• BIST 94.896
  • Altın 279,639
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Trabzon 18 °C

Kar Kuyusu ve Serander!

Ömür Bekar

   Geçenlerde Uluslararası Halk Bilimi Araştırma Dergisine göz atarken, Trabzon’da ‘Yiyeceklerin Saklanma Yöntemleri’ başlıklı araştırma dikkatimi çekti. Enver Uzun imzalı araştırmada, Serander, Çeten, Kalafina, Ambar, Kar Kuyusu, Kafes hakkında bilgi veriliyor.
  Kar kuyularından, eskiden yaz aylarında şehrin buz ihtiyacı karşılanırmış. Kışın kuyular çiğnenerek kar doldurulur, yaz aylarında da kuyudaki buz, testere ile kesilir ve satılırmış!
Eskiden Trabzon’da evlerde mutfak erzakını ve ekmekleri kemirgenlerden, sinek ve değişik haşerattan korumak ya da bozulmadan saklamak için evlerde yaygın olarak tel dolaplar varmış. Tahta dolapların bir kısmı metal tellerle kaplanır ve böylece yiyeceklerin hava ile teması sağlanır ve çürümeleri önlenirmiş.
    Eskiden bir de özellikle köylerde, ekmekler dolapta değil de tavandan asılı bir sepet içerisinde saklanırmış. Babaannem küçükken köydeki evimizi anlatırken şöyle demişti. “Ön tarafı, yani mutfak ve oturma, yemek yeme mekanı olarak kullanılan geniş salonun içerideki odaların önünde tahta küçük bir mekan vardı, geri kalan alan topraktı. Baş tarafta bir ocak. Bizim evde fırın yoktu. Fırınlar bu odanın dışında idi. Bu ocakta ateş devamlı yanardı. İneklere yal kaynatılır, sonra yemek pişirilir. Bir de mısır ekmeğini burada yapardık. Ekmeği de tavandan asılan bir sepetin içine koyardık. Bu geniş hol, mutfak ne derseniz deyin bu mekanın içteki odalara geçiş yerinden de ahıra inerdik. Kış aylarında kar fazla yağınca hayvanlara suyu, otu buradan verirdik. Serandere de mısır, patates gibi yiyecekler koyardık. Serander erzak deposuydu. Serandere fare çıkamazdı.”
    Seranderler, genelde 2,5-3 metrelik dört ahşap ve 20-25 cm çapında ayaklar üzerine oturtulur.  Gövdenin ayaklara oturtulduğu yerde kemirgenlerin girişini önlemek için silindir diskler yerleştirilir. Seranderler genelde 10 ila 25 metrekaredir. Alt ayakların üzerine fare girmesin diye yuvarlak şapkalar konur. Önceki hafta, Atapark’ta Gülbahar Hatun Camiinin önünde, parkın üst tarafındaki seranderi yerinde inceledim. Oradaki serander kaderine terk edilmiş. Sanki yer yer çürüyor. Belediyelerimiz, Atapark’taki o seranderi bir bakıma almalı diye düşünüyorum. Bunlar bizim kültürel değerlerimiz.
Büyüklerimiz eskiden gerçekte zor şartlarda hayatlarını idame ettirdiler. Geçmiş dönemlere ait yapılan araştırma ve menkıbelerde bunu açık ve net olarak görmekteyiz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.