• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Trabzon 13 °C

"Karadeniz kökenli biri olarak..."

"Karadeniz kökenli biri olarak..."
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Hakkımda demediklerini bırakmadılar, eşime çocuklarıma saldırdılar. Benim gibi Karadeniz kökenli, Kasımpaşa’da yetişme biri olarak, yasal haklarımı kullanmamın dışında bir yola başvurmadım" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 33’üncü Muhtarlar Toplantısı'nda gündeme dair çarpıcı açıklamalar yaptı.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

İstanbul Ortaköy’deki bir eğlence mekanını basan terörist, aralarında yabancı misafirimizin de bulunduğu 39 kişiyi katletti, 71 kişiyi yaraladı. Kardeşlerim, Türkiye ve Türk milleti terör örgütleri üzerinden adeta ateşle imtihana tabii tutuluyor.

Defalarca maruz kaldığımız bu imtihanın, günümüzdeki versiyonu farklı terör örgütlerinin aynı amaç için kullandığı, asimetrik bir saldırı şeklinde karşımıza çıkmıştır.

Bu saldırılarla başa çıkabilecek güce ve kararlılığa sahibiz. Her mücadele gibi bu asimetrik saldırılarda maalesef kayıplarımız oluyor. Toprağa düşen her can kor bir ateş gibi yüreğimizi yakıyor. Biliyorum ki milletimizin öfkesi büyüktür. İnanın bana bizler de en az sizler kadar öfkeli ve yaralıyız.

Bu saldırıların asıl amacı bizim duygularımızın aklımızın önüne geçirmektir, bizi birbirimize düşürmektir. Toplumumuz içinde var olan o fay hatlarını kırma amacı güdenler her fırsatı değerlendirmekten çekinmiyor. İşte bu oyuna gelmeyeceğiz.

Gerekirse kan kusup kızılcık şerbeti içtik demesi pahasına soğukkanlılığımızı muhafaza edeceğiz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Zaman zaman ifade ettiğim gibi bugün Türkiye yeni bir istiklal mücadelesi içindedir. Kaybedersek yüz yıl önce başarılamayan, buranın altını çiziyorum, bir Sevr tezgahı yeniden önümüze getirilecek. Tüm vatandaşlarımızın bu bilinçle meseleye yaklaşması, üslubunu, tavrını sözünü ona göre belirlemesi gerekiyor.

Çok açık konuşuyorum. “Türkiye teröre teslim oldu” demek, teröristle, terör örgütleriyle aynı safta yer almaktır. Çünkü terör örgütlerinin tüm amacı, birilerine işte bu sözü söyletmektir. Bu sözü ifade eden kişi siyaset yapmıyor, sadece kendi ülkesinin karşısında oluşturulan şer ittifakının değirmenine su taşımış oluyor.

Türkiye’de etnik kimlik üzerinden siyaset yapılmasına benim kadar karşı olan yok. Tüm siyasi hayatım bununla mücadele ile geçmiştir.

“KİMSENİN HAYAT BİÇİMİ SİSTEMATİK BİR TEHDİT ALTINDA DEĞİLDİR”

En iğrenç istismar, Ortaköy saldırısında olduğu gibi ölü bedenler üzerinden yapılmaya çalışılan istismardır. Bir kez daha söylüyorum. Kimsenin hayat biçimi sistematik bir tehdit altında değildir. Buna asla müsaade etmeyiz. Aksini iddia eden varsa somut örnekleriyle bunu ortaya koymak mecburiyetindedir. Ben 6-8 Ekim olayları sırasında, sakalından dolayı dövülüp hayatını kaybeden insanlara örnek verebilirim. Kıyafetleri yüzünden aşağılanmış kadınlarımıza kızlarımıza dair örnekler verebilirim. Şayet olay gerçekse, faili tespit edilip cezalandırılıyor. Bize göre de böyle olmalıdır. 79 milyonun cumhurbaşkanı olarak, herkesin hakkını korumak benim görevimdir.

“HAYAT TARZINA MÜDAHALE SAYILABİLECEK BİR YOLA BAŞVURMADIM”

Birileri sosyal medya, birileri Facebook’tan, birileri köşelerinde utanmadan sıkılmadan bunları yazabiliyorlar. Bu yalanı, istismarı yapanların kendileri en başta olmak üzere, kimin gezdiğine içtiğine aldığına sattığına karışılmıştır? Herkes gibi ben de tasvip etmediğim görüntüleri, ifadeleri eleştirmişimdir. Bunu da bireysel ifade özgürlüğümün sınırları dahilinde söylemişimdir. Ama kamu gücünü kullanarak hayat tarzına müdahale sayılabilecek bir yola başvurmadım. Bu yolda uygulamaya tevessül etmedim. Kurucusu olduğum siyasi partinin bu yönde bir adımı hiçbir zaman olmamıştır. Zira 14 yıl önce bu yola, bu kararlılıkla çıktık.

 

Bugün de cumhurbaşkanı olarak böyle bir yola başvurduğuma dair en küçük bir örnek gösterilemez.

“HAYAT BİÇİMLERİNE SAYGI ANLAYIŞI TEK YÖNLÜ DEĞİLDİR KARŞILIKLIDIR”

Farklı bir davranış bekleyenler, daha çok beklerler. Biliyorum ki dünyada ve ülkemizdeki herkesin aynı hayat biçimine sahip olma mecburiyeti yoktur. Hayat biçimlerine saygı anlayışı tek yönlü değildir. Karşılıklıdır. Ezan okunmasına tahammül edemeyenlerin müezzinlerin üzerine yürünmesi ne kadar yanlışsa, namaz kılmayanlara da baskı aynı şekilde yanlıştır.

“BENİM GİBİ KARADENİZ KÖKENLİ, KASIMPAŞA’DA YETİŞME, BİRİ BİLE…”

Türkiye’nin hayat biçimi yüzünden en çok saldırıya maruz kalmış kişi bu kardeşinizdir. Hakkımda demediklerini bırakmadılar, eşime çocuklarıma saldırdılar. Benim gibi Karadeniz kökenli, Kasımpaşa’da yetişme, biri bile yasal haklarımı kullanmamın dışında bir yola başvurmadım. Bazı şeyleri elle düzeltmek mümkün değilse, dilimizle, eğer bu da mümkün değilse kalbimizle buğz ederek mücadelemizi yürüteceğiz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Meral Akşener Trabzon'da!02 Aralık 2017 Cumartesi 11:13
  • TRABZON SAMSUN’A VAROŞ OLUR02 Aralık 2017 Cumartesi 10:59
  • AKŞENER TRABZON'da02 Aralık 2017 Cumartesi 10:56
  • Tezcan o belgeleri paylaştı01 Aralık 2017 Cuma 11:47
  • Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ:01 Aralık 2017 Cuma 11:12
  • "BABAMIN OĞLU OLSA KAPIDAN GERİ KOYSUN"28 Kasım 2017 Salı 16:16
  • Kılıçdaroğlu iddia ettiği belgeleri açıkladı28 Kasım 2017 Salı 16:09
  • CELAL AKAÇ, DELEGELERLE BULUŞTU25 Kasım 2017 Cumartesi 16:03
  • Albayrak ve Soylu Trabzon’da25 Kasım 2017 Cumartesi 15:25
  • "İYİ OLACAKSA SİYASET, KADINLARLA İYİ OLACAK!"25 Kasım 2017 Cumartesi 13:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.