• BIST 100.021
  • Altın 280,483
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958
  • Trabzon 17 °C

KAŞIKÇI CİNAYETİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Dr. Hasan AKYÜZ

   Türkiye uzun bir süredir Kaşıkçı cinayetini tartışıyor. Elbette önemli ve üzerinde durulması gereken bir konu. Mağdurun sosyal ve politik kimliği olayın farklı açılardan incelenmesine neden oluyor.  Fakat bu olaya gösterilen ilgi ve toplumsal meşguliyetimizin dozu fazla abartılmış durumda. 
    Yakın geçmişte milletimizin vefakâr ve cefakâr çocukları farklı yöntemlerle ama muhtemelen aynı güçler tarafından öldürüldü. Hiçbiri Kaşıkçı cinayeti kadar irdelenmedi. Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri düştüğü (düşürüldüğü) zaman köylülerin bile yerini kolayca tarif ettikleri bir dağda ölüme terk edildi. Saatler geçmesine rağmen yeri bir türlü tespit edilemedi, ettirilmedi. Hatırlayınız, 1996 yılında Cevher Dudayev’in kullandığı uydu telefonunun sinyalleri ile yeri tespit edilmiş ve füze saldırısı ile şehit edilmişti.  Birkaç yıl sonra helikopteri düşen Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanındaki gazetecinin cep telefonu ile uzun uzun konuşulduğu halde yerinin nasıl olup da tespit edilemediği olgusu Kaşıkçı’nın oğlunun Suudi Arabistan prensi ile konuşurken çekilen resimleri kadar tartışılmadı. Yıllar geçmesine rağmen Muhsin Yazıcıoğlu’nun davasında daha esasa bile geçilemezken Kaşıkçı’yı öldüren muhtemel ekibin şeceresi çıkarıldı. Yıllarca Milleti ne zaman çağırsa koşarak giden Muhsin başkan bir defa Milletine ihtiyaç duydu ama kimse gelmedi, dağ başında şehit edildi, yanındaki gazeteci neredeyse canlı yayında konuşa konuşa öldü.
       Bordo berelilerin kurucusu Kaşif Kozinoğlu Türk istihbaratının yetiştirdiği en yetenekli vatansever subaylardan biriydi. Bordo berelilere Trabzonspor’un bordo rengini veren Kisarnalı bir Trabzon sevdalısı.  Pek çok yurtdışı görevde bulunmuş operasyonlar yapmış, sporcu, yakın dövüş tekniklerinde usta,  Afganistan’da “Türk General” namıyla bilinen bir vatansever. 2011 yılında Türkiye’ye ifade vermeye çağırıldı, düzmece suçlamalarla Silivri cezaevine konuldu ve hiç beklenmedik bir şekilde burada öldü.  Bu sporcu yakın dövüş ustası adamın ölüm nedeni ne olarak sunuldu biliyor musunuz? Spor yaparken kalp krizine bağlı ölüm, hem de duruşmasına sadece 10 gün kala. Bu vatansever askerin ölüm nedeni Kaşıkçı cinayetinde elçilikteki parmak izleri veya duvarlarda muhtemel kan izlerinin onda biri kadar araştırılmadı. 
     Aselsan’da çok önemli savunma projelerinde çalışan üç genç mühendisin ölümünden tutun Behçet Oktay adında çok önemli bir polisin solak olduğu halde kendini sağ şakağından vurup intihar ettiğinin söylendiği vakaya kadar pek çok vatansever insan şüpheli ölümlerle yok oldu. Hiçbiri aydınlatılamadı. 
        Kaşıkçı’nın İstanbul’da öldürülmesiyle Suudi Arabistan yönetiminin muhaliflerine “Sizi en güvende hissettiğiniz şehirde de buluruz bacaklarınızı keser asitte eritiriz, aklınızı başınıza alın karşı gelmeyin” mesajı veriyor. Biz de bu mesajın verileceği yer Türkiye olamaz diyerek olayın üzerine gidiyoruz. Peki, Türkiye ve Türk Milleti sevdalısı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ve yanındaki gazetecinin Türkiye’nin bir dağında Milletin gözü önünde öldürülmesi, Kaşif Kozinoğlu gibi tek kişilik ordu olan bir operasyon üstadının canından çok sevdiği kendi Devletinin hapishanesinde öldürülmesiyle vatansever Türk insanına verilen mesajlar daha mı önemsiz?  Devletini ve Milletini seven vatansever insanlara verilen mesaj çok açık, “Sizi çok sevdiğiniz vatan toprağının herhangi bir yerinde istediğimiz şekilde öldürürüz, biz hakim gücüz bize karşı gelmeyin ve itaat edin”. İlgililerin üzerine düşen en büyük görev yakın zamanda Milletimizin evlatlarının kurban gittiği bu cinayetleri mutlaka aydınlatmak ve Ülkesini ve Milletini karşılıksız seven Vatansever insanlara cesaret ve güven vermek olmalıdır. En azından Kaşıkçı cinayeti ile verilen mesaja karşı gösterilen tepki ve hassasiyet kadar reaksiyon gösterilmelidir.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.