• BIST 104.142
  • Altın 162,619
  • Dolar 3,9484
  • Euro 4,6313
  • Trabzon 17 °C

İstanbul Ve Babam

Mehmet Kuvvet

Şehre yağmur yağdığı vakit,

Babam yüzünü avuçları arasına alır, izlerdi.

Yağmur ve babam...

O vakit, ne çok benzerlerdi.

Babam erken büyümüş bir adamdı.

Yaşından değil, yaşadıklarından.

Nasırlı ve de kederli öyküler taşırdı avuçlarında.

İki yakası bir araya gelmek bilmezdi.

Biraz İstanbul gibiydi benim babam.

Yine de evinden gülüşünü,

dilinden mavi türküsünü eksik etmezdi.

Yamalı hayalleri olmak bilmezdi.

Ama velakin,

onlardan da vazgeçmezdi.

Çorak toprakları şımartan su gibiydi babam.

Çiçeği severdi.

Ve de üveyikleri.

Derin ahların,

cümle kapısıydı babam.

Sorsam mevsimini,

Gönül hangi mevsimi yaşıyorsa,

Ömür onu yaşar derdi.

Babam bize yaz,

Kendine kış idi,

En çokta sırtımdaki dağ idi…

 

                        Seçil OĞUZ

 

Hüzün Damlası

Bakıp bakıp iç geçirdiğim yalnızlığım

Hüzünlü orospuluklarım vardı benim

Bir de kuş cıvıltılarıyla uyandığım hayallerim

Bir serçenin koynunda uyanıp

Ağıllar dolusu ağlamışlığım

Uzatsam elimi tutardım belki de

Geride her şeye geç kalmışlığım



                                   Günay Akkılıç

 


 

Yarım Kalmış

 

Herkes ölüyor bir şekilde

Kimisi düşlerde boğuluyor

Kimileri kurşunlar içinde

Bazen bende

Hatta çoğu sabah

Rüyadan kalma kokunla uyanırken

Korna sesleriyle

Kapıdan geçen Trabzon plakalı dolmuşların

Öyle sana giderken ki içtenliğiyle

Hayal ürünü gibi oluyor koca şehir

Sonu sana çıkıyor bütün duygularımın

Her sabah diyorum işte

Her sabah idamlık gibi

Tam saat beşte

Hele de gecesi ağır geçmiş bir sonbahar sabahıysa

Geceden yarım kalmış iki cümle duruyorsa

Yastığın yanındaki nemli kâğıtta…

 

Yusufhan Baycan

(Sevmek Şiire Benzer adlı kitabından)


********

Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum

'İçtenliğin' ya da 'dünya görüşünün' kirletmediği

Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum

Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları

Vitrin camlarına yansıyan yüzlerde

Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar

Hâlâ bir umut var mıdır

Çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde

Ne çıkmaz sokaktayım ne de mutsuz

Sadece rüzgârlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar

Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken

Kış güneşinin mutlu ettiği bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız

Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim

Senin ve benim, yani bizim için…

Murathan Mungan

 

 

 

Ölümün Ardından… Vasiyet

“Ya yazık millet ölüp gitmiş, ne absürt fotoları düşüyor basının eline. Arkadaşlar vasiyetimdir: başıma bir şey gelirse ve bu basına haber olursa sakın benim kırmızı gözlü, kayık bakışlı bar fotoğraflarımı vermeyin kullanmaları için… Yemin ederim iki elim yakanızda olur, bilesiniz. Şu arkamda martı duran profil fotomu verin mesela, zaten herkese açık. Bunun dışındakiler aramızda ona göre!” Dilek Aydın

************

            mare nostrum

 

aşk olsun sana çocuk, aşk olsun

acıyorsam sana anam avradım olsun

 

elbette türkiyede de en uzun koşuysa devrim

o, onun en güzel yüz metresini koştu

ilk o fırladı lüverden en sekmez mermisiynen

en hızlısıydı hepimizin,

ilk o göğüsledi ipi...

 

acıyorsam sana anam avradım olsun,

ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun

 

(Can Yücel’den Deniz Gezmiş’e)

 

 

 

 

eşdeğeriyle yan yana yürürken

cehennem sokağında birey olmak,

ve en inceldikten sonra

ilkel sözcüklerle konuşmak seninle.

 

saat beş nalburları pencerelerden

madeni paralar gösteriyorlar,

yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık,

bir ovanın düz oluşu gibi bir şey.

 

hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka;

keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

 

cemal süreya

 

 

 

seni saklayacağım inan

yazdıklarımda, çizdiklerimde,

şarkılarımda, sözlerimde.

 

sen kalacaksın kimse bilmeyecek

ve kimseler görmeyecek seni,

yaşayacaksın gözlerimde.

 

sen göreceksin, duyacaksın

parıldayan bir sevi sıcaklığı,

uyuyacak, uyanacaksın.

 

bakacaksın, benzemiyor

gelen günler geçenlere,

dalacaksın.

 

bir seviyi anlamak

bir yaşam harcamaktır,

harcayacaksın.

 

seni yaşayacağım, anlatılmaz,

yaşayacağım gözlerimde;

gözlerimde saklayacağım.

 

bir gün, tam anlatmaya..

bakacaksın,

gözlerimi kapayacağım..

anlayacaksın.

 

özdemir asaf

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.