• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • Trabzon 16 °C

Karadeniz Soruşturmalarına Devam (4)

Prof. Kemal Üçüncü

Karadeniz’le ilgili yazılarım uzun süreden beri farklı ülke misyonları, araştırma merkezleri ve askeri ataşeleri tarafından takip edilir. Millî kurumlardan ve muhalefet kurumlarından daha hiç kimse ne oluyor demedi. Ülkemizde henüz akademik bilgiyi ve üretimi, askeri, sivil, kamu yönetimi  karar alma süreçlerinde operasyonel olarak kullanacak çapta ve evsafta bir yapılanma söz konusu değil. Putin Çin’e gitmeden Petersburg Doğu Bilimleri Enstitüsü Müdürü dostumuz Prof.Dr. İrina Popova’dan dersini ve dosyasını alır ve gider. Ülkeler ve bölgeler akademik anlamda didik didik edilir ve bilgi üretilir. Bütün büyük ve ciddi ülkelerde böyledir. Polisçilik oynayarak, kamyoncuyla istihbarat toplayıp bohçacıyla uygulayan çaptan ne beklenir. Bu işin bir boyutu kurumsal akıl ve gelenek, literatür oluşamıyor. Bu ufuk neyi öngörebilir. Küçücük Gürcistan’ın bile Doğu Bilimleri bizden çok güçlü.

Doğu Karadeniz Bölgesi milletvekili adaylarına kentleri Karadeniz, Türkiye, Kafkasya Hazar ve Avrasya vizyonlarını sordum ses seda yok yok. Gülümseme, şakalaşma, tokalaşma, nuranî bir ışık halesi altında pozlar, vesileler, hayırlar gibi esnaf ağzı dinsel soslar ve dekoratif unsurlar dışında gerçekçi bir gündem yok maalesef. Sadece bize iyilik etmek üzere fedakârlığa katlanacağını söyleyen ağbiler, ablalar var. Sağ olsunlar.

Lâkin rasyonel olarak nedenini izah edemiyorlar. Tabi ki seçme ve seçilme yeterliliğine haiz her Türk vatandaşının hakkıdır. Kendilerine başarılar dileriz. Ama sadece bu kadar mı? Genel, altı boş, genel merkez sloganlarından öte özgün bir söylem duymak istiyoruz. Partilerin adayları keşke bir forumda projelerini kamuoyuna sunsalar.

 

Ve Karadeniz Bölgesi Üniversiteleri

 

Karadeniz bölgesi illerinin artık birer üniversiteleri var (toplam 18 özeller hariç). Uzun süre Karadeniz’in yegane üniversitesi KTÜ idi. Taşranın ilk üniversitesi. Geçmiş rektörlerimiz de bununla pek övünürlerdi. Haklarıdır, biz dahi kıvanırız. Bölgenin 18 üniversitesinin bölgeyle havzayla ve Avrasya ile ilgili bir perspektifi, stratejik plânı yok. Oysa ki dünya tarihinin gelecek elli yılı bu havzada cereyan edecek. Kamuoyunu ve kamu gücünü bu sahada yönlendirip teçhiz edecek kurumsal işleyişten ve bilimsel üretimden uzaklar. Kültür Bilimlerini adeta yük gibi görüyorlar.(Lâkin sorulunca hepsi kültürü sever, Türkçeyi sever hatta bu konuda size özlü sözler bile söyleyebilirler). Oysa ki medeniyeti kuran düşünce kültür bilimlerinden çıkar, doktrin koymuş ve insanlığa yön vermiş bir teknik adam yoktur. Sünnetçi ufkuyla, çözelti analiz ederek, teorik bir genel perspektife ulaşamazsınız. Bu yüzden ciddi devletlerde Kültür bilimleri akademilerde büyük ve özel itibar görür. İlk çağlardan beri devlet başkanlarının yanında tornavida uzmanları değil, kültür insanları bulunur.

Kime anlatacaksınız?

Velhasıl 18 üniversitemizin BAP bütçesi yıllık 100 trilyondan aşağıya değildir. Bu kaynağın yüzde biri her yıl bölge ve havzanın kültürel envanterinin incelenmesi ve yayınlanması, ülkenin ihtiyaç duyduğu operasyonel bilginin kullanımı için adam gibi kullanılsa Türkiye bambaşka bir noktaya ulaşır.

Bu yapılırsa siyasetin de evsafı yükselir. Bu yüksek evsafta geleneksel kadrolar ne konuşacak? Kedi kaçtı, köpek kovaladı ile buraya sarkamazlar.

Lakin akademik anlayış ülkemizde hızla eski köy hizmetleri kurumunun durumuna savruluyor.

Çok acı.

Kendilerine buradan bilimsel ahlâk gereği çağrıda bulunuyorum.

Bu bizim ödevimiz. Asgari ücretlilerin vergilerinden maaş alıyorum, onların hakkıdır, söylemeye mecburuz.

“Mahkeme kadıya mülk değil.”

Üniversitelerimizin tümünün kuruluş kanunları “ilin, bölgenin kültürel, sosyal gelişimi” diye başlar. Yarın sizleri tarih yargılar.

Entelektüeller ve aydınlar halk gibi değildir, yaptıklarından farklı olarak yapmadıklarından, görmezden geldiklerinden de sorumludurlar.

Dişe dokunur hiçbir şey yok ortada yok. Olacağa dair de bir emare de yok.

Bu anlamda Karadeniz’e bir akademik önderlik lazım.

Bu konuya ilişkin mufassal projelerimiz ve daha önce yaptığımız çalışmalar var, kurumlarınkini de aktarmak isteriz açıklarlarsa.

 

Tüm Karadenizli hayırseverlere

 

Bölgemizin eşsiz bir kültürel mirası var. Bu mirasın kayıt altına alınıp bilimsel olarak yayınlanması lazım. Bu hedefe dönük olarak Kültür Bilimleri Akademisi olarak Karadeniz Kültür Envanteri –Kaynaklar I- serisinin yayınına başlayacağız. Satışı ve tirajı olmayan bu temel kaynak eserlere kurumlarımız ve hayırseverler veya buna aracılık edebilecek insanlarımız eserlerin yayımına sponsorluk “destekleriyle” katkıda bulunabilirler. Bu anlamda bizimle irtibat kurabilirler. Esasen milli kültür devlet eliyle değil sivil inisiyatif eliyle üretilmesi daha yerindedir. Rönesans dediğimiz hadise budur. Medici ailesi olmasaydı Rönesans sanatçıları o kadar kolay üretemezdi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.