nin Pazarkapı’da yaptığı dönüşüm projesi çerçevesinde, İmamoğlu ailesinin de arsa karşılığı orada iki dairesi vardır. 
  vvvvv-013.jpgSöğütlü’de İmamoğlu’nun dostları, hemşerileri büyük boy poster astılar. Posterde İmamoğlu’nun fotoğrafı ve seninle gurur duyuyoruz yazısı. Dün öğle saatlerinde Akçaabat Belediyesine ait bir itfaiye aracı, asılı posteri sökmek için mahalleye gelmiş. İtfaiye aracı daha merdivenlerini kaldırmadan mahalleli ayağa kalkmış.
Akçaabat Belediyesi’nde posterin kaldırılması için kimin emir verdiğini bilmiyoruz. Başkanın böyle bir iş yapacağını sanmıyoruz. Sonuçta, Ekrem İmamoğlu Akçaabatlıdır. Bir ilçeden Türkiye’nin en büyük kentine giden birinin o kentte Büyükşehir belediye başkanı seçilmesi, partili partisiz herkes için gurur kaynağı olması gerekir. Olaya siyasi gözle bakmak yanlıştır.

Farabi Hastanesi S.O.S. veriyor!

  KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Başhekimi Prof.Dr. Halil Kavgacı ve hastanenin başhemşiresi olan eşi Ayşe Kavgacı, önceki gün birlikte istifa ettiler. KTÜ rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal, vakit geçirmeden başhekim yardımcısı Prof.Dr. Yüksel Aliyazıcıoğlu’nu, Kavgacı’dan boşalan koltuğa atadı.
 farabi-hastanesi.jpg Başhekim Kavgacı’nın görevden istifasının nedeninin ekonomik kriz olduğu söylendi. Farabi Hastanesinde parasızlık nedeniyle ameliyatların bile yapılamadığı, bunun yanısıra Farabi Hastanesi’nde doktorların 5-6 aydır döner sermayeden pay almadıkları bildirildi.
  Farabi Hastanesi’nden arayan bir profesör, rektör yardımcısı Asım Ören’in başhekimin istifası sonrası yaptığı açıklamada açık olarak topu hükümete attığını öne sürerek, ‘Asım bey, Bizi yani Farabi Hastanesini hükümet batırdı, bizim bu işte bir suçumuz yok, diyor’ dedi.
  Farabi Hastanesinin önemli hocalarından biri olan isim, ‘Asım Ören, topu hükümete atıyor ama diğer yandan Farabi Hastanesinde döner sermayeden pay olacak kişilerin 5-6 aydır döner sermayeden para almadıklarını, rektör, yardımcıları ve diğer zevatın ise takır takır döner sermayeden pay aldıklarını söylemiyor. KTÜ’yü, Tıp Fakültesini, Farabi Hastanesini yerlerde süründüren isim rektör Süleyman Baykal’dır. Baykal, Üniversite rektörlüğüne Üniversiteyi frenlemek için atanmıştır. Rektör bey, eleştiriler karşısında benim hükümette kankam var, bana bir şey olmaz, diyor. Biz Baykal’a bir şey olsun demiyoruz, Üniversiteyi iyi yönetsin diyoruz’ şeklinde konuştu.
***
  Farabi Hastanesinde uzun yıllar görev yapan isim, hastaneye geçenlerde ayağı kırılan bir çocuğun getirildiğini belirterek, ‘Çocuğu maalesef ameliyat etmediler. Çocuğu hastaneye getirenin eline 700 liralık bir ilaç ve malzeme listesi verdiler. Bunları alın gelin ameliyat yapalım, dediler. Hastanede her gün bunun gibi çok sayıda vaka var. Bölgenin en büyük sağlık kuruluşu olan Farabi Hastanesi ve Tıp fakültesi maalesef kötü yönetim nedeniyle yerlerde sürünüyor’ diye konuştu. 
İsminin açıklanmasını istemeyen doktor, Farabi Hastanesi için Berat Albayrak’ın Üniversiteye geçenlerde 196 milyon lira gönderdiğini öne sürerek, bu paranın nereye harcandığının bilinmediğini de iddia etti.
***  
  Türkiye’deki üniversite hastanelerinin hemen hepsinde sorun var. Ancak, diğer üniversite hastanelerinde bu sorunlar farklı yollarla gideriliyor, giderilmeye çalışılıyor. KTÜ Farabi Hastanesi’nde ise sorunlar katlanarak artıyor. Farabi Hastanesi uzun süredir S.O.S. veriyor. Müdahale etmesi gereken rektör Baykal da anlatılanlara bakılırsa gelişmeleri uzaktan izlemekle yetiniyor ve görev süresinin dolmasını bekliyor! 

