• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Trabzon 15 °C

İşgal yıllarından bugüne Trabzon!

Hasan Kurt

Sebahattin Özel, Milli Mücadelede Trabzon adlı eserinde, 1916 yılında Trabzon’u işgal eden Rusların tahribatını şöyle anlatır;
‘Ruslar top çekimi ve benzeri hizmetlerde kullanılmak üzere Trabzon’a getirdikleri binlerce at için Kavakmeydanı ve Değirmendere semtlerinin açık mahallelerinde ahırlar yapmışlar, bunların yetmemesi üzerine evlerle birlikte birçok cami ve mescidi ahır olarak kullanmışlar: Çarşı cami de erzak ambarı haline getirilmişti. Camilerin bütün eşyaları çalındığı gibi, minberlerine varıncaya kadar ahşap kısımları odun olarak kullanılmıştı. Kelime-i tevhitler parçalanmış, duvarlarına Rusça yazılar yazılmış, Türk kadınlığını tahrik eden resimler yapılmıştı. Minarelerden bazıları kırılmış, bazılarının çok değerli olan oymalı şerefeleri parçalanmıştı. Ruslar bütün bu rezaletleri türbe ve mezarlıklar için de uygulamışlardı. Özellikle Yavuz Sultan Selim’in İmaret Cami Şerifi yakınında defnedilmiş Gülbahar Sultan’ın türbesini soymuşlar, ahır haline koymuşlar. Türbenin pencereleri tel kafesleri parçalanmış, duvarları kurşunlarla delinmiş. Define olduğu zannıyla Gülbahar Hatun’un mezarı alt üst edilmişti… Ruslar şehir içinde iskele yanındaki mezarlığın taşlarını tamamen kaldırarak içine bir tiyatro binası inşa etmişler, servi ağaçlarını da yok etmeye başlamışlardı… Rum evlerinin çoğu, kayaların dibindeki Rum Kilisesi, Rum mektebi, Rum mezarlığı şehrin en düzenli ve el değmemiş binaları olarak kalmışlardı… Trabzon ve yöresinde işgal dolayısıyla halkı göç eden köylerden eser bile kalmamıştı…’

***

Mezarlık, türbe, eski konakların yağmalanması yalnız işgal yıllarında olmadı. Trabzon, asırlar boyu bu tür tahribat ve yağmalama ile karşı karşıya kalan bir kenttir.

İşgal yıllarında meydana gelen bu menfur olaylar ne yazık ki daha sonraki yıllarda da devam etti. Rus işgali sırasında yıkılmayan, yağmalanmayan gayrimüslimlere ait mabetler, yapılar daha sonraki yıllarda yıkıldı, yağmalandı. Yağma ve tahribat işlemi ne yazık ki günümüzde bile devam ediyor.

Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve daha onlarca ülkede yaşananlar ortada.

***

Rus işgalinde Trabzon’un epey tahrip edildiği doğrudur. Ancak, tahrip edilmeyen günümüze kadar gelen onca eser de var. Her ne kadar o günlerde camiler tahrip edilse de yıkılmamış. Kiliselere ise dokunulmamış.

Peki bizim dedelerimiz ne yapmış? İşgalden 20 yıl sonra Trabzon merkez ve köylerindeki kiliselerin yüzde 99’unun anasını ağlatmış, yerle bir etmişler. Bu yıkım daha sonraki yıllarda da devam etmiş.

Ruslar, Trabzon’daki bazı mezarlıkların altını üstüne getirmiş. Biz ne yapmışız, kent içerisindeki asırlık Müslüman Mezarlıklarını ortadan kaldırmışız.

Boztepe yamacındaki Kızlar Manastırına Ruslar dokunmamış, bizim büyüklerimiz talan etmişler. Şimdilerde ise yıkıp, talan ettiğimiz o manastırı yeniden restore etmeye çalışıyoruz.

Rus işgali yıllarında depo olarak kullanılan Ayasofya Kilisesi-Camisini 1950’li yılların sonunda müze haline getirmişiz. Tarihi yapı onarılmış. Sonra da müzenin şimdilik bir bölümünü yarın da muhtemelen tamamını cami haline getireceğiz.

Şimdi soruyorum, bizim işgalden sonra bugüne kadar yaptıklarımızla işgal sırasında tarihi mekanlara, evlere, mabetlere yapılanlar arasında çok fark var mı?

İşgalciler de yıkmış biz de yıkmışız veya dönüştürmüşüz.

Ve daha da beterini yapmışız! Kentlerimizi, ilçelerimizi, köylerimizi betonlaştırmışız!

***

Geçen haftaki nostalji yazıma epey yorum gelmişti. Kimi okur, haftada bir gün Trabzon’un geçmişi ile ilgili iki satır yazmamı istiyor. Bir okurda, Zağnos deresindeki bir evin bahçesinde gördüğüm zeytinyağı değirmeninin, şıra yapımı için kullanıldığını söyledi. Şıranın, üzümün ezilmesi ve suyunun çıkarılması ile üretildiğini biliyorum. Belki de o taş değirmen şıra yapımı için kullanılıyordur, bilemiyorum. O taş değirmenin sahibesi, orada zeytinyağı yapıldığını söyledi.

Bu haftalık bu kadar!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.