• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Trabzon 4 °C

KAFANIZI KALDIRINIZ, BİR ADIM ÖTENİZDE

Miraç ÖZAĞCI

Bir zamanların efsane şarkısıydı; ‘hangi kapıyı çalsam, karşımda buruk acı…’
Hele bu şarkı Türkan Şoray’ın oynadığı “Buruk acı” filmiyle de desteklenince, neredeyse marş haline gelmişti o dönemlerde.
Ah buruk acı ah… Kim bilir kimlerin hayallerini süsleyip, kimlerin hayallerini paramparça etmiştir?
Trabzonspor’un son yıllarındaki durumunu bu efsane şarkının sözlerine uyarlar isek, bakınız nerelere gideriz:
Trabzonspor’un son dönemlerinde yapılan genel kurullara şöyle bir bakalım.. Her genel kurul öncesi, camiaya yön vermeye çalışanlar –şöyle de yorumlaya biliriz: Trabzonspor’un akil insanları-,  şehrin muhtelif yerlerini fıldır fıldır dolaşarak, ekonomik durumu iyi olanların kapılarını çalardı.
Kapıları çalanlar, ”Gel başkan ol, biz seni sonuna kadar destekleriz” dedikleri kapıdan aldıkları cevap karşısında, ‘buruk bir acı’ yaşardı.
Kısacası verilen cevaplar hep aynı; ‘hayır, işlerim yoğun, zaman ayıramam, o kadar verecek param yok’ olurdu.
Öte yandan, bu kişilerin hepsinin ekonomik güçlerine bu şehrin verdiği katkı yadsınamaz derecedir. Daha doğrusu, ‘Allah versin’, servetlerine serveti bu küçük şehirde katmışlardır.
Haksızlık da etmeyelim, hemen ekleyeyim, çoğunun iş hayatlarının ana arteri de, İstanbul’a bağlıdır, Böyle olunca da, hepimizin malumu olduğu gibi, işlerine bir halel gelmemesi için Trabzonspor’dan uzak dururlar.

KIRMIZI ÇİZGİ!
Yeri gelmişken bir anekdotu sizlerle paylaşmak istiyorum:
Yakın zamanda kaybettiğimiz, camiamızın duayen isimlerinden İbrahim Cevahir, Gazeteciler Cemiyetindeki bir sohbette şöyle demişti ”Para vermek bir sanat işidir, herkes cebine rahatlıkla dalamaz..”
Demek ki bizim anlayacağımız, Trabzon da yaşayan iş adamlarının böylesine bir sanatları yokmuş, ne dersiniz? O nedenle Trabzonspor’a başkan adayı olmuyorlardır!
Son yapılan genel kurullara şöyle bir göz atalım.
Trabzonspor’a başkan olan veya genel kurullarda aday olanların hepsi, Trabzon dışında iş hayatlarını sürdürüp, oralarda yaşamaktadırlar.
Trabzon’a tek bağlılıkları ise memleket hasretidir.
Sakın yanlış anlaşılmaya mahal vermeyeyim, Trabzon dışından olanların da, en az Trabzon içerisinde yaşayan kişiler kadar haklarıdır, Trabzonspor’a adayı olup, başkan olmak. Bunun altını kalınca bir kırmızı çizgiyle çizmiş olalım.
Son yapılan genel kurulda, beş başkan adayı vardı, iddialı olan dördü, Trabzon dışındandı.
Zira kazanan da, Trabzon dışından bir aday olmuştu.

HESAP MAHŞERDE!
Makarayı biraz şöyle geriye saralım. Trabzonspor un son üç dönemine baktığımızda, başkan koltuğunda iki dönem Sadri Şener’i, bu dönemde İbrahim Hacıosmanoğlu’nu görüyoruz.
Üç dönemin faturası, yani Trabzonspor’u ekonomik olarak getirdiği nokta, yeni parayla 500 milyon, yani 500 trilyondur.
Peki, üç dönemdir sözde Trabzonspor’u yönetmeye çalışan iki başkandan memnuniyet duyan oldu mu? Bunlara, ‘Helal olsun, Trabzonspor’u sahiden uçurdun’ diyen var mıdır?
Veya yaptıkları yanlışlardan dolayı, ‘Hesabınızı ödeyin öyle gidin’ diyen oldu mu?

Vallahi, Sadri başkan genel kurul salonunda, önce aklanıp, sonra alkışlanıp gönderilmedi mi?
Şener zamanında kulübün çivisi çıkmamış mıydı?
Ne oldu sonunda? ‘Hadi bana eyvallah’ deyip, beyaz bir mendil sallayıp gitmemiş miydi?
Hesap soracak olanlar mı var, ne diyelim onu da mahşerde sorarlar!
Ya kulübü resmen batağa taşıyan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun karşısına çıkıp, ”Ey başkan dur, yanlış yapıyorsun, Trabzonspor’u uçurumun kenarına getirip, batmasına vesile oluyorsun“ diyebilme cesaretini gösterebildi mi? Tabi ki hayır…
Neredeyse üç yıl olacak, herkes sinema seyircisi gibi Hacıosmanoğlu’nun yaptıklarını seyretmiyor mu?
**
Hani Trabzonspor iyi markaydı? Marka dediğiniz, sizler sayesinde bu gün yerlerde sürünmüyor mu?
Bana göre markanın yerlerde sürünmesine Hacıosmanoğlu değil, Hacıosmanoğlu’nun başkanlığına vesile olanlardır. Hatırlatalım;‘derin Trabzonsporlular’ diye tabir edilen ilk beş sandıktan, Hacıosmanoğlu’na 300 e yakın oy çıkmıştı.

TRABZONSPOR TRABZON’DAN YÖNETİLMELİ
Kısacası İbrahim Hacıosmanoğlu dönemi de, facia tabloyla son bulacaktır.
O da beyaz bir mendil sallayarak Trabzon’a ve Trabzonspor’a veda edecektir.
Bizler sizler mi?
Önceden olduğu gibi seyri aleme dalacağız!
İki başkanın yaptıklarını iliklerine kadar yaşayan camianın önemli isimleri “Artık Trabzonspor, Trabzon’dan yönetilmelidir” demeye başladılar.
Bu söylem, zaman içerisinde kamuoyu ve camiada oldukça karşılık buldu.
Trabzon da yaşayanlar da, -buna Trabzonspor’dan nemalananları katmıyorum-, ”Evet Trabzonspor, Trabzon’dan yönetilmelidir”  diye sesli düşünmeye başladılar.
**
Bu bağlamda, Trabzon’un sanayi devi olan Hekimoğlu şirketler grubunu yöneten Celil Hekimoğlu, Trabzon’dan yükselen bu sese kayıtsız kalmayarak, Trabzon’da yaşayıp, Trabzon’da iş hayatını sürdürenlerin gösteremediği cesareti gösterip.. Yükselen gür sese karşın, naza çekmeden, evirmeden, kıvırmadan, ‘o ne der’ demeden, ”Ben adayım, Trabzon’da kazanıyorum, önceliğim Trabzonspor’dur” diye yüreklice ortaya çıktı.
Hemen belirtelim, Hekimoğlu gurubu, sadece yurt dışına ihracat yaparak, ekonomik anlamda büyümeye çalışıyor. Ne Trabzon’la, ne de yurt içiyle iş anlamında hiçbir bağı bulunmamaktadır.

HEKİMOĞLU’NUN CESARETİ
Olaya şöyle ters bir analiz yaparak bakarsak; Celil Hekimoğlu da diğer iş adamları gibi, ”Aman bana ne, iş bağlantılarımın tamamı yurt dışında, Allah’a şükür kazanıyorum, keyfim de yerinde, keyfimi durup dururken neden bozayım.. Başkan olup, bu kadar insanı neden hiç yere karşıma alayım?” diyebilirdi..
Ama o bunu yapmadı, zor olanı seçti, ”varım” dedi.
Celil Hekimoğlu’nun yerine hangi sanayici, hadi bıraktık sanayiciyi bir kenara, hangi iş adamı, böylesine zor bir riskin altına kendisini ve şirketini sokabilir?
Hangisi Hekimoğlu’nun gösterdiği cesareti gösterebilirdi?
**
Ne hazindir ki, Celil Hekimoğlu’nun çıktığı bu ulvi yolculuğa, Trabzon dışından müthiş destek gelirken, Trabzon’da hala orta oyun ile saklambaç oynamaya çalışanlar var.
Hekimoğlu’nun, gösterdiği yürekli çıkışa, öncelikle Trabzon’da yaşayanlar destek vermeli değil midir?
Yıllardır arzuladıkları, “Trabzon'dan bir başkan olmalı” değil miydi, bu avenenin?
Şimdi ne oldu da pusuda beklenme moduna geçildi?
**
Celil Hekimoğlu, dur durak demeden, sivil toplum kuruluşlarından tutun, camianın bütün kesimlerini ziyaret edip, onlara Trabzonspor’un bugününü ve yarın göreve geldiğinde neler yapacağını en ince ayrıntılarına kadar anlatmaktadır.
Üstelik, işinden gücünden ödün vererek..
Nerede bir Trabzonsporlu varsa, kendisine davet geldiğinde hiç üşenmeden, sıkılmadan, kaçmadan, o davete icap ediyor.
Soruyorum size, Celil Başkan daha ne yapsın?
Bu güne değin, Hekimoğlu gibi, hangi aday, sizleri değerli ve kıymetli bilip, sizlere dokunup, Trabzonspor’u sizlerle paylaşma gereği duymuş?

KAFANIZI BİRAZ KALDIRIN!
Ağabeyler, kardeşler, beyler, bakınız, Hekimoğlu’nun adaylık çalışmaları, neredeyse bir yıl oldu.
Bu zaman zarfı içerisinde, epey yol kat etti..
Birilerinin yaptıkları gibi, pusuda beklemiyor. Orta oyunda oynamıyor.
Kapalı kapılar arkasında feyik de atmıyor. Her şeyini, açık seçik toplum ve camia önünde yaşıyor.
Şimdi sizler, beklediğiniz o pusulardan kalkacak, bu işe bırakın zamanını vermeyi bir kenara, emeğini ve alın terini veren birisine ”Sen dur kardeşim, şu ismin çatısı altında birleşin” diyeceksiniz he.
Bu fikriniz ve zikriniz de, kabul görecek öylemi?
Yapmayın yaaaa. Var mı böyle bir dünya?
Belki de vardır, biz mi bilmiyoruz?
Birlik, bütünlük ve beraberlikten bahseden camianın kanat önderleri, ağabeyleri, duayenleri, bir dinleyin, kafanızı azıcık kaldırınız, Trabzonspor başkan adayının, bir adım ötenizde olduğunu göreceksiniz.
Bir başka aday aramaya gerek var mıdır, ey eli öpülesi büyük ağabeylerimiz!

Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.