• BIST 95.020
  • Altın 254,615
  • Dolar 5,7314
  • Euro 6,4714
  • Trabzon 27 °C

İŞKENCE

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

  Mezar taşıma şunu yazın: Burası ismi suyla yazılmış birinin kalıntısıdır. JOHN KEATS
  Ne yaparsan yap; İyilik ya da kötülük. Mutlaka ölümü tadacaksın.
Ne yaparsan yap, gizli kalmaz. Gecenin zifiri karanlığında, gizlilikle yapılan her şey gün aydınlığında mutlaka açığa çıkar.
Çok sevdiğim bir hikâye vardır. İyilik ve kötülüğü anlatır. Aklını ve kelimelerini konuşturan Halil Cibran’a ait bir hikâye “Bir gün iyilik ve kötülük denize girmeye karar veririler. Ve elbiselerini çıkarıp sularda yüzerler. Bir süre sonra kötülük kıyıya çıkıp iyiliğin giysilerine bürünüp yoluna devam eder. İyilik denizden çıkıp kendi giysilerini bulamayınca çıplak yürümemek için çaresizlik içinde kötülüğün giysilerini giyer. O gün bugündür insanlar onları birbirine karıştırır. Ancak içlerinde iyiliğin gözlerinde ki ışıltıyı bilen bazıları vardır ki elbiselerine bakmaksızın onu tanırlar. Ve yine kötülüğün yüzünü ve gözlerini tanıyanlar onun elbiselerine bakmaksızın gözlerindeki kötülüğü görür”  .  
   12 Eylül askeri darbesinin bilinen isimlerinden Mamak Cezaevi Müdürü Emekli Albay Raci Tetik 88 yaşında yaşamını yitirdi. Düzenlenen cenaze töreninde işkence mağdurları protesto gösterisinde bulundu.
   Mamak cezaevinde İnsanlık dışı uygulamaların sorumlularının başında sayılan ve “gestapo” namıyla ün salan Tetik, zamanında işkence, tehdit, görevi kötüye kullanma, cinayet suçlarından hakkında yargılanma istenmiş olsa da suçlamaların zaman aşımına uğraması sebebiyle takipsizlik kararı alınmıştı.
İnsanlığını vicdanını kaybeden işkencecileri filmlerde dahi izlemeye dayanamazken, tırnakları çekilen, elektrik verilen, çivi çakılan eller, gözleri oyulan hayatları çoğumuz dinlemişizdir.
Sanırım insanların kaderini karakterleri belirliyor.
İşkenceci olmak karakterle alakalı bir durumdur. Karakteri acı çektirmeye meyilli olmayan birisi bu işi nasıl yapsın?
Kötülüğü bile “iyi” yapan adamlar var. 
İşkence kötülüktür. 
İşkence insanlık dışı bir harekettir. 
İşkence acıdır. 
İşkence eziyettir. 
İşkence bilinçli yapılan azaptır.

İşkence yapılan insanların çığlıkları, çırpınışları sarılmayan yaraları, işkenceciye nasıl bir ruh hali bırakır?
Etkilenmesi gerekir diye düşünürken, etkilense işkence eder mi diye düşünüyor insan.
   İnsan öldüğünde bile tabutunun başında karmaşa çıkıyorsa, yaşarken yaşattıklarıdır onu son yolculuğunda dahi rahatsız eden.
Ölümün bile hayırlısı istenir. Yoksa herkes için gerisi toprak ve ot. 
Ölünün ardından hayatı boyunca yaptıkları, geride kalanlar tarafından bir film şeridi gibi anlatılır.  Genelde yaptığı iyilikler hatırlatılır. 
  Vedada bile insanlara acı çektirmek nedir ki?
Sanırım son seslenişte bile “helal olmasın” haykırışının çığlığıdır. 
O yüzden kalp kırıklığı tamiri olmayan bir hastalık. 
Kim bilir ne hikâyeleri bitirdin.
Ama senin hikâyende bitti işte!
Acaba! Hiç keşke dedin mi?

Yasaklardan muzdarip 80’lerde ergenlikle tanışan ya da çocukluktan sıyrılmaya çalışan bizim nesil, kendi çocuklarımıza hayır kelimesini öğretmedik. Yasak getirmedik. Yasaklamadık. Çünkü bizler ve özellikle o dönemin gençleri ağabey ve ablalarımız hep engellendi. Özgürlük ve mutluluk değerlere sahip çıkarak karşılığında işkence görerek elde edilen değil, talep edilirse işkenceye gerek görmeden elde edilendir. Özgürlükleri için, düşünceleri için onlarca insan işkence gördü. Hatta öldürüldü.
İnsan dehşeti içinde onlarca anılar yok oldu.
İşkenceyle yaşanılanlar anlatmakla bitmez. Bu konuda yüzlerce kitap yazıldı, film çekildi. Tanıklar dinlendi. Belgeseller yapıldı. Hatta işkence görenlerle röportajlar yapıldı.
Birçoğu sadece düşüncesinden, etnik kökeninden, mezhebinden suçsuz yere acı çekti. 
Ama hayat çekene de çektirene de bir son hazırlıyor adı “ölüm” olan. 
“ Ne zaman elektrik verilse
Bedenimin tek bir hücresine
Aydınlanıyor yurdumun
Lambasız bütün evleri” diyor SUNAY AKIN

Ya da Rahmetli Ozan Arif’ten “Kimi vurdu kimi baktı seyrime/ Cop izleri oluk oldu böğrüme/ Sigaranın ateşiyle bağrıma/ Çökerek yaptılar benim sorgumu…”
Benim keşkem, bu yazıya dair, bir ölünün ardından İşkencesinden değil de, adaletinden, doğruluğundan, iyiliğinden söz ediyor olsaydık olurdu.
Allah her şeyi bilen ve görendir. Bize şah damarımızdan bile yakın olandır. Her şeyin tanığı odur. 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.