• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 16 °C

İSYAN!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Arkadaşlarım bilir çok severim Halil Sezai’yi.

Yapılacak doğum günü sürprizleri, gece eğlenceleri eğer benim içinse Halil Sezai ekseninde dolanır.

Hele bir de “isyan” şarkısı çalarsa mikrofon bana uzatılmadan olmaz…

Evet ne diyor şarkının sözlerinde “İçim yanar, içim kanar da isyan! Geriye bir avuç yalan.”

Şarkı aşk şarkısı ama sözler günümüzü anlatan ince dokunmuş kelimelerden oluşuyor.

Kimsenin yalana, talana, haksızlıklara, hırsızlıklara, ölümlere, tecavüzlere isyanı yok.

İsyan arıyorum ama yok.

İnsanların artık tek derdi var. Günü kurtarmak.

İnsanlık dışı bir süreçten geçiyoruz. Dostluklarımız, arkadaşlıklarımız, sevmelerimiz hep yalan.

Senaryosu çok kötü olan bir filmin figüranları haline geldik. Başroller belli. Onları hep iyi gelecek bekler ya peki ya bizleri.

Nejat Uygur’un hayatını okudum. Yaşarken çok da sevdiğim ya da koşa koşa oyunlarını izlemeye gittiğim birisi değildi. Allah rahmet eylesin. Ama okuduğum şu satırlar var ya beni utandırdı.

“Biliyorum bana değil bu kalabalık; Kapılardan taşan kalabalık. Gelen meşhurları görmek için. Bak o da burada aaa o da şurada deyip beni musalla taşında unutanları görüyorum. Ve duyuyorum. İmamın nasıl bilirdiniz diye sormasını bir kişinin bile korkusundan kötü diyemediğini duyuyorum. Ve ‘ben’ dayanamam deyip mezarlığa gelmeyenleri de duyuyorum. Şaşkınlığım yağıyor toprağın altından gökyüzüne. İlk defa içten ağlıyorum işte ilk o an. Ve sonra aklıma geliyor özlüyorum komik elbisemi sonra bir üzüntü başlıyor içimde vefasızlığıma kızıyorum. Çünkü seyircilerime haber vermeden gidişime kızıyorum. Ve sonra her kul gibi sevabımla günahımla Allah’ıma sığınıyorum.”

Bizler günümüzü değerlendirmeyi unuttuk.

Bizler birilerinin yani bizi idare edenlerin dertlerini sırtımıza yükler olduk. O meseleler benim meselem değil ki.

Bana ne. Seçilmiş olan sensin ve layık olduğunu gösterecek sensin. Niye sana boyun eğmeler.

En son günün olduğunu düşün. O dertlerini yüklendiğin, tasa ettiklerin yanında olacak mı? Seni teselli edecek mi?

O zaman bana ne onların meselelerinden.

Ben halkım.

Günlerime sevgi, huzur ekmeli onlar.

Umudunu toplayacak ben olmalıyım.

Neden hep gam, tasa, endişe, hüzün topluyorum o zaman.

Karanlıkları, umutsuzlukları, korkuları yaratanlar kimlerdir?

Her şeyin alınıp satıldığı, hırs ve heveslerin birilerinin elinde olduğu bu günlerde figüran olan bizlere verilen kısa rollerde niye hep bize biçilen rol hüzün ve tasa?

O yüzden “Benim bu derdim ne yağan yağmurda, ne yalancı sonbaharda, ne bomboş sokaklarda”

İsyanım var.

Cemil Meriç’in dediği gibi: “Çok zaman kaybettim.”

İsyanım var. Zamanımızın boşa geçmesine.

Amin Maalouf’da, “Hayat başlar ve biter! Nerde başlayıp, nerede sona erdiği değil, İkisi arasına neler sığdırabildiğin önemli”

İsyanım var. Hayatımı bana yaşatmayan sisteme.

İsyanım var. Masalımı ben yazamadığım için.

İsyanım var. Hayatta hepimiz var olamadığımız için. Biz kavramını yitirdiğimiz için.

Cemal Sürayya, “Kimse benimle oynamıyor diye ağlayan çocuk. Sen büyü hele! Bak ne oyunlar oynanacak seninle…

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.