• BIST 96.636
  • Altın 144,667
  • Dolar 3,5715
  • Euro 4,0214
  • Trabzon 15 °C

KARANLIĞA SÖVECEĞİNE!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Cumhuriyet nasıl bir şuurla inşa edildi?

O dönemde insanlar nasıl bir kolektif yapılanma sergiledi?

Nasıl bir çalışma ruhuydu onları bir araya getiren?

Zaman artık çok pahalı, çünkü her geçen gün daha çok tüketiyoruz zamanı. Fütursuzca, düşünmeden, bilinçsizce hiç durmadan sürekli tüketiyoruz.

İnsanlık kendini kaybetmiş, bulmak için ise hiçbir çaba sarf etmiyor.

Şuur bilinç ise, aynı zamanda birlikteliktir de.

“Devlet bizim sayemizde devlettir. Biz halkız” diyen Havva Ana şuurdur.

Ülkede terör eylemleri varken, konserlerini iptal eden Tarkan şuurdur.

İdmanları çeşitli ilçelerde yapıp taraftarı memnun etmek ve “taraftara eğer siz varsanız bizde varız” mesajı veren Şota şuurdur.

Annelerin vatanı çocuklardır diyen Leyla Alaton şuurdur.

Yoldan çöp toplayan insan, hayvanlara su veren, çocuklara güler yüzle bakan insan şuurlu insandır.

Ya Edison’un “tekrar yaşayacak mıyız sözü”.

Şuur kendini bilmektir.

Şuur aklını kullanmaktır.

İnsanları sevip, saymaktır.

Saygı duymak ve önemsemektir şuur. Yapıcı düşünmenin ana temasıdır şuur.

Dünya her gün, bizim sesimizi duyuyor.

Yapıcı olmayan, kara günler ve sözlerle biliyor, tanıyor dünya bizi.

Akıl ve şuur ile kurulmuş olan cumhuriyetimiz bugün, onu kuranların torunlarının şuursuzluğu ile boğuşuyor.

Çeşitli imtihan ve sınavlardan geçip hep iyi alan, bazen belki orta alan ülkem, bugünlerde geçer notu bile alamıyor.

Tavır, tutum ve değerlendirmeden yoksun şuursuzca bir yaprak misali savruluyoruz; Yarınlardan endişe duyarak.

Başımıza gelen bu zorlu olaylar, şansızlığımızın eseri midir?

Art arda gelen gerilemeler ve gerginliklerin sebebi nedir?

Bilincimizi tam kullanamamamızın eseri olabilir mi?

Sait Faik balıkçının ölümü adlı kitabında “Harpler şairsizlikten” çıkar der. Neden bu söz sizce?

Hayal gücü geniş olan ve bunu duygularıyla yansıtan kişi şair olunca, doğal olarak şuur da beraberinde gelir de ondan.

Filozoflar, siyasetçiler hep ahkâmlar kestiler. Biz özgürüz dediler. Ya da özgürlük için savaş verdiler. Yıktılar, döktüler, yaktılar, kan akıttılar.

Peki biz özgür müyüz?

Şuur aynı zamanda bireyin özgürlüğüdür.

Yeter ki şuurunu koru ve kolla.

Şuur geçmiş ile bugünün harmanıdır.

Geçmişi unutmamaktır.

Bizler yakın tarihimizi dahi bilmez ve unutmuşken nasıl değerlerimize sahip çıkabiliriz ki?

Yani kısaca bilinç hafızadır.

Hafıza ise bir hazinedir.

Ne demiş Konfiçyus “ karanlığa söveceğine kalk bir mum yak.”

Kurduğu felsefe ile bugün bile Çin’e yön veren ve aynı zamanda insanlığı aydınlatan Konfiçyus bir şuurdur.

“Bir milleti tutsak etmek istiyorsanız onun müziğini çürütün” der. İki bin beş yüz yıl önce yaşayan bir şuur demiş bunları.

Daha ne denilebilir ki.

Bugün bakınız bütün piyasada çalan her müzikte arabesk yani Arap tınıları var; Nerede senin Halk ve Klasik Türk Sanat müziğin?

Gazeteciyi dava eden bir dönemin yeteneği olan isim, bugün ne yaptığı belli olmayan bir şuursuzluk yaşıyor. İnsanları kandırıp bir şeyleri yutturmaya mı çalıştın bilmiyorum ama inan ki bu duruma düşmen çok acı. Senin gizemin çok gerilerde kaldı artık.

Artık sanıyorum sana değer veren insanlar gizemini çözdü.

Sen bizlerin bilinçaltında farkına varamadığımız bir anı olarak kaldın.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.