• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Trabzon 21 °C

KAHİNİN KEHANETİ

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Yaradan güneşi yeniden her gün neden doğurur?

Bizi mutsuz eden, bizi üzen şeylerin üstünü örtmek için mi?

Bugünün dünden farklı olduğunu anlamamız için mi?

Her yeni güne uyanışta şükretmek için mi?

Bugünde uyandık diyebilmek için mi?

Geçmişe şöyle bir baktığımızda neler neler görüyoruz.

Ne sancılar.

Ne yoksulluklar.

Ne savaşlar.

Ve ne yeniden var oluşlar.

Yıl 1453 İstanbul fethedildi.

Anılara dalmak için şöyle bir geriye gittiğimde neler neler görüyor ve yaşıyor insan.

Kendi penceresinde ve hikâyesinde…

Geçenlerde İstanbul’un fethi ile ilgili efsaneleri okudum.

Efsanenin birinde Bizanslı bir falcı, Osmanlının İstanbul’u kuşatmasında başarılı olacağını söylemiş ama Çemberlitaş’a geldiklerinde ilahi bir gücün kendilerine yardımcı olacaklarını ifade etmiş. Rivayet işte!

Bir rivayet göre de denir ki, bugün bile düşünülmesi gereken çok önemli bir hadisedir bu.

“Fethin ardından Fatih İstanbul’da yaşamakta olan bir kâhini bulur. Ve İstanbul’un Osmanlıda kalıp kalmayacağını sorar. Kâhin ise şöyle cevap verir.

“İstanbul hiçbir zaman savaşla kaybedilmeyecek. Ancak gelecekte İstanbul’daki mallar, mülkler yabancılara satılacak ve burası adeta bir yabancı toprağı haline gelecek”

Fatih Sultan Mehmet’in bunu duyduğunda çok sinirlendiği ve şöyle dediği rivayet edilir.

“Kendi arazisini yabancılara satanlar Allah’ın gazabına uğrasın.”

Çok ilginç değil mi?

Tam 560 küsur yıl önce söylenmiş bir söz…

Bugünler için ne kadar manidar değil mi?

Yabancılara mülk satışında rekor düzeylere ulaştığımız bu günleri Kâhin nasıl gördü bilinmez?

İstanbul’un bu yıl 563. yıldönümünü kutladık.

Masalları, rivayetleri, hikâyeleri hiç bitmeyen şehrin adı “İstanbul”

İstanbul’un fethi için dünyanın en büyük sahnesi kuruldu.

O sahneden törene katılanlara devlet erkânı hitap etti.

Fetih şöleninin olaysız geçmesi için geniş hatta çok geniş güvenlik önlemleri alındı. Alınmalı da.

Ama keşke bu şöleni 10 gün önce kutlamaya çalıştığımız 19 Mayısta da hissedebilseydik. Çok küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum.

Samsun’a çıkarak milli mücadele başlatan ve İzmir’den Eskişehir’den Yunanlıları def eden; Konya’dan İtalyanları, İstanbul’dan İngilizleri gönderenlerin anısına da saygı duyabilseydik keşke…

Amasya’da, Erzurum’da, Sivas’ta Kongreler yapan, Antep’ten Fransız’ı ve daha nicelerini def eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının anısına ve onların yaşattığı devrimlerin hatta bugünkü müreffeh günlerin anısına hiç değilse Milli bayramlarımızı da şölen havasında ve kendimizi güvende hissederek kutlayabilsek.

Çok şey mi, isteriz?

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.