• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 17 °C

İNSAN HAKLARI VE KARNEMİZ

Ö. Faruk Altuntaş

İnsan hakları kavramı günümüzün en çok tartışılan kavramlarından birisi. Tartışmalar bir boyutuyla kavramı geliştirmeye yönelik olabilirken, diğer bir boyutuyla kavramın içini boşaltmaya yönelik de olabiliyor.
En genel anlamda ifade edecek olursak, “insan hakları” kavramı, insana verilen değerin ve gösterilmesi gereken saygının içeriğini ve çerçevesini ifade ediyor. İnsana ne kadar değer veriyor ve saygı gösteriyorsak, insanı o denli hak sahibi görür ve bu haklara başta devlet olmak üzere herkesin saygılı olmasını isteriz.
İçinde bulunduğumuz hafta ve kutladığımız “10 Aralık İnsan Hakları Günü”, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından 1948 yılında kabul edilmesinin yıl dönümü olarak kutlanıyor.
                                                    ***
Yaşanan çağlar boyunca, çeşitli coğrafyalarda farklı halkların, gerek bireyler olarak, gerek topluluklar olarak baskıya, zulme ve sömürüye karşı verdiği binlerce yıllık mücadelenin ürünü olarak kimi temel haklar ve özgürlükleri, ilk kez 1948 yılında, farklı ulusların ortak imzasıyla tek bir metin halinde toplandı ve kabul edildi. Böylece en üst anlaşma metni olarak bu bildirgeye imza koyan devletlerin, bu metinde kabul edilen haklara saygılı olacağı taahhüt edilmiş oldu.
En genel özellik ve niteliğiyle İnsan hakları; ulus, etnik köken, din, mezhep, cins, kültür vb. hiçbir farklılık gözetmeden, sadece insan olmak vasfıyla bütün insanların doğuştan sahip oldukları varsayılan haklardır. Tek ölçüt insan olmaktır. Amaç, insanlığın maddi ve manevi değerlerini geliştirmek ve korumaktır.
En genel özellikleriyle bu haklar, durağan değil, dinamik bir yapıya sahiptir. Dünyanın dört bir yanında, binlerce, yüzbinlerce birey ve çeşitli insan toplulukları tarafından, başta yaşam hakkı olmak üzere, eğitim, sağlık, barınma, sosyal güvenlik gibi hakların geliştirilmesi; baskı, işkence ve kötü muamelenin önlenmesi; düşünce, inanç ve örgütlenme vb. hakların kullanılması için verilen mücadeleler ile gelişmektedir.
                                                ***
Ancak bilmek gerekiyor ki, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini imzalamak, bu hak ve özgürlüklerin yaşam içinde etkili biçimde uygulanması için yeterli olmuyor. İmzalamak ve kabul edildiklerini taahhüt etmek, referans alınması ve yol gösterici olması nedeniyle kuşkusuz çok önemli; ancak yeterli değil.
İmza atmanın yeterli olmadığı, bu metni 1948 yılında imzalamasına karşın yoğun insan hakkı ihlallerinin ülkemizde hala yaşanıyor olmasından açıkça anlaşılıyor. İnsan hakları karnemiz bozuk ve alınan mesafe yeterli değildir.
Zayıf durumda olan bireyi, devlete karşı korumak yerine, devleti kutsayan ve devleti bireye karşı koruyan bir yaklaşım hala egemenliğini sürdürüyor.
Düşüncelerini ifade ettikleri için tanınan ve tanınmayan pek çok gazeteci tutuklanarak yargılanabiliyor, görevini yaparak halkı bilgilendirdiği için hapis cezası alabiliyor.
Silahsız ve şiddetsiz gösteri yapmak ya da demokratik bir protesto eylemi gerçekleştirmek, hala en ağır şekilde cezalandırılabiliyor.
Hükümete muhalif oldukları için gazetelere ve televizyonlara, hatta ticari şirketlere el konabiliyor, atanan kayyumların yönetiminde hükümet çizgisine çekilebiliyor, gösterilen çizginin dışında kalanlar topluca işten atılabiliyor.  
Basın özgürlüğü alanında 2013 yılında 179 ülke arasında 154. Sıraya oturduk. Uluslararası değerlendirmelerde Türkiye, artık basının özgür olmadığı ülkeler arasında sayılıyor.
Dünya Adalet Projesine göre temel hak ve özgürlüklerin kullanımında 66 ülke içinde 58. sıradayız.
Görüleceği gibi, insan hakları karnemiz iyi değil. Sınıfta kaldığımız açıkça görülüyor. Ancak hız yetersiz ve zaman zaman geri dönüşler olsa da gemi yol almaya devam ediyor. İnsan hakları gemisinin ne kadar yol alacağı, hak ve özgürlükleri kendisi ve tüm insanlık için “insan hakkı” görenlerin vereceği mücadeleye bağlı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.