• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

KARŞIYIM

Gürsel ÖZGÜR

Yeni Türkiye’ye ramak kala; doğum kontrolünden, kaç çocuk yapacağımıza kadar karışan bir Cumhurbaşkanı var. TÜRGEV gibi çok önemli bir vakıfta(!) konuşurken öğreniyoruz, aile planlamasının gereksizliğini... Acaba bana göre çok daha anlamlı görev yürüten LÖSEV gibi bir vakıfta da konuşma yapar mı? Veya Mehmetçik Vakfının veya TSK Dayanışma Vakfının kuruluş günlerinde de zaman ayırabilip konuşma yapar mı?

Konuşmasında söz ettiği doğum kontrolü konusunu merak ettim, kanaatimce Cumhurbaşkanı da yanılabilir veya yanlış bilgilendirilmiş olabilir diyerek araştırdım; demişti ki:

“Nüfus planlamasıymış, doğum kontrolüymüş, hiçbir Müslüman aile böyle bir anlayış içinde olamaz. Rabbim ne diyorsa, sevgili Peygamberimiz ne diyorsa biz o yolda gideceğiz.’’

İki iddiasını da inceledim ve detaylı araştırma yaptım. Kesin olarak ifade etmek gerekirse, Kur’an da böyle bir ayet yok! Peygamberimize atfen yaptığı iddiasında da yanılıyor, çünkü Peygamberimiz döneminde de azil yapmak(erkeğin kendini geri çekmesi) yasak değildi. Toplum bazı liderlerin sözlerini sorgulamadan kabulleniyor, onun için dikkatli olunmalı ve doğru bilgi verilmelidir. Aslında; mutsuz olacak, sağlıksız ve insani yaşam koşullarını sağlayamayacağın çocuğun sorumluluğunu almak mutsuz nesillerin çoğalmasını sağlamaktır ki bu da toplumsal yozlaşmanın ve travmanın sebebi olabilecektir. Dolayısı ile bunun en iyi kararını eşlerin kendileri verebilir ancak.

***                                                                                                                                        

Bu dönemin en önemli ve güçlü figürü olarak tek sağlam kalan kurum CHP’nin tutarsızlığa düşmeye ve iç hesaplaşmalarla yanlış politika üretmeye hakkı yoktur. Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyet’e sahip olma görevi her dönem olduğu gibi bu dönem de CHP’ ye düşmektedir, ama bu sefer yalnızdır. Daha önce yaptığı stratejik hataları yapma lüksü kalmamıştır. Zaman gösterdi ki; Cumhurbaşkanlığı seçiminde kimseye danışmadan belirlenen aday ve Ankara belediye başkanı adayı gibi seçimler yanlış olmuş ve bu zorlama CHP’li adaylar asıllarına rücu etmişlerdir. En son olarak yine taktiksel hareketlerle dokunulmazlık konusundaki kararsız tutum ve evet oyunun desteklenmesi de yanlış olmuştur. Doğru olanı, kaybedecekseniz de yapmalısınız. Referanduma gidilirse gidilsin sen doğruyu yapıp inandığın doğrultu da ‘’hayır’’ oyunu ver ve topluma sebeplerini anlat ve ikna et. Şimdi anlatacak bir şey kalmadı. Fezlekesi olan milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması antidemokratiktir, herkesin dokunulmazlığını kaldır o zaman.

Kuvay-ı Milli ruhu ile 24 saat çalışarak tutarlı ve toplum desteğini alacak politikalarla diktatörlüğe gidişin önü kesilmelidir. Orta doğuya bakılsa getirilmek istenen sistemin; üzüntü, gözyaşı, kin, nefret ve fakirlik olduğunu görmemek olası değil. Ama mütedeyyin, saf ve temiz Anadolu insanı dini siyasete alet edenlere pek itibar ediyor.

Çağ dışı din tüccarları için Mustafa Kemal şunları söylemiştir;

”Bizi yanlış yola sevk eden habisler (soysuzlar), çok kere din perdesine bürünmüşlerdir. Tarihimizi okuyunuz, görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep bu din kisvesi(kıyafet) altındaki küfür ve melanetten(kötülükten) gelmiştir.”

Çünkü dinlerin egemen olduğu sistemle yönetilen toplumlarda akıldan, bilimden söz edilemeyeceğinden medeniyet yolunda ilerleme de sağlanamaz.

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.