• BIST 108.197
  • Altın 153,753
  • Dolar 3,8399
  • Euro 4,5165
  • Trabzon 12 °C

katilini tanımak(!):

katilini tanımak(!):

Balıkesir’in Altınova beldesinde geçtiğimiz hafta nahoş bir olay olmuştu.

Doğu kökenli bir genç, aracını kaldırımda bir mağazasının önünde oturan gençlerin üzerine sürmüş, olayda iki genç hayatını kaybetmişti.

Ardından, Altınovalılar beldede yaşayan doğu kökenlilerin işyerlerini, evlerini tahrip etmişler. Ölen gençlerin cenaze töreninde milliyetçi söylemler dillendirilmiş, güvenlik güçleri olaya müdahale etmiş.

Milliyet Gazetesi yazarlarından Ece Temelkuran, Altınova’da meydana gelen bu olay üzerine ‘Katilini tanımak’ başlıklı bir yazı yazdı.

Milliyet’in torpilli yazarlarından biri olduğuna inandığım hanımefendi Altınova’daki meydana gelen olayları Trabzon ile özdeşleştirdi.

Ece hanım, internet sitelerindeki yorumlardan yola çıkarak şöyle diyor;

‘Her yer Altınova!

‘Şehit haberlerinden sonra olacağı buydu!’

‘Türkiye Türklerindir. Bunun kafanıza sokun!’

‘Hak ettiler!’

‘Ya sevecekler ya gidecekler!’

Yorumlar bu şekilde. ‘Enginlere sığmayıp taşan’ internet yorumcuları bıraksan soluğu Altınova’da alacak ve Kürt halkına karşı verilen bu şanlı mücadelede saf tutacaklar.

Irkçı kurtlar dökülsün!

Peki memleketimizin Vali’si ne diyor?

Şöyle diyor:

‘Acıdan dolayı bazı taşkınlıkları hoş gördük!’

Vali’nin söylediği ilk gün,  topyekûn bir kalkışmayla Kürtlerin yaşadıkları yerlerin üzerine yürünmesi. Kabul edilebilir taşkınlığın ötesine geçen ise ‘Altınova’nın adını lekeleyebileceği’ düşünülen daha ağır ‘taşkınlıklar’.

Bir adli kavgayla başlayan ve çoluk çocuk, kadın erkek bir kalabalık grubun Kürtlerin işyerlerine ve evlerine saldırmasına dönüşen ırkçı kalkışmanın başrolünde elbette bayrak var. Dev bir bayrak, ‘Kürdü istemezük!’ diyerek cenaze töreninde açılıyor. Cenaze töreni bayrağın verdiği milli hislerle de geniş bir saldırıya dönüşüyor.

Yukarıda da belirtildiği üzere, bu tür taşkınlıklara ilk gün müdahale edilmiyor ki halkımızın gazı alınsın. Robocoplar, çevik kuvvet, asker, halkımız ırkçı kurtlarını döktükten sonra, geciktirilmiş olarak olay yerine gönderiliyor ki gereken kesimlere gereken dersler verilsin. Herhalde ‘derin devlet’ cenahından bir provokasyon olmadı ki olaylar Maraş Katliamı ya da Sivas Katliamı’na dönüşmeden bitiriliyor. Böyle son derece ciddi bir olay ‘Belde giriş çıkışları kontrol altında tutulacaktır’ denerek şöyle nihayetleniyor:

‘Herkes işine gücüne baksın!’Ece hanım yazdıklarıyla yetinmiyor ve olayı Trabzon’a bağlıyor ve şöyle devam ediyor;

‘Bu kaçıncı Trabzon?

Herkes maalesef işine gücüne bakıyor. Belli ki Altınova’da da birileri işine gücüne bakıyor. Tıpkı bir zaman Trabzon’da bakıldığı gibi. Söylenenlere bakılırsa, Ayvalık’tan getirilen bindirme ülkücü kıtaları olayları tırmandırmakta kullanılıyor. Kürtler çocuklarını okula bile gönderemediklerini söylüyorlar. Bu ve bazı diğer haberler, duyumlar, Altınova’dan da bir Trabzon imal edilmeye çalışıldığını düşündürtüyor. Ege bölgesinde tırmandırılan milliyetçiliğin, ırkçılığın ‘yöneticileri’ muhtemelen yine benzer karakterler. Peki bu ırkçı-milliyetçi yuvalanma da mı günü gelince, ‘gerek duyulunca’ bir suikasta damızlık katil üretmek için mi kullanılacak? Altınova ya da Ayvalık da bir ‘gençten katil üretme çiftliğine’ dönüşecek? Diyelim ki bir gün bir Kürt siyasetçinin, aydının, sanatçının öldürülmesinde bu ‘Ege efelerinden’ biri mi kullanılacak? Bu ölümler yaşandıktan sonra biz yine geriye doğru gidip uzun uzun tezgâhlanmış bir cinayetin ayak izlerini mi takip edeceğiz?

Bayrağın altındaki katil

DTP kapatılma davası, yerel seçimler, operasyonlar... Daha sonra anlatacağım Diyarbakır izlenimlerim de zor bir döneme gireceğimizi söylüyor bana. Olaylar olmadan çok önce tetikte durup kurşunun gelebileceği yeri tahmin etmemiz gerektiğine inanıyorum artık. O kurşunların sıkılabileceği yerleri, o kurşunlar hiç sıkılmasa bile çok önceden tıkamak gerekiyor. Dev bayrakların altında saklanan katilleri onlar katil olmaya karar verdiğinde, birileri onlar için karar verdiğinde ortaya çıkarmak gerekiyor.’

 

 Bir zamanlar Trabzon’da bakıldığı gibi…

Yazının hangi bölümünü eleştireceğimize, hangi bölümüne tepki göstereceğimize gerçekten şaşırdık.

Altınova’daki olay, adli bir olaymış. Birileri olayı farklı yöne çekmiş. Ege bölgesinde milliyetçilik tırmandırılıyormuş! Irkçılığın ‘yöneticileri’ yine benzer karakterlermiş! Bu ırkçı- milliyetçi yuvalanma günü gelince, ‘gerek duyulunca’ bir suikasta damızlık katil üretmek için kullanılacakmış! Altınova ya da Ayvalık’ta ‘gençten katil üretme çiftliğine dönüşecekmiş!

Bir gün bir Kürt siyasetçinin, aydının, sanatçının öldürülmesinde bu ‘Ege efelerinden’ biri mi kullanılacak?..

Trabzon’da ırkçı- milliyetçi yuvalanma…. Bu yuvalanma yeri geldikçe, ‘gerek duyulunca’ damızlık katil üretmek için kullanılacakmış… Altınova ya da Ayvalık ta, Trabzon gibi ‘gençten katil üretme çiftliği’ne dönüşecekmiş!..

Bu kadının bugüne kadar bir yazısını sonuna kadar okumadım.

Varol Uzlu, uyarmasaydı yine okumayacaktım ve üzerinde yorum yapmayacaktım.

Ama mecbur kaldım. Yazının Trabzon’u ve Trabzonluları ilgilendiren bölümü ile ilgili kısa bir değerlendirme yapacağım.

Öncelikle şunu belirteyim; Bu kadının Trabzonlu biriyle mutlaka ve mutlaka bir takıntısı olmuştur!

Yoksa Trabzon’a karşı bu denli kin, nefret ve aşağılayıcı ifadeler kullanmazdı.

Bre kadın!

Utanmadan, arlanmadan, düşünmeden, ‘Trabzon’da ırkçı- milliyetçi- kafatasçı- o’cu- bu’cu katil mi beslenmiş, yetiştirilmiş!’ diyorsun.

Topyekün Trabzon’u ve Trabzonluları zan altında bırakıyorsun, aşağılıyorsun.

Bir sepet elmadan çürük çıkmaz mı?

Senin hayal ettiğin ülkede, mekanda bunlar olmuyor mu?

Bre kadın!

Trabzon’da aslanlar gibi vatanseverler, Cumhuriyet severler, Atatürk severler, insan severler, yetişti ve dünya var oldukça yetişecekte… Bundan şüphen olmasın.Bre kadın!

Trabzon’a ve Trabzonlulara hangi gerekçelerle olursa olsun nasıl dil uzatırsın!

Yazıklar olsun!

Yalnız sana değil senin gibi düşünenlere!

Sana o güzelim gazetede köşe verenlere!

İstanbul’da, Ankara’da, Diyarbakır’da veya herhangi bir il de, ırkçı- milliyetçi- kafatasçı- satılmış- bölücü- hain-şeriatçı- beyinsiz- ABD’den AB’den beslenen- vs. yetişmiyor mu?

Katil Trabzonlu olmuş, İstanbullu olmuş, Atinalı olmuş ne fark eder!

Adı Ece imiş, Hasan’mış, Agop’muş, Ogün’müş!

Bre kadın, katil katildir!

Aslında Trabzon’da uçuklar için gerçekten bir çiftlik kurulmalı!

Gerçi, Trabzon’un her karış toprağında doyumsuzları doyuracak gençler yetişiyor.

Anladığım kadarıyla provokatörlere böyleleri rastlamamış!

 

TS Basketbol takımı

nerede kalıyor!

 

Dün öğle saatlerinde Hamza Mısır aradı.

‘Abi, Trabzonspor basketbol takımı nerede kalıyor’ diye sordu.

Hamza’nın sorusunun altında bir bit yeniği vardı.

TS Basketbol takımının, sahil de haluk Ulusoy tesislerinde kaldığını biliyordum.

-‘Hayırdır Hamza, Ne oldu. Sahil de Haluk Ulusoy tesislerinde kalıyor. Oradaki tesisler Basketbolculara tahsis edilmiş. Öyle söyleniyordu’ dedim.

‘Olur mu abi, otel de kalıyorlar otel de. Hem de kimin otelinde biliyor musun?’

‘Hamza kardeşim, TS’li o yöneticinin otel ile ilişkisi yok.’

Hamza ile bir süre sohbet ettik.

Trabzonspor’un,  Haluk Ulusoy Tesislerini Belediye’ye devretmesini ve karşılığında da Belediye’den arsa, arazi talep etmesini önermiştim.

Bizim önerilerimiz havada kaldı.

Sahil de iki ana yol arasında, otel- motel olmaz demiştim.

Haluk Ulusoy tesisleri yapıldığı zaman, deniz tarafından yol geçmiyordu.

Sahanın ucu denizdi. Şimdi sahilden yol geçiyor. Yan tarafında itfaiye. Gece- gündüz siren sesi! Futbolcu- basketbolcu uyuyor. Sabaha karşı itfaiye araçları büyük bir gürültü ile yola koyuluyor. Gel de uyukla!

Haluk Ulusoy tesislerindeki bina bugünkü koşullarda otel olarak kullanılması bana göre sakıncalı!

Yönetim kurulu, tesislerle ilgi mutlaka bir formül bulmalı.

Ya devretmeli, ya da orayı satmalı! Orada konaklama tesisi olmazzzzzzzz!

Basketbolcu veya futbolcular, onun otelinde bunun otelinde kalabilir.

Sonuçta, otel indirim yapmıştır!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.