• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Trabzon 7 °C

Kaba Kuvvet...

Şener Eyüboğlu

Kaba kuvvet ki şiddet olarak ta niteleyebiliriz, “temel dürtü” ve/ veya “varoluş gereği” savunma veya karşı savunma dışında başkası/ başkaları üzerinde otorite sağlamak için uygulanan zarar vermeye yönelik psikolojik bir davranış türü olarak tanımlanıyor.

Kaba kuvvet, bizim toplumumuzun yabancısı olduğu bir görüntü olmamanın ötesinde yaşamım farklı alanlarında her gün yaşanan bir olgudur.

Kaba kuvvet, yaşandıkça, tanık oldukça “öğrenilen” ve “benimsenen” bir davranış biçimidir.

Kaba kuvvet öğrenimi toplumumuzda aile içinde başlayarak, okulda kışlada, işyerinde, sokakta devam eden bir süreçtir.

Toplumumuzdaki gibi kaba kuvvetin özdeyişleriyle, atasözleriyle olağanlaştırdığı bir başka ülke yeryüzünde yoktur sanırım.

”Dayak cennetten çıkmadır!”

“Kızını dövmeyen dizini döver!”

“Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin!”  “Babanın/ananın vurduğu yerde gül biter!”

Öğretmene/ustaya: “Eti senin, kemiği benim!”

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdirden anlamayanın hakkı kötektir!” “Testi kırıldıktan sonra dayak kaç para eder?”

Bu özdeyişler/atasözleri çoğaltılabilir.

Buna gerek yoktur, çünkü kaba kuvvet uygulayıcılarının bu suçu işledikten sonra ileri sürdükleri gerekçelerin her biri bu dağarcığa yeni bir katkıdır.

Fakat anlaşılmaz olan aile içinde çocuğa, okulda öğrenciye, orduda askeri intihar etmeye kadar götüren kaba kuvvet ya da spor alanlarında, sokakta, karakolda, mecliste ve özellikle geçen hafta Ankara’da yaşanan müdahale ve gözaltına alma sırasında tanık olunan kaba kuvvet karşısında duyulan şaşkınlıktır.

Ezelden beri toplumumuzun ayrılmazlarından biri olan kaba kuvvet gerçeği karşısında şaşkınlığa düşmek, kimse kusura bakmasın, insanın içinde var olan kaba kuvvet duygusunu saklamaya yönelik bir sahtekarlıktır.

Toplumun, bir davranış biçimi olarak derinliklerine uzanmış olan kaba kuvvet  olgusunu köklerini kurutmak için sivil bir seferberliğe gereksinim vardır.

Az sayıdaki sivil toplum kuruluşunun bu alandaki özverili çabaları toplum tarafından yeterince desteklenmemekte, dolayısıyla siyasal kurumlar bu yönde harekete geçirilememektedir.

Son olarak burada iktidarı kaba kuvvet konusunda görevimiz olduğu için uyarmak istiyorum.

Toplumda devlet kaynaklı kaba kuvvet, gizli güç olarak var olan karşı kaba kuvvet damarlarını besler.

Bu, diyalektik bir süreçtir.

Her olgunun kaçınılmaz olarak kendi karşıtını yarattığı gibi, kaba kuvvet de kendi karşıtını yaratır.

Bir toplumsal gerçeklik olarak kaba kuvvetten arınmak uygarlaşmanın ilk adımlarından biridir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.