• BIST 94.158
  • Altın 257,833
  • Dolar 5,7769
  • Euro 6,5197
  • Trabzon 25 °C

Kapısı açık giriş yasak!

Yer KULAK

  Önceki gün İstanbul’dan gelen misafirlerimizle Maçka Sümela Manastırı’na gittik. Hava kapalı olmasına rağmen, Maçka-Sümela arasında yol kenarlarında konaklayan onca vatandaş. Kimileri mangal yakmış kimileri mangalsız keyif sürüyor! 
  kapisi-(2)-001.jpgAltındere Milli Parkının girişine vardığımızda, otomobillerden giriş ücreti alan büfenin önünde 5-6 araç sırada. İçeri girdik. Yol boyu sağlı sollu park eden araçlar. 
Sümela’ya eskiden olduğu gibi yine iki çıkış var. Biri dik bayırdaki yürüyüş yolu, diğeri Camiboğazı, Çakırgöl ve diğer yaylalara giden yol. 
Eski bakanlardan Faruk Özak bakanlığının ilk yıllarında Çakırgöl projesini ortaya atmıştı. Maçka Meryemana’dan Çakırgöl’e ulaşan yol genişletilecek, Çakırgöl’de kayak merkezi vs. olacaktı. Proje söylemde ve kağıt üzerinde güzel olmasına güzel de, pratikte uygulanabilirliği yok. Çünkü, Çakırgöl denilen bölgede kış aylarında sisten, dumandan ve fırtınadan göz gözü görmez. Yıllar önce bu konuda bir haber yapmıştık. Bir çobanı konuşturmuştuk. Çoban, Çakırgöl ve çevresinde kayak tesisi yapılamayacağını gerekçeleriyle açıklamıştı. Bu haberden sonra Faruk bey bize küsmüştü.
  Sümela’ya araçla gidilen iki km.lik yolun başında 10’a yakın minibüs.  Manastıra gitmek isteyenlerden gidiş-geliş 5 lira alıyorlar. Makbuzunu da veriyorlar. Yani gidiş 2.5 lira, geliş de 2.5 lira. Minibüse bindik yola koyulduk. 
 kapisi-(1)-001.jpg Birkaç yüz metre gittikten sonra yolun sağında ve solundaki devasa ağaçlar kesilmiş. Bazı ağaçlar dere içinde. Çakırgöl yolu için hummalı bir çalışma var. Ancak, yolu yapan firma özellikle Cumartesi ve Pazar günleri kepenk kapatıyor. Çünkü, yaylaya ve manastıra çıkan araçlar çalışma imkanı vermiyor. 
Minibüs bir km. falan gittikten sonra doğuya Manastır yoluna döndü. Biraz daha gitti ve durdu. Şoför, ‘Buraya kadar. Biletlerinizi kaybetmeyiniz dönüşte kullanırsınız’ dedi.
  Minibüsten indik, daha önce üç beş kez geçtiğimiz, yürüdüğümüz yoldan Manastıra doğru ilerledik. Gidenler gelenler, yol hayli kalabalık. Hava kapalı olmasına rağmen yol kenarında fotoğraf çektirenler. Yol, eskiye oranlar bayağı düzeltilmiş. Kenarlara tahta korkuluklar yerleştirilmiş.
  Manastırın önüne geldik. Çelik halatlar gözümüze ilişti. Manastıra doğru baktığımızda eski suyolunun yeniden yapıldığını gördük. Merdivenlerin bir tarafında bilet büfesi. Girişte olduğu gibi burada da basın kartımızı gösterdik, merdivenlere tırmanmaya başladık.  
  Manastırın ana kapısına geldiğimizde içeride ve dışarıda iki özel güvenlik elemanı... Kapıdan içeri girdik. Aşağıya inecektik ki, iniş yolu tahta baraka ile kapatılmış. Güvenlik elemanı ‘aşağıya inmek yasak’ diye uyardı.
30-40 metrekarelik bir alanda bir sağa bir sola, bir aşağı bir yukarı baktık ve ana kapıdan dışarı çıktık.
  Merdivenlerden aşağı indik. Misafirime, ‘Buraya kadar geldik, oldu olacak aşağıya yürüyerek inelim’ dedim. Kabul etti. Manastırdan dereye inen eski tarihi dolambaçlı yoldan, düşe kalka aşağıya indik.
  Sümela Manastırı, bölgenin en önemli tarihi mekanı. Böyle bir mekan, şartlar ne olursa olsun 3-4 yıl kapalı tutulamaz, tutulmamalı. Bu nasıl bir restorasyondur ki, tamamlanamadı. Burada Turizm İl Müdürü Ali Ayvazoğlu’nu eleştirmiyoruz. Onun bu işte bir dahli yok. Bu siyasilerin ve Ankara’nın işi! 
  Sümela Manastırı, Ayasofya gibi Uzungöl gibi Trabzon’un altın yumurtlayan tavuklarıdır. Altın yumurtlayan tavukları aç bırakmayalım! Özellikle Sümela ve Ayasofya’yı en yakın süre içerisinde ziyarete açalım. 

