• BIST 98.034
  • Altın 240,130
  • Dolar 6,2230
  • Euro 7,3227
  • Trabzon 24 °C

KAPATICI

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Kadın hem sosyal bir problemi, hem de insan gizemini içerir. Büyük bir zayıflık ancak büyük bir güçtür. Victor Hugo
Her alanda kendine özgü fikir ve algıları çok yüksek olan kadınlar her yerde farklılıklarını hissettirendir. Yeter ki fırsat verilsin. Yeter ki engellenmesin. Dövülmesin. Öldürülmesin. Taciz edilmesin…
Kadınların hayatta yaşayacağı rolleri bizim gibi ülkelerde maalesef “erkekler” belirliyor.
Hayat bugünlerde yaşadıklarımızı gözden geçirince sanki bir zamanlama hatası gibi duruyor. Kadınların karşısına çıkan farklı içerikler genelde kadınlara “neden geldim bu dünyaya dedirtir” oldu.
Kadın her basamakta yaşamın, olayların tadına vararak yaşamaktan çok eziyet çekerek ve aşağılanarak yaşıyor.
Kadının hayatı keşkelerle dolu.
Keşke okusaydım.
Keşke erken evlenmeseydim.
Keşke çalışsaydım.
Keşke…
Kadının hayatı fedakarlık ve olaylarda dişini sıkarak geçiyor.
Kadın yaşadıklarından ve yaşayamadıklarından genelde pişman olandır.
Bazen gökyüzünden bardaktan boşalırcasına yağmur yağdığında dünyada birçok kadının hüzünlü ve gözyaşı döktüğünü düşünürüm.
Kadınlara bugünlerde hep kederli şarkılar söyletiyorlar.
Kadınlar ne koku alıyor, ne şarkı söylüyor, ne de güzellikleri görebiliyor.
Umudun kokusu yok oldu.
 Bezginlik şarkıları söyler oldu.
 Hayata kırılan kadın, güzellikleri görmez oldu.
Tıpkı Körlük (Jose Saramago) kitabının kelimelerindeki saklı anlamlar misali “daha önce benimsenmiş, ezberlenmiş olan tüm medeni davranışlar ve tüm ahlak ölçütleri körlük kaosu içinde yerle bir oluyor.
Sevginin, güvenin, aşkın, hayal etmenin, mutluluğun, güzelliğin kokusunu alamaz ve göremez oldu kadın; çünkü bütün günahlardan kadın sorumlu.
Çünkü kadın, erkeğin kendini tanrılaştırdığı bugünlerde susan ve kadınlığını unutan oldu.
Ne yaşarsa yaşasın saklar oldu. Çünkü ona sus dendi.
İçine attı. Konuşursa suçlandı.
Güçlü gözükmeyi hep bildi ama “kapatıcısı” olmadan dışarı çıkamadı.
Sıkıntıları hep yüklendi ve hep yanında taşıdı bir çanta misali.
Huzuru kalmayan kadının umudu da tükendi.
Simone De Beauvor diyor ki:
“Kadını götürüp mutfağa ya da süslenme odasına kapatıyor. Sonra da ufkunun darlığına şaşırıyorsunuz. Kanatlarını kesiyorsunuz, sonra da uçamıyor diye yakınıyorsunuz.”
Dünya emekçi kadınlar gününden geçen seneye göre daha iyi ve anlamlı kelimeler yazmak isterdim ama maalesef kadının kelimeleri daha da karardı. Daha anlamsızlaştı. Daha hüzünle doldu. Çünkü kadın hala itibarsızlaştırılıyor. Hala taciz ediliyor. Hala dövülüyor, öldürülüyor. Hala eksik etek olarak yaftalanıyor.  Eğer bir nebze de olsa fayda sağlayacaksa nefes aldıracaksa kadınlar gününüz kutlu ve mutlu olsun.
Aydınlık ve iyi yarınlar gelecektir.
Sen yanmasan, ben yanmasan nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.