• BIST 106.885
  • Altın 269,838
  • Dolar 5,6944
  • Euro 6,2951
  • Trabzon 16 °C

İYİ SONUÇ

Ali Osman Aktaş

Son iki sezondur Trabzonspor zaten şampiyon takım gibi oynuyor tribünler de bu şampiyon takımı en güzel şekilde destekliyordu.

Üç İstanbul takımının da ağdalı, sancılı ve sıkıntılı futboluna rağmen Trabzonspor akıcı, sağlam ve göze hoş gelen futboluyla şimdiden şampiyonluğun en güçlü adayı görünümündeydi.

Onu da olsa olsa bu sene bir tek Fenerbahçe zorlar.

Ama en güzeli de Trabzonsporlu futbolcuların oynadıkları bu çağdaş ve tiki taka futboldan zevk alıyor olmalarıydı.

Maçın hemen başında Sturridge'den Premier Lig tarzı tek vuruşla gelen gol tribünlerce özlemle beklenilen Sturridge Dansına nihayet Akyazı Şenol Güneş  Stadı'nda hayat buldurmuş bütün tribünler gözyaşı eşliğinde dansına ortak oluyordu.

İlk goldeki Sörloth - Sturridge ortaklığı ikinci golde  bu sefer Sturridge - Sörloth ortaklığıyla sürdü.

Ama ikinci golde Sturridge'in ceza sahasına gönderdiği o pas Sörloth'un attığı gol kadar güzeldi.

Ne yazık ki bilindik bir gerçek var ki Trabzonspor'a attığı erken goller iyi gelmiyor.

14 dakikada gelen iki erken gol Trabzonsporu durdurup Gazişehir Gaziantep takımına canlılık getirmişti.

Şampiyonluğa oynayacak bir takının atanı kadar tutanı da iyi olacak.

O, ilk 20 dakikadan sonra önce Trabzonspor’u durdurup sonra da bastıran Gaziantep'in iki kritik pozisyonunda kaleci Uğurcan mükemmel refleksiyle topun ağlara girmesini önlüyordu.

Ancak bu Gazişehir golü de defansın hatasından bulabilir dediğim anda da 54. dakikada Jefferson Gaziantep'e hem umut hem de direnç getirecek golünü Trabzonspor ağlarına bırakırken farkı da bire indiriyordu.

O golden sonra da Gaziantep takımı Trabzonspor'un yarı sahasından çıkmadı.

Bu anlarda ise Trabzonspor  kontraatağa çıkarken rakibin taktik faullerini hakem Özgür Yankaya bir türlü çözemiyor Trabzonspor atağa çıkamadan da faulle durduruluyordu.

Ama sahada Türkiye Liglerinin futbol ustası ve mekanın gerçek kralı olan biri vardı.

Kaptan Ernesto Josa Sosa.

Takımının  bunaldığı ileri çıkamadığı anlarda 30 metreden öyle bir şut çıkardı ki hem maçı bitiren hem de  Gazişehir'in bütün umutlarını yıkan golünü de 75. dakikada atıyordu.

Yusuf Sarı'nın attığı gol ise maçın skorunu belirliyordu.

4-1.

Herhalde şu anda Gazişehir takımı Antep'e dönerken kafalarında bir tek soru olacaktı. O kadar iyi oynarken Trabzonspor'u da bu kadar kötü bir şekilde kendi sahasına hapsetmişken nasıl oldu da 4 golü birden kalelerinde gördüler onu düşünüyorlardı.

Futbol artık böyle.

Oyunda kim ne kadar süre üstünmüş kim ne kadar çok pas yapmış hiç önemli değil. Hatta geçerli bir kural bile değil.

Çağdaş futbolda oyunu efektif oynamak var artık. Topu kaptığın anda ileri çıkıp da  golle dönüyorsan gerisi önemli değil.

İşte o yüzden bilmem yüzde kaçla oynanmış da kim ne kadar çok pas yapmış da gol atamamış bunlar artık önemsenmiyor. Değere de alınmıyor.

Ve Trabzonspor da bu efektif futbolu sonuca dönük futbol olarak şu an en iyi oynayan Süper Lig ekibi.

Maçın kahramanı Jose Ernesto Sosa ve Uğurcan Çakır idi.

Kötüsü bana göre Abdülkadir Parmak idi.

Sahada sadece 54. dakikada şut çekerken görüldü.

O kadar.

Hakem Yankaya rakibin eline çarpan topu VAR'da inceleyebilirdi.

Yalnız Gazişehir'de bir Pavlovski var ki tam futbolcu.

Sumudica onu niye yedekte tuttu bir türlü bilemedim.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.