• BIST 93.368
  • Altın 229,253
  • Dolar 5,7601
  • Euro 6,6112
  • Trabzon 20 °C

KARADENİZ ŞANSLI

KARADENİZ ŞANSLI
Trabzon Özel İmperial Hastanesi Üroloji ve Fitoterapi Uzmanı Op. Dr. Ömer Fatih Çelik - “Annemizin yöntemleri her zaman iyidir; Onun için sütünüzü güvenli kişilerden temin edin "Karadeniz halkı olarak süt açısından şanslıyız”

 A1 ve A2 süt tartışmaları 

A1 sütün mü yoksa A2 sütün mü insan sağlığa daha yararlı olduğuna dair bilimsel ve istatistiki yeterli tam bir açıklama ortaya konulamadığını söyleyen Çelik “Annemizin yöntemleri her zaman iyidir. Onun için sütünüzü güvenli kişilerden temin edin. Eğer süt sizi rahatsız ediyorsa, keçi, koyun veya başka bir ırk sütü deneyin. Ev yapımı yoğurtlar süte tercih edilebilir. Çocuklarınızda keçi sütü tercih edin. Elbette anne sütü olmazsa olmaz. Süt sizi rahatsız ediyorsa vücudunuzda inflamastonu tetikleyebilir. İnflamasyonu azaltmak için bitkisel çaylar için. Çiğ mevsim salataları, haşlanmış sebzeler sofranızda sürekli olsun. Dedelerinizin beslenme şeklini keşfedin” tavsiyelerinde bulundu. 

A1 ve A2 süt tartışmaları neden ortaya çıktı ? 
"Amerika Birleşik Devletleri'nde süt satışlarında yeni bir anlayış başladı ve farklı bir yönelimden bahsediliyor" diyen Çelik, “Yeni Zelanda'da yirmi yıldan beri süregelen A2 süt olarak ifade edilen geleneksel sütün başarılı bir şekilde halka sunulduğu ifade ediliyor. Yeni Zelanda'daki bu durum örnek gösterilerek daha iyi sağlık iddialarıyla Amerikan tüketicileri kazanılmayı umuluyor. Tabiri caizse A2 sütü savunanlar diyor ki, biz geleneksel süt öneriyoruz ve hastalık yapmayız. Hazımsızlıktan kalp damar rahatsızlıklarına, otizmden şizofreniye kadar pek çok hastalığın olmasında rolü olduğu iddia edilen ve Batı toplumunun temel besin kaynaklarından biri olan A1 süte alternatif olarak konumlandırılıyor” şeklinde konuştu. 

A1 ve A2 süt nedir ve neden önemlidir? 
A1 ve A2 süt ne olduğunu ve neden önemli olduğunu anlamak için sütün molekül yapısının incelenmesi gerektiğini söyleyen Çelik, “İnek sütünün yüzde 3.5'i protein. Bu proteinin yüzde 2.7'si kazein. Yani sütün en önemli proteini kazein. Yaklaşık 8000 yıl öncesine kadar bilinen bir süre içerisinde sütteki aminoasit dizilimi belli olmakla beraber, genetik profildeki 209 amino asitin birinde meydana gelen tek bir mutasyonla değişim başlamış oldu. Yani A1'deki histidin yerinde A2'de prolin var. Neden bu farklılık oldu. Yetiştirme uygulamaları ve geçmişte yapılan rastgele bilinçsiz uygulamalar, Avrupa'da ve daha sonra Batı dünyasının çoğunluğunda A1 sütü üreten ineklerin oluşmasını sağladı. Yani anlayacağınız Holstein ırkı olan ineklerde var. Keçi, koyun ve anne sütünde yok” diye konuştu. 

“Karadeniz'de belki ineklerimiz az süt verir fakat sütümüz kaliteli süttür” 
“A1 sütün tüketilmesinden dolayı önemli pek çok rahatsızlığın alevlendiği iddia ediliyor” diyen Ömer Fatih Çelik, “A1 de olan kazein bağırsaklarda bir opiod olan -kasomorfin (BCM-7)’e dönüşür. Bu aslında morfin gibi davranan bir molekül. Bağırsak kasılmalarını azaltır kabızlık yapar, lenfosit proliferasyonunu baskılayarak bağırsağın bağışıklık sisteminin bozar. A2 sütte bunlar beklenmiyor. Böylece Alzheimer, Parkinson gibi nörolojik bozukluklar, otizm, şizofreni, damar sertliği, ani bebek ölümü sendromu (SIDS), çocuklarda Tip I diyabet, öğrenme ve hafıza bozukluğuna yol açmakla suçlanmaktadır. Kasomorfin (BCM-7) içeren sütler için Holstein ırkı ineklerin suçlanıyor. Bunu içermeyenler ise Guernsery, Jersey ve Brown Swiss ırklar. Ayrıca keçi, koyun ve anne sütleri de kasomorfin (BCM-7) içermiyor. Yani karadeniz halkı olarak şanslıyız. Bu bölgede Holstein ırkı çok olmaz. Belki ineklerimiz az süt verir fakat kaliteli süttür” ifadelerini kullandı. 

A1 sütün klinikte bizlerde yapacağı nelerdir? 
Yıllardır yapılan çalışmalarda A1 sütün kronik rahatszılıklara zemin hazırladığının hayvan deneyleriyle ortaya koyulduğunu kaydeden Çelik, şunları söyledi: 
“Özellikle gastrointestinal sistemle bağlantı kurularak çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmalar A2 süt üreten firmalar tarafından kullanılmaya başlanılınca kıyamet kopmaya başlandı. Özellikle Yeni Zelanda Lincoln Üniversitesinden Prof Dr Keith Woodford tarafından kaleme alınan Devil in the milk (Sütteki şeytan) isimli kitapla doruğa ulaştı. Bağımsız bir kurum tarafından yapılan bir açıklamada çalışmaların yetersiz olduğu ancak farelerde yapılan bir çalışmada A1 sütünün kronik hastalıklar için inflamatuar sürecin alevlenmesine neden olacağı belirtilmiştir Bazı çalışmalada laktoz intoleransı olanların A1 sütüne karşı olumsuz cevaplar verdiği küçük çalışmalarla gösterilmiştir. Çinde 2017 yılında yapılan bir çalışmada yaklaşık 600 çinli yetişkinde A1’e göre A2 sütünde daha az karın ağrısı şişkinlik gibi mide bağırsak şikayetleri olduğu tespit edilmiştir.”
 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TTB üyelerinden Enflasyonla Mücadele’ye destek22 Ekim 2018 Pazartesi 13:21
  • Büyükşehir Belediyesi sınıfta kalmıştır22 Ekim 2018 Pazartesi 11:55
  • Fındık ve Çay Tacirlerinden Enflasyonla Mücadeleye Destek22 Ekim 2018 Pazartesi 11:44
  • İLĞİNÇ GİRİŞİM!22 Ekim 2018 Pazartesi 10:47
  • Sanayimiz Şehrimizi Kaldıramıyor22 Ekim 2018 Pazartesi 10:45
  • Mardin’de Trabzon rüzgarı22 Ekim 2018 Pazartesi 10:35
  • HORASAN ERENLERİNDEN TAASSUP YARENLERİNE22 Ekim 2018 Pazartesi 10:26
  • Zincirleme kazada 1 ÖLÜ 9 YARALI22 Ekim 2018 Pazartesi 10:21
  • Sen neymişsin be PAPAZ!..22 Ekim 2018 Pazartesi 10:10
  • Siyasetçi eleştirilecek,20 Ekim 2018 Cumartesi 10:50
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.