• BIST 99.547
  • Altın 235,110
  • Dolar 6,0884
  • Euro 7,1578
  • Trabzon 25 °C

KEMENÇESİZ KEMENÇE FESTİVALİ

Ahmet SARAÇ

                 Karadeniz Gençlik Kulüpleri Federasyonu tarafından bu yıl ilki düzenlenen “1. Uluslararası Kemençe ve Horon Festivali” Büyükşehir’de başladı.

            Festivalin ikinci günü Beşikdüzü’nde devam etti. Başlama saati 17.00 olarak anons edilen festival yürüyüşünün 19.15’te başlaması, halkın iki saati aşkın başlama yeri olan Öğretmenevi önünde, birlerce kişinin de parkta bekletilmesi tepkilere neden oldu.

            Adı kemençe olan festivalin davul-zurna ile yürüyüşünün başlaması yine eleştiri konusuydu.

            Doğu Gözaçan Parkı’nda devam eden festivalin sunucusunun sunuma bir Beşikdüzü şiiri ile başlamaması, doğan boşluklarda bir iki fıkra anlatmaması hazırlıksız sahne aldığının bir göstergesiydi.

Sunuma gittiği yerde şiir ile başlamayan bir sunucu sunucu değildir. O yöreden bir şeyler anlatmaması sunucunun eksikliği olarak algılanır.

            Beşikdüzü’ndeki festivalde eksikler sadece bunlar değildi. Başta basından kimse davet edilmemiş. Benim dışında bir arkadaşım bir ara uğradı gitti. O da davetli değildi.

            Unutulmasın ki, ‘Basınsız yapılan iş, anfisiz çalınan saza benzer’… Sen orada ne yaparsan yap, onu büyük kitlelere duyuracak olan basındır.

            Basın demişken aklıma geldi, bu etkinlik bir televizyondan canlı verilebilirdi. Milyarlar kazanılıyor ama, hizmete sıra gelince herkes elini ayağını çekiyor.

 Uluslararası bir festivalin Beşikdüzü’nde olması izleyici toplardı. Beşikdüzü’nün tanıtımına katkı olurdu. Ama nerde? Herkes paranın peşinde. Kim Beşikdüzü’nü düşünüyor ki..!

            İnsanlarımız hep alma dibinde büyümüş, verme dibinde kimse yok. Canlı yayına 4-5 milyar lira bulamadılar. Acaba..!

            Festivalin adına kemençe horon festivali dendi. Yaklaşık 4,5 saat süren festivalde kemençeye ayrılan süre 15-20 dakika arasındaydı. O da ekiplerle çalınan kemençeydi.

            Hani nerede kemençeciler, nerede horon. Millet oraya konser izlemeye gelmedi. Vira Cemal o programın sanatçısı değildi. Yüzlerce sanatçımız var, programda bir kişi sahne aldı. Üstelik sahne almak için gelen Neşat Aydın saat 24.00’ı geçmesi sonucu sahne alamadan İstanbul’a döndü.

            Halk oraya kemençeyle horona doymak, stres atmak için geldi ama hayal kırıklığına uğrayarak ayrıldı.

            Kemençe ve horon adı taşıyan festivalde en az 10’a yakın kemençeci olmalıydı. Kısmen güzel oldu ama ismine yakışır bir festival olmadı!

            Bir de şu sahnenin ışıklandırılması olayına değinmek istiyorum. Millet sahneye 40-50 metre uzaktan bakıyor. Sahne televizyon ekranı gibi olmalı.

O işi yapanlar hiç seyirci tarafına geçip sahneye bakmışlar mı? Adeta sisin arasında bir insan gölgesi. Öyle ışıklandırılmalı ki, fare çıksa o sahneye görülmeli. Sağdan ve soldan projektör takılmalı. Sahneye çıkanları insanlar net göremedikten sonra onları seyretmenin ne anlamı kaldı!

            İkincisi sesler sonuna kadar açılmış. Gürültü kulakları patlatıyor. Kaş yapalım derken, göz çıkartıyorsunuz. Sesi karşıdan dinleyerek ayarlamanız gerekirdi ancak hiç umurunuzda olmadı.

            Gelecek yıl ya bu festivalin adını değiştirin, ya da adına uygun işler yapın. Kemençesiz, horonsuz bir festival yaptınız. Bu festival Beşikdüzü halkını memnun etmedi. Beşikdüzü halkı bu festivalden umduğunu bulamadan evine döndü. Haberiniz olsun.

 

 

           

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.