Evden eczaneye eczaneden eve!

  evden-eczane.jpgTrabzonspor eski yöneticilerinden ve divan kurulu üyesi Mehmet Ongan, hemen her sabah işyerine gelir, beyaz önlüğünü giyer, tezgahın ve bilgisayarın başına geçer. ‘Ekmek aslanın ağzında’ diyen Mehmet Ongan, ‘eskiden gezerdik, tozardık, eğlenirdik. Şimdi evden eczaneye, eczaneden eve mahkum olduk’ diyor. Akşamları, Atatürk Köşkündeki baba evinde dinlendiğini, kitap okuduğunu sabah erken saatlerde kalkıp bahçede çalıştığını söyleyen Ongan, ‘yılların yorgunluğunu böyle atmaya gayret ediyorum’ diyor. Mehmet Ongan’a sağlıklı ve mutlu yıllar diliyoruz. 

KURAN-I İngilizce öğreniyorlar!

  Yıllar önce Türkiye’den Avustralya’ya göç eden ve bu ülkede emekli olduktan sonra memleketi Trabzon’a yerleşen Ali Aşan, hemen her akşam TLYD lokalinde yakın dostlarına Avustralya anılarını anlatır.
 kurani-ingilizce.jpg Avustralya’da dini cemaat ve tarikatlarla iç içe yaşadığını belirten Ali Aşan, ‘Avustralya’da İngilizce kuran okunur. Kuranın Arapçadan İngilizceye ve diğer dillere çevrisi yapılır. Avustralya’da resmi dil İngilizce olduğu için merak edenler, Müslüman olmak isteyenler KURAN-I İngilizce olarak okurlar, anlarlar sonra Müslüman olurlar. Bizde, kuran okunuyor ama anlamını kimse bilmiyor. KURAN, Türkçe olmalı’ dedi. 
Cuma namazları dışında camilerde maaşla namaz kıldıranların arkasında namaz kılmadığını söyleyen Ali Aşan, ‘Elhamdülillah Müslümanım. Cuma namazlarına gittiğimde iki rekat kılar çıkarım. Bizim dinimizde para ile namaz kıldırma diye bir şey yok. Ayrıca bu sela işi de bana göre şirktir. Yok böyle bir şey’ dedi.
Abisi Trabzon barosu eski başkanı Şener Aşan sol kulvarda bir isimdi. Ali Aşan da, abisinin karşı kulvarında. Dini konularda epey de bilgili ve AKP’yi de destekleyenlerden.
Ali Aşan’ın dini konular üzerindeki yorumları taraftar bulur mu bulmaz mı bilemiyoruz. Aşan, ‘Ben KURAN'IN İngilizcesini de Türkçesini de okudum’ diyor…

******************

  Koca ülkeyi bir cenaze evine çevirdiler. Darbeye teşebbüs eden psikopatlar, ölenler yaralananlar, tutuklananlar, yargılananlar... Gecenin bir vaktinde okunan insanların içini burkan salâlar. Bir türlü sonu gelmeyen yalancı matemler. Çocukluğumda Zenozena'dayken yaşardım bunu. Gece vakti pardi (çakal yavrusu) bağırırdı. Anneannem gaz lambasının dibinde bir büyücü gibi; "Yakında bu köyden birisi ölecek!" derdi. Ve birkaç gün içinde de mutlaka birisi ölürdü. Onun için gece pardi bağırmasın diye dua ederdim hep. Bağırdığında parmaklarımla kulaklarımı kapatır ve "Hayır, bu komşunun yeni doğmuş buzağısı olmalı!" der kendimi avutmaya çalışırdım. Şimdi gece yarısı çığrılan bu dijital salâlarda da benzer bir hisse kapılıyorum. Yakında çok kötü şeylerin olacağının, mutlaka birilerinin öleceğinin alarmı vakitsizce okunan bu salâlar. İnsanların yaşama sevincini hastalıklı ruh halleriyle mahveden bu psikopatların deli saçması icraatlarından bıktık usandık! 
(Metin Kondel)

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.