• BIST 82.465
  • Altın 147,626
  • Dolar 3,7852
  • Euro 4,0442
  • Trabzon 11 °C

İstediğini Söyleyen, istemediğini duyar…

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

“Milli benliğini bulamayan milletler, başka ülkelerin şikârıdır.”M. Kemal Atatürk

 

İnsanoğlu yaşam karşısında bazı yara izlerinin esiri olur. O izleri gördükçe insan, yarayı açan iz karşısında ya küçülür ya da büyür. O iz onun unutulmazıdır. Hani bir söz vardır “yara izi, yarayı açandan daha etkilidir” diye… Bu sözde anlatılmak istenen;ize baktıkça hep yaşanılanları hatırlamaktır.

İnsan olumlu davranışları ve zaaflarını yaşamdan öğrenir. Karakter dediğimiz özyapı yaşam ve yaşanmışlıkların yansımasıdır.

Eğer bir insan kendisine saygı duyarsa etrafı tarafından da sayılır ve sevilir. Korkunun ve gücün teslim aldığı insanların saygısı ise halk arasında başka bir ifade ile adlandırılır ama bugün onu yazmak istemiyorum.

Son günlerde ne çok sahte sevgi sözcükleri ya da sözde bağlanırcasına seven ama aslında gücün esiri olmuş, bağımlı insanlarla karşılaşıyoruz. Eleştiriyi asla kabul etmeyen bu tarz insanlar önyargı, korku ve kendilerini sınırlayan bir fanusun içinde yaşıyorlar. Kendileri gibi olmayanları ötekileştirip, ötekileştirdiklerinin de sözlerinin doğruluğunu araştırmadan bizden değilsin diyerek farklılaştırıyorlar.

Oysa ki, toplum tarafından kabul edilmek için herkesin gönlünü hoş tutmak gerekir. Eğer bir ülkenin idarecisi isen; görevin gereği gönlünün büyük ve kabul eden olması gerekir.

Gereksiz ve abartıdan kaçınma işlemi zarafettir. Yaşamla yüzleşip, bunun karşısında ölçülü olabilmektir zarafet. Başka düşüncelere saygı duyabilmektir. Nazik olabilmektir. Zarafet karşındaki kişiye sevgi ve saygıyla bakabilmektir. Hoş görmektir. Başkalarını aşağılamamaktır. Kibirden uzak olmaktır.

Geçenlerde bir yazımda tecrübeli ve zarafet sahibi insanların devlet makamlarında yerlerini almaları gerektiğini belirtmiştim. Çünkü onlar arabulucudur demiştim. Eğer Danıştay töreninde güngörmüş, ileri gelen ya da arabulucu vasfını taşıyan birileri olsaydı Türkiye istenmeyen manzaralarla karşılaşmazdı. TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun konuşmasına tepki gösteren Başbakanın, Feyzioğlu’nu “edepsizlikle “suçlaması ve salonu terk etmesi hiç de şık olmayan bir davranıştı. İstediğini söyleyen, istemediğini duyar.

Başbakana göre siyasi bir konuşma yapan Sayın Feyzioğlu’nun üslubu bence nezaket içeren bir üsluptu. Seçim sürecinin sürece uygun işlemesini arzu etmek, adayların birbirini kucaklamasını istemek ve elbirliği çağrısında bulunmak kadar samimi bir düşünce neden bu kadar tepki görür sizce? Tabii ki asıl sebep başka? Ama resim karelerinden görmemiz gereken kare de bu değildi sanırım… Van ile ilgili eğer yanlış ya da eksik bir durum varsa o zaman çıkar kürsüde ülkenin başbakanı sıfatı ile doğruları açıklarsınız. Hakaret ederek, insanları sindirerek nereye kadar gideriz meçhul. Maalesef hukuka dair hiçbir şey duymak istemeyen ve bunu da ifade eden bir başbakanımız var.

Sayın başbakanın bu kadar gergin olmasının altında yatan sebebin ne olduğunu bilmiyorum fakat bildiğim bir konu varsa, oda hiç de alışkın olmadığımız bir üslupla bir yaklaşım sergilenmiş olmasıdır. Sonrasında daha da içler acısı bir açıklama yapıp; “Sen dedenin hesabını ver” demiştir. Ne zamandır insanlar geçmişleri ve ataları ile yargılanıyor. O zaman devlet kabinesindekilerin hepsi pürü-pak mıdır diye sormak isterim? Yoksa bugünün dokunulmazlık zırhı ve anlayışı geçmişi, bugünü ve yarını da mı temizliyor?

Allah bize irade diye bir olgu bahşetmiş.  Kendi kendine karar verebilme yetisi. Bu çok önemli bir olgu; Bireyin düşünce ve hareketlerinde kendi başına karar verebilmesini yani özgürlüğünü öngörür. Keşke Sayın Başbakan karar verip o ortamda karşısındakini dinleyip saygı duyabilseydi, konuşmasaydı ya da hissettiklerini hayata geçirme yetisini erteleseydi. Cumburbaşkanlığı seçimi öncesi gerginliği tırmandırmak ve ortalığı karıştırmak ne demektir ben bilmem ama sanırım siyasi bir dili vardır. Eğer sindirme diye bir başlık altında bu olaylar yapılıyorsa ve demokrasiden bahsediyorsak bu yaşanılanlar hiç de etik değildir. Bu ani çıkışlar acaba hangi korkunun tetiklenmiş halidir?

Bugüne kadar attığı adımların anlamını, emeklerinin boşa gitmemesi gerektiğini umarım Sayın Feyzioğlu ve başbakan da biliyordur. İnsanı zora sokacak, davranış ve sözlerden kaçınmak gerekir. Vatandaş gerginlik değil, huzur arıyor. Bu yaşanılanların perde arkasında bence Sayın Haşim Kılıç’a kızıp, öfkeyi Sayın Metin Feyzioğlu’ndan çıkarma görüntüsü vardı. Yani dolaylı yolla bir ima ve uyarı söz konusu gibiydi…

Cübbeyi giyenlerinde güvenilir olması ve adaleti uygulamada herhangi bir zaafının olmamasıdır as olandır. Cübbeli bir hâkimle, cübbesiz bir hakimin vereceği karar aynıdır, değişmez. Şekil değildir; İnsanı önemli yapan. Ama son günlerde ne çok görür olduk cübbeli insanları. Sokakta, otobüste her yerde;  Oysa ki, cübbe makamı ve korumayı işaret eder. Cübbesini giyip törenden sonra kepini fırlatan ve cübbesini hemen çıkaran çocuk nasıl ki; artık bağımlı olmadığını ve özgürlüğüne kavuştuğunu ifade ederse hukuk adamlarının da eğer niyetlerinde siyaset varsa cübbelerini çıkarmaları gerekir. Sayın Feyzioğlu’nun ise bu adaba aykırı bir hareket edeceğini düşünmüyorum.

Sinirleri ayakta olan, sinirleri bozulan, sinirleri gergin olan, sinirleri oynayan halk ve siyasetçilerimize derim ki; soğukkanlı olmalısınız. Ferahlamalı ve sakinleşmelisiniz. Davranışlarınızı ve kendinizi kontrol altında tutmalısınız.  Kendi hesabınız için hiddetlenmek zarardır. Sonradan pişman olacağınız her davranış ve sözden sakının.  

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
  • Antalya’da sabah sporu!
  • Metin Kara’yı topa tutacak!
  • TBMM’deki oylama MHP’nin geleceğini belirleyecek!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.