• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Trabzon 14 °C

‘Kanlı mı kansız mı?’ ve Yeni Türkiye!

Hasan Kurt

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Yeni Türkiye’ söylemi bana her zaman Necmettin Erbakan’ın, ‘kanlı mı kansız mı?’ söylemini hatırlatır. Erbakan, yıllar önce parti grup toplantısında, ‘Adil düzene geçilecek. Bu kesin şart. Bu geçiş dönemi yumuşak mı olacak? Kanlı mı olacak kansız mı olacak? Bunu zaman gösterecek’ demişti ve bu söylemi hayli de ses getirmişti.

AKP; iktidara geldiği günden bugüne sistematik olarak, acele etmeden ‘Adil Düzen’ e geçmek için gereken ne ise onu yapıyor. Süreç, kansız ve yumuşak bir geçişle devam ediyor. Hedef 2023!

 Zaman Gazetesi’ne ve Samanyolu grubuna yönelik gözaltı operasyonu bu sürecin bir parçası idi. Bundan sonra sıra MHP ve ülkücülere gelir mi gelmez mi, bilemiyorum ama bu gidişatın sonunda her şey olabilir ve kıyamet de işte o zaman kopar!

MHP milletvekili Koray Aydın, dün ‘bu işin sonunda halk ayaklanması olabilir’ dedi. Aydın, hükümetin PKK ile pazarlığına dikkat çekti ve MHP camiasının bundan rahatsızlık duyduğunu belirtti.

***

İktidarın; ‘makul şüphe’ yasasının meclisten geçmesi sonrasında operasyona başlaması ve kuşkulu iddialarla Zaman ve Samanyolu grubundan çok sayıda gazeteciyi gözaltına alması, ülkede tansiyonu da bir anda yükseltti.

Hâlbuki cemaat ile hükümet 12 yıl yağmurda, çamurda beraber yürüdüler. Ne oldu da, bu birliktelik bozuldu? Hükümet ile cemaatin çatışmasının temelinde yalnızca 17 Aralık 2013 rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun yattığını düşünmüyorum. Başka nedenler de var? Bu nedenler gizli kalmaz, yarın öbür gün yazılır çizilir!

***

Hükümetin, cemaatin yayın organlarına karşı yürüttüğü operasyona; düne kadar, bu gruba karşı olanlar bile tepki vermeye başladı.

Bu olay, yalnız Türkiye’de değil dünyada da ses getirmeye başladı. Gözaltılar, demokrasi ve basın özgürlüğü açısından vahim bir gelişme olarak nitelendirildi.

‘Cemaate dokunan yanar’ diyen ve bir yılı aşkın süre hapis yatan Ahmet Şık bile, vicdanen ‘Cemaatin bugün yaşadığının adı da faşizmdir. Faşizme karşı çıkmak erdemdir’ dedi.

AKP iktidarı, hedefe ulaşma uğruna basın özgürlüğünü kısmak, muhalefeti susturmak için onca iş yaptı. Gazetelere, TV’lere müdahale etti. Yayın gruplarının yayın politikalarını değiştirdi. Yandaş medya oluşturdu. Bunlar bir gerçek. Bugün de sıra Hizmet grubuna geldi. Görünen o ki; yarın sırada başka hedefler olacaktır.

Cemaatin geçmişte yaptıklarını bir kenara bırakarak bugün yapmamız gereken iş, bu iki grubun özgürlüğünü savunmak olmalıdır. Adaleti ve özgürlüğü herkes için savunmalıyız. Bu olay, cemaat operasyonu adı altında basın özgürlüğüne bir saldırıdır.

***

Bu operasyonun,17 Aralık 2013'ten bu yana yolsuzluk dosyalarını haber ve yorumlarla halka aktarmayı sürdüren ve hükümeti eleştiren gruba yönelik yapılması, iki grup arasındaki savaş değil, bugüne kadar kontrol altına alınamayan basını susturma hamlesidir.

Bu grup susacak mı? Hiç sanmıyorum. Eleştirel yayınlarını daha da arttırarak devam ettirecek. Ve ardından düne kadar baskı altında tutulan bazı gruplar da silkinecek.

Koray Aydın, bu operasyonu ‘kumar’ a benzetiyor. Kumar da her ne kadar kazanmak ve kaybetmekte var olsa da, sonuçta kumardan bugüne kadar kazanan çıkmadı.

Sonuçta, haksız, hukuksuz operasyonları yapanlar, toplumu baskı altına alanlar, bugün olmasa bile yarın mutlaka kaybedeceklerdir. Burada asıl sıkıntı, ülkenin zarar görmesidir. Ve ülkemiz maalesef her geçen gün geriye gidiyor ve kaybediyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.