• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

KENAN DA YAPSA BİR, YUNAN DA YAPSA BİR!

Cemal BİNLER

Herkese lazım olan ‘adalet’ vazgeçilmezimizdir. Ama gerçekten adalet mi istiyoruz? Yoksa karşımızdakini dövmek için adaleti sopa gibi mi kullanıyoruz? Adalet isterken bunda ne kadar samimiyiz? Herkes kendine sormalı... Merak ediyorum kaç kişi vicdanına danışıp karar verebilecek... Hani günah işