• BIST 106.991
  • Altın 151,480
  • Dolar 3,6710
  • Euro 4,3144
  • Trabzon 18 °C

Kadın cesedinin akıbeti!

Kadın cesedinin akıbeti!

Yaklaşık bir ay kadar önce idi.

Trabzon Beşirli sahilinde deniz kenarında kayalıkların arasında bir kadın cesedi bulunmuştu.

Gazeteler, yerel TV’ler, internet siteleri bu haberi duyurmuştu.

Muhabirlik yaptığımız dönemlerde, haber takibi yapardık.

Önemli haberlerin devamını getirirdik.

Şimdilerde özellikle yerel gazetelerin haber merkezlerinin, muhabirlerinin böyle bir derdi ve de sıkıntısı yok.

Genelde kopyala yapıştır ile durumu idare ediyorlar.

Ara sıra da iki özel haber.

Gazetelerimizin hemen hepsinde aynı haberler.

Gerçi, Trabzon gibi kentte her gün çok ta farklı haber üretmek gerçekten zor!

Ama yine de araziye çıkan muhabirler, bir şeyler üretiyorlar.

Onların hakkını yememek gerekiyor.

Neyse gelelim, Beşirli sahilinde bulunan kadın cesedinin akıbetine!

Geçenlerde, Belediye’de görevli bir tanıdık, ‘Abi, kimsesizler mezarlığında epey mezar var.

Kimdirler? Yakınları yok mu? Neden öldüler? Ne araştıran var, ne de soran!’ dedi.

Beşirli’de deniz kenarında kayalıklar arasında, üstü başı yırtık vaziyette bulunan kadın da kimsesizler mezarlığına defnedilmiş.

Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nün, son yıllarda özellikle Feridun Boz’un göreve gelmesiyle birlikte kent genelinde asayişi sağlama konusunda geçer not aldığını söyleyebiliriz.

Ancak; bir de faili meçhuller var!

Hepsi unutuldu gitti!

İstanbul’da 70 gün önce bir tüyler ürperten bir cinayet oldu.

Medya, bu olayı 70 gündür gündemden düşürmedi. Polis de açıklamalara göre zanlıyı tespit etti ancak henüz yakalayamadı! Sonuçta fail bulundu!

Trabzon Polisinin elinde, Beşirli’de sahilde bulunan kadın cesedi ile ilgili mutlaka belge, bilgi vardır.

Açıklanmasında sakınca yoksa bu konuda toplumun bilgilendirilmesi gerekir!

 

Gölge kaleme

Gölge operasyon!

 

Kuzey Ekspres Gazetesi’nin; okunan, takip edilen yazarlarından biri ‘Gölge Kalem’ rumuzlu yazarıdır.

Deneyimli bir gazeteci olan ‘Gölge Kalem’in istihbaratı da güçlüdür.

Gölge Kalem, Çarşamba günleri yazılarıyla okurlarının huzuruna çıkıyor.

Gölge Kalem’in yazıları, gazetenin yanı sıra  www.kuzeyekspres.com.tr sitesi ile birlikte çok sayıda internet sitesinde yer alıyor.

Her hafta birbirinden ilginç konuları gündeme taşıyan Gölge Kalem’in, golgekalem61@hotmail.com adlı mail adresi gölge operasyonla kırıldı.

Gölge Kalem’in şifrelerinin kırılması üzücü bir olay!

Ancak; şifre kırılmasıyla, gazetelere ambargo uygulanmasıyla objektif kalemlerin susması, susturulmak istenmesi, doğru bir eylem değil.

Söyleyecek sözü olan varsa, söylemlerini yazıya döksün, adını, adresini belirtsin, gazetede de internet sitesinde de kendilerine yer veririz!

 

Okutan doğru

olanı yaptı!

 

Şanlıurfa Valiliğine atanan Trabzon Valisi Nuri Okutan, Sürmene’de açılışını yaptığı gençlik merkezinin girişinde bulunan ‘Bu tesis Vali Nuri Okutan’ın Gençlik Merkezleri Projesi Kapsamında Yapılmıştır’ yazılı tabelayı indirtmiş ve ‘Hizmet yürüsün de bizim yerimiz kapının kenarı olsun’ demiş.

Vali Okutan’ı bu eyleminden ötürü kutluyorum.

Rahmet İsmet Gürbüz Civelek ile ismi yazılı tabela konusunda epey kavga etmiştim.

Rahmetli Civelek, onardığı, yaptırdığı hemen her tesise, binaya kendi adını yazdırmak isterdi.

Zeytinlikteki vali konağı kapısında bilgisayar ekranı kadar bir tabela astırmıştı.

Tabela’da, ‘Vali İsmet Gürbüz Civelek döneminde restore edilmiştir’ şeklinde bir ifade vardı. Başka, mekanlara da aynı şekilde tabela vs. astırmıştı.

Hatta İskenderpaşa İlköğretim Okulu’nun adını bile değiştirmeye kalkmıştı.

Okulun Uzunsokak tarafına yapılan ek binaya İsmet Gürbüz Civelek koleji adını verecekti.

Bir gün kendisine, ‘Sayın vali yanlış yapıyorsun. Restore ettirdiğin binayı babanın parası ile restore ettirmiyorsun. Ettirsen bile yarın bir başkası yeniden restore ettirecek. Bu tür yerlere ‘İsmet Gürbüz Civelek döneminde yapılmıştır’ diye tabela astırmak çok yanlış. Lütfen bundan vazgeçin. Eğer bir yere isminiz verilecekse bunu siz değil vatandaş verdirsin, vatandaşın temsilcisi olan il genel meclis üyeleri verdirsin’ demiştim.

İskenderpaşa İlköğretim Okulu’nun taşınmasına tepki gösteren yakın bir dostumuz, ‘Benim kayınpederim, o okulun bir sınıfını restore ettirdi, boyadı. O sınıfa kayınpederimin ismi verildi. Şimdi okul taşınırsa ne olacak? Kayınpederimin isminin yazıldığı tabela oradan sökülecek mi?’ demişti.

Ben de, ‘Yeni okulda bir sınıfı donatırsınız, kayınpederinizin ismini oraya verdirirsiniz’ diye espri yapmıştım.

Son yıllarda hastanelerde oda döşeyenlerin, duvarları boyatanların, okulların sınıflarında aynı işi yaptıranların adları buralara verilmişti. Hala daha veriliyor.

Belki yapılan doğrudur. Ama bana biraz ters geliyor!

Belediye eski başkanlarından Asım Aykan, hali vakti yerinde olan vatandaştan milyarlarca lira para toplamış ve para verenlerin adlarına hayrat çeşmeler yaptırmıştı.

Bu çeşme işine de karşı çıkmıştım.

Asım Aykan’a, ‘Önemli olan çeşme yaptırmak değil çeşmeden akan suyun parası vermektir.

Çeşme yaptıranlardan su parası da alabiliyor musun? Çeşmelerin arkasına saat taktırabiliyor musun? Suyun parasını benim gibi vatandaş verecek, sen ‘hayır’ adı altında politika yapacaksın. Çeşmelerin önünde araçlar yıkanacak. Senin aklın eski çeşmelere gidiyor. Ama eski tarihi çeşmeleri yaptıranlar, suyunu da akıtıyordu. Sen o tarihlerde Trabzon’da olmadığın için bilmezsin. O dönemlerin belediyesi o tarihi çeşmelerin hemen hepsinin üzerine ‘içilmez’ levhası astırmıştı. Bunun iki nedeni vardı. Birincisi su kirli olabilir. İkincisi ve hedeflenen ise vatandaş bedava su kullanmasın, belediye suyunu kullansın. Belediye su parası versin’ demiştim.

Özgün Gıda Patronlarından Ahmet Günaydın aramıştı ve ‘Çeşme yaptırmamıza rağmen, seni tebrik ediyorum. Ben de aynı görüşteyim’ demişti.

Asım beyin yaptırdığı çeşmelerin büyük çoğunluğu kayboldu gitti.

Yerlerine yenileri de yapılmadı. Yapılması da doğru değildi!

Okul ve Hastanelerde, sınıflara ve odalara isim verilme olayında ben farklı düşünüyorum.

Bir okulun sınıfını boyattım, sıralarını aldım, diye o sınıfa benim adım verilecek.

İyi güzel de, 5- 10 yıl sonra boya döküldü, sıralar kırıldı.

Yenisi yaptırılacak. O zaman ne olacak?

Hayırsever vatandaş, kalıcı bir eser bırakıyorsa, o esere adı da verilsin, soyadı da!

Eğer eser kalıcı değilse, yapılan iş doğru değil.

Burada, bu tür yardımları yapanları ve adları verilen isimleri incitmek istemiyorum.

Onların hiçbir suçu yok. Onlar, gönülden yardım yaptılar.

Burada yapılacak iş, bu tür yardımı yapanları okulun, hastanenin bir yerine yerleştirilecek kütüğe yazdırmaktır.

Mesela; ‘Bu okula değişik dönemlerde yardım ve katkıda bulunanlara şükranlarımızı sunuyoruz. Altta da isimler’

Yazıyı da epey uzattık.

Vali beyin, doğru bey iş yaptığını söylerken örnekler de verdik.

Bilmem haksız mıyım?

 

Kudret Gür’ün telefonu

Ve Halil Hoca!

 

Günlük yazılarımı genelde akşam saatlerinde yazarım.

O gün olup bitenleri toparlarım. Çoğu zamanda yerel bazda konu sıkıntısı çekerim.

Gerçi, okurlarımız sağ olsun. Bize yardımcı olurlar.

Eczacı Kudret Gür’de ara sıra da olsa katkı verenlerden biri.

Kudret Gür şöyle dedi;

‘Hasan! Saygıdeğer dostum. Ben gençliğimde iyi bir sporcu idim. Boyum 1.60 olmasına rağmen 140 cm. yüksek atlarım. Basketbol, tenis, atletizm hepsinde zamanında bir numara idi. Voleybolda attığım her servis sayı olurdu. Spordan, spor yöneticiliğinden az-çok anlarım.

Sadri Şener’e mektubunu okudum. Katıldığım ve katıldığım konular var. Bu futbol olayı, albeni olayıdır. Hava olayıdır. Ahmet Suatlar, Özkanlar o dönemlerde vardı. Ama bugün farklı! Yerli hoca diyorsun. Yerli hocayı getirirsen kime bilet satacaksın, o tribünleri nasıl dolduracaksın. Sadri beyin, isim yapmış hoca arayışı doğrudur. Lig TV’yi açmak istemiyorum. Neden biliyor musun? Trabzonspor’a yeterince yer vermediği için. Atay Aktuğ’un yaptığı doğru işlerden biri de Halil Hocayı bu takımın başına getirmek olmuştur.

Halil Hoca Trabzonspor’da başarılı olmuş bir isimdir. Trabzon’dan da problemli bir şeklide ayrılmamıştır. Halil Hoca Bosnalı! Bosna’da olup bitenleri herkes biliyor. Hoca, Trabzon’dan ayrılırken ‘ailevi nedenlerle Trabzon’dan ayrılıyorum. Ama bir gün mutlaka döneceğim’ demişti. Eski futbolcuları ben de seviyorum. Ama Trabzonspor’u daha çok seviyorum. Siz de destek verin Halil Hocayı bu takımın başına getirsinler. Yoksa yarın hep birlikte üzülmeyelim’

Kudret Gür’ün değerlendirmesi bu şekilde!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.