• BIST 89.848
  • Altın 145,269
  • Dolar 3,6231
  • Euro 3,9157
  • Trabzon 9 °C

KALPLERİMİZİN RESTORASYONU

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Aşk denince aklıma hep kavuşamayan âşıklar gelir.

Hüzünlenirim.

Üzülürüm.

Oysa aşk sevmektir ve sevdiği olmaktır.

Sevdiğini kendisi gibi hatta kendisinden de çok duyumsamaktır aşk.

En önemlisi de sevgiyi istemektir aşk.

Aşk ortak yaşamdır; Tek kalp, tek vücut, tek beyin, tek gönül gibi.

Dünya tarafından onaylanmış kutlamalar var. Mesela “Sevgililer Günü” gibi.

İki gün sonra sevgililer gününü kutlayacak tüm dünya.

Zorunlu mudur?

Evet, maalesef zorunlu hale getirildik…

Tıpkı reklamlarda izlediğimiz köydeki yaşlı amcamın eşine aldığı sevgililer günü hediyesi için teyzenin “bu nedir” sözü karşısında amcanın “bugün sevgililer günü adettendir” demesi gibi.

Sevgili olmak sevmek demekti ama bugünlerde birde sevgililer gününde hediye beklemek oldu.

Allah aşkına sevgililer gününde neyi kutluyoruz?

Sevgimizin büyüklüğünü mü?

Sevginin ya da aşkın tanımını mı?

Neyi kutluyoruz?

“Kutlama var” sözü dünya insanları için manası olan ya da olmayan bir tören için kutlanan oldu maalesef.

Sevgililer günü yaklaşırken her tarafta kalpler uçuşuyor.

Mufinler, kurabiyeler, bardaklar, peçeteler, bluzlar, çantalar her şey de kalp var.

Hani sevgi yürekti.

Hani duygularımızın kaynağı kalpti.

Ne oldu ticari malzeme mi oldu?

Bari kalbimizi satmayalım…

Eskiden birbirini tanıma işi sonraya bırakılırmış.

O zamanlarda her şey çok zordu.

Annelerimizin, babalarımızın hayatını geçireceği kişiye karar vermesi çok zordu. Çünkü genelde aileler karar verirdi.

Böyle kalpler ele tutuşturulmazdı. Ta derinlerde saklanırdı. Yürekti, gönül işiydi.

El ele tutuşmak, birlikte gezmek olmazdı.

Kelimelerce yüreklerinde yaşattıkları sevdaları o kadar büyürmüş ki hiçbir şey söyleyemez olurlarmış.

O zamanlar sevmek başka bir şeymiş. Ne bugünün aşkına benzermiş ne de ölüme.

O zamanlar sevgi büyük olurmuş bitmezmiş. Şimdilerde tükeniyor.

Nedense?

Bugünler daha şeffaf, daha gerçekçi ama daha sağlıksız.

Evet, sevgi parayla satın alınamaz.

O yürek işidir.

Laftan hiç anlamaz. Hele paradan hiç ama hiç anlamaz.

Modernleşme ile birlikte aşkta kapitalizmden payını almış oldu.

Modernleşme ile birlikte aşk sevgisini kaybetti, huzursuz oldu.

Başka şeyler aramaya başladı.

Tomris Uyar Turgut Uyar’ın aşkı için; “Bir ara ben onun dünyaya açılan penceresi olmaktan da öte bir şeydim. Bir parçası gibiydim. Ve kendim onun bir parçası olduğum için de sıkılıyordum.”

Aralarındaki ilişkiyi anlatırken şöyle devam eder;

“Turgut beni her an elinden kaçıracakmış gibi gereksiz bir kaygıyla seviyor, yıpranacak. Bende hiçbir rekabetin olmadığı bir alanda boyuna birinci seçilmekten yorulacaktım.”

Bunun adına aşk deniliyor.

Yani sadece karşındaki ile var olmak.

Sıkılmaya da yorulma kısmı ise sanırım kovalanan kaçar misali olsa gerek.

Sarmaşık misali neye dolandığımızı bilmeden yaşıyoruz.

Bize sevgililer günü diyorlar kutluyoruz. Çünkü tutunmuşuz sarmaşığa.

Kalplerimizin Restorasyonunu kapitalizme devretmişiz.

Onlar ne isterse onu yapıyoruz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
  • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.