Şefik Türkmen’in Açıklaması!

  Akçaabat eski Belediye Başkanı Şefik Türkmen, ‘Akçaabat’taki köfteciler kepenk kapatabilir’ başlıklı yazıya bir açıklama gönderdi. İşte Türkmen’in açıklaması;
‘Yazıda şahsımın adı geçtiği için kısa bir açıklama yapmak ihtiyacı duydum. Yasalar gereği Belediyelerin iş yerini birilerine ihalesiz vermesi mümkün değildir. Belediyeye ait tüm işyerleri, dolayısıyla sahildeki lokantalarda açık artırma suretiyle yapılan ihaleler ile işletmecilere verilmiştir. İhale ile verilen işyerlerinde kirayı bir anlamda ihaleyi alan belirlemektedir. sefik-turkmen-009.jpgDaha sonraki yılların kirası için de Akçaabat Belediyesinde kurulan kira tespit komisyonu vasıtası ile şehirdeki diğer işyerlerinin kiraları, yıllık enflasyon, piyasa şartları dikkate alınarak kiralar tespit edilmektedir. Bu tespitlerde genellikle yıllık enflasyon oranlarının altında kalınmaktadır.
Sahildeki lokantalar için son 2 yıllık duruma bakarsak gerçek daha iyi anlaşılacaktır. 2018, 2019 kira artışlarına esas olmak üzere devletçe yıllık enflasyona göre yayınlanan yeniden değerlendirme oranları 2017 yılı için yüzde 14, 47, 2018 yılı için yüzde 23, 73 tür. Lokanta kiralarına yapılan zam ise 2018 için yüzde 7; 2019 için yüzde 7’dir. Buradan görüldüğü gibi son iki yılda 2018 için enflasyona göre yeniden değerlendirme oranın yarısı, 2019 da üçte birinden az kira artışı yapılmıştır. Buna göre Akçaabat Belediyesinin sahilde kiraya verdiği 5 adet lokantanın 2019 yılı kiraları şu şekildedir. Kira miktarına göre sıralarsak KDV hariç olmak üzere bir adedinin Belediyece aylık kirası 2861.- tl, diğer bir lokantanın 10160.- TL, diğer 2 adet lokantanın her birinin 14212- TL, 5. Lokantanın ise 16148.- TL kira bedeli ulunmaktadır.
  Ayrıca,  lokantalardan üçüncünün kiraladıkları kapalı alan dışında yapılan ilaveleri için sırasıyla peşin ödemek kaydıyla aylık 1235. TL, 1679 .- TL, 1850.- TL ecrimisil ödemeleri vardır. Yazıda ifade edilen 20 bin, 30 bin, 50 bin TL gibi aylık kiralar yoktur.
  Kiraların azlığı, çokluğu konusunda burada bir yoruma girmeyi uygun bulmuyorum. Kiraların tespitinde işyerinin muhiti, piyasa şartları, elde edilebilecek kazanç gibi birçok etken rol oynadığı herkesçe bilinmektedir.
Akçaabat sahillerinin düzenlenmesi ve lokantaların yapılması ve bu hale gelmelerindeki gayretimiz herkes tarafından bilinmektedir. 
  Kalitede, hizmette birbirleriyle yarış halinde olan tertemiz, pırıl pırıl lokantalarımızla her zaman övünüyoruz. Onların daha iyiye doğru gitmelerini ve çok kazanmalarını herkesten fazla ben arzu ederim. Benimle de ilişkilendirilen yazı üzerine mevcut durumu anlatmak ve konuya açıklık getirmek üzere bunları yazdım. Saygılarımla.’

Trabzon’da Halka Açık Plaj Var Mı?

trabzonda-plaj.jpg  Yıllar önce Trabzon’dan Ankara’ya göç eden bu kentte yaşayan önemli bir isim haftada bir olmasa da 15 günde bir arar ve Trabzon’da olup bitenleri sorar.
12 Eylül öncesi Trabzon’dan ayrıldıklarını söyleyen işadamı, ‘Trabzon da denize girmek için, gittiğimiz en uzak yer uzun kumdu. Trabzon kent merkezinde bir tek Moloz’da denize girilmezdi. Karadeniz Sahil Yolu ile birlikte denize girilecek çok az yer kaldı. Bu yerlerde de denize girmek için para ödüyorsunuz. Trabzon Büyükşehir Belediyesi halka açık plajı var mı?’ diye sordu.
Trabzon’un ilçelerinde denize girilecek birkaç nokta var. Bazı bölgeler ise otel ve şahıslarca kapatılmış durumda. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin bildiğimiz kadarıyla halk plajı yok. Büyükşehir Belediyesi il genelinde mutlaka karma ve kadınlar için halk plajı yapmalı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.