• BIST 83.116
  • Altın 147,045
  • Dolar 3,7714
  • Euro 4,0470
  • Trabzon 7 °C

Karakullukçu’nun tespitleri ve Dersim sakızı!

Hasan Kurt

Dün akşam saatlerinde Trabzon eski belediye başkanlarından Orhan Karakullukçu ile bir süre sohbet ettik. Karakullukçu, Trabzon’a sanayi tesisi kuran ilk isimlerden biridir.  Makine Mühendisliği diplomasını aldıktan bir süre sonra Trabzon Çimento Fabrikasının kuruluşunda da bulunmuştu. 

Karakullukçu ve ortağı Yavuzlar; Trabzon’daki tesislerini Adapazarı ve İstanbul’a taşıdılar, oralarda yeni, devasa tesisler kurdular. Binlerce kişiye iş kapısı açtılar ve dünyanın hemen her ülkesine ihracat yapıyorlar.

Karakullukçu, siyasetten çekildi, işleri de çocuklarına bıraktı, emekliliğini yaşıyor. Kendisine bir şey sorulduğunda görüş bildiriyor.

Karakullukçu; ülkede olup bitenleri de yakından takip ediyor ve gidişattan endişe duyduğunu ancak umudunu da yitirmediğini söylüyor. 

Türkiye’de inşaat sektörüne yapılan yatırımın yarısının üretime yönelik olması halinde, ekonomide önemli oranda canlanma olabileceğini söyleyen Karakullukçu;  ‘TV’lerde, gazetelerde, sosyal medyada, cadde ve sokaklardaki bilbordlarda süper lüks konut ilanları var. Fiyatlar uçuk. Bunları kim, kimler alıyor. Gerçekten merak ediyorum’  diyor.

Türkiye’nin sayılı sanayicilerinden biri, ‘bu daireleri kimler alıyor’ diye soruyor…Ki, bu daireler öyle 300-500 bin liralık dairede değil. En ucuzu bir milyondan başlıyor. Gerçekten irdelenmesi ve araştırılması gereken bir konu!

Karakullukçu,  Türk toplumunun büyük kesiminin olan biten karşısında sessiz kalmasına anlam veremediğini belirtiyor ve ‘Bizim dönemimizde, sendikalar, sivil toplum örgütleri, muhalefet partileri iflahımızı sökerlerdi.  Şimdi hiç birinden ses çıkmıyor. Eleştiri doğruyu bulmada yardımcı olur. Yönetenler nerede hata yapıyoruz diye kendilerini sorgular. Şimdi gördüğüm kadarı ile bu da yapılmıyor. Asıl tehlike de bu’ diyor.

Orhan Karakullukçu ve diğer sanayici, işadamlarının büyük kesimi de benzer şeyleri söylüyor. 

Üretmeyen bir ülke, üretenlere teslim olur.

Türkiye de ürütenlere tam olmasa bile kısmen teslim olmuş durumda.

 

DERSİM SAKIZI

Hükümet, iç ve dış politikada köşeye sıkıştığı anlarda geçmişte yaşanan bir olayı gündeme getiriyor.  Muhalefet de sazan balığı gibi hemen olaya atlıyor. Bir tartışmadır başlıyor. Medyanın büyük kesimi de, tartışmaya çanak tutuyor.

Tarihin her döneminde, her ülkede adına katliam deyin, isyan bastırma deyin ne derseniz deyin, yüzlerce olay, yüzlerce savaş yaşandı.

Tarihte yaşananlar, tarihte kaldı. Bu olaylardan ancak ders alınır. Başka ne yapılabilir ki!

Ruslar, Çerkezleri vatanlarından söküp attılar. 1917 Rus devrimi ve sonrasında bu ülkede milyonlarca insan öldürüldü.  İngiliz’in, Fransız’ın, ABD’nin yaptıkları ortada! Irak ve Suriye’de yaşananlar!

Osmanlı Padişahı, kendisine rakip olmasın diye kundakdaki kardeşini, çocuğunu öldürdü.  Ülkenin bir bölgesinde isyan çıkartanlar veya merkeze karşı gelenler kanlı bir şekilde bastırıldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu öncesi ve sonrasında bugün tasvip etmediğimiz onca olay yaşandı. 

Ermeni tehciri, ülkenin dört bir yanındaki ayaklanmalar, suikast girişimleri, eski düzenin devamını isteyenlerin faaliyetleri, Cumhuriyeti kuranların savunması ve eylemleri vs.

1937-38 yıllarında Dersim isyanı ve merkezi hükümetin bu ayaklanmayı bastırması bir vaka bunu kimse inkar etmiyor.  Bu olayı temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp gündeme taşımak, kime kimlere ne yarar sağlar.

Dersim’i devamlı gündeme taşımaktaki amaç; aslında eski Cumhuriyet, yeni Cumhuriyet algısını oluşturmak, ulus ve ulusçuluk yerine ümmet ekseninde bir yapının oluşmasına zemin hazırlamaktır.

Dersim’deki olan bitenin faturası kağıt üzerinde CHP’ye, Atatürk’e, İsmet İnönü’ye, yani bir yerde Cumhuriyete kesilmek isteniyor.  Dersim’de, Celal Bayar da, Fevzi Çakmak da ve daha sonra DP’de politika yapanlar da var.  O günkü koşullarda ülkeyi yönetenler, bu isyanı bastırmak zorunda idiler. Bugün benzer bir olay olsa, mevcut iktidar ne yapacak?
Ne yapacağını geçenlerde İçişleri Bakanı açıkladı. Kısasa kısas, dedi.

Eski defterleri karıştıralım, tarihçiler o günlerde yaşananları çok yönlü araştırsınlar. Gerçeklerle yüzleşelim. Zaten olan biteni okuryazar olan herkes öyle ya da böyle biliyor. Bu devirde bizim yapacağımız iş, bu tür olaylardan ders çıkarmak ve benzer olayların yaşanmasını önlemektir.
Bu ülkede geçmişte yaşanan olayları bugün kan davası haline getirmek, bu ülke vatandaşlarına değil bu ülkenin bölünmesini isteyenlerin işine yarar. Bunu da unutmayalım.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
  • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.