• BIST 100.001
  • Altın 235,832
  • Dolar 6,1117
  • Euro 7,1864
  • Trabzon 26 °C

İNSANLAR HAL KAPISIDIR!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Bir dönem bazı insanların birbirinin ellerini şefkatle sıktıkları, birbirine gülümsedikleri, aynı kaptan yemek yediği, aynı öğretiyi paylaştığı, birbirine sevgi ile baktıkları günler vardı.

Onlar dosttu. Onlar ekipti, ruhları birbirleri için çarpıyordu. Vaat ettikleri günler vardı.

Kadrolarda Türkiye’nin hatta dünyanın en iyi Üniversitesini bitiren işin ehli insanlar değil de, kendi el verdikleri dostlarının yol arkadaşlarının referanslarının oluşturduğu listeler vardı.

Bir şekilde tanıdığının tanıdığı da olsa onlar iş sahibi, söz sahibi oluyordu.

Sonra bir şeyler oldu ve her şey allak bullak oldu.

Bugünlerde yokluğu ve varlığı, ölümü ve hayatı, Allah’ı ve Ateistliği düşünür oldum. Kim bilir belki de bir iç hesaplaşma.

Ya da kendimi bulma yolculuğu. Bugünler böyle bir sınav yaşatıyor insana.

Soruyor insan.

Beraber yürünen yollar ve aşınan yollar neden bir gün hesaplaşma yolları olur.

Kaderden kaçılmaz.

Bazılarına göre hayatımız kaderle önceden belirlenmiştir.

Kader bence bencilliktir. Bugünlerde kaderin insanı yendiği günleri izliyoruz.

İnsan hâl kapısıdır.

Her türlü tutum, davranış ile karşı karşıya kalabilir.

Çok iyi yerlerdeyken birden yerle bir olabilirsin.

Sen günlere iyilik getirmedikçe, günler de sana iyilik getirmiyor.

Sen umutsuzluğa kapıldıkça hiçbir şeyde yolunda gitmiyor.

Yalnızsın çünkü sınırlarını birileri çiziyor.

Doyumsuzsun çünkü sonsuz olduğunu düşünüyorsun.

Neymiş insan hâl kapısıymış. Her şey insanlık için. Bir öğretmenken üstelik de hak etmeyen bir eğitimciysen bir anda bir apartman görevlisi, Biat kültürü ile bir bürokratken bir anda fişlenmiş işsiz bir şahıs olabilirsin. E mazlumun ahı meselesi gibi. Hastanelerin, otellerin, okulların varken hepsi bir anda yok olup gidebilir. Sonra da teselli türküleri okursun. Hatta gazel okur durursun.

Tüm bu okullara çocuklarını gönderen sonra da sokaklarda demokrasi adı altında naralar atanları ise hiç anlamıyorum. Hatta o okullara giden çocuklara burs verip başka telden çanları ise, hiç ama hiç anlayamıyorum.

“Ne demiş Sultanım Mevlana tut ki miras kaldı sana Ali’den Zülfikâr. Sende Ali’nin yüreği yoksa Zülfikâr neye yarar.

Tüm yaşadıklarımızdan ne anladık. Demek ki insan ilişkilerinde kalıcı olamaz. Daha iyi fırsatlarda yoldaşın seni hiç sayabilir.

Beraber çıktığınız yollar demek ki zaman içinde unutulabilir, kaybolabilir.

Atomu parçalamayı, gen haritasını çözmeyi başaran insan bir tek insanı çözememiş.

Çok şey yaşadık ve gördük. Hala yaşıyoruz. Bazen anlamlandırmaya bazen de izleyerek anlamaya çalışıyoruz.

Tüm bu yaşanılanlar eğer determinist (her şeyin önceden belirlenip bir sebebi olduğunu savunan doktrin) bir olay ise o zaman ısrarcı olmaya ne gerek var.

Sanırım bu durumda “kaderci” olmakta fayda var.

Zaten istenilende bu değil mi?

Yüzünüzdeki maskeleri çıkarın.

Çünkü maske insanları kandırandır.

İnsan hâl kapısıdır kibirlenme. Bugün bey yani buyuran iken yarın buyrulan olabilirsin.

 

 

 

   

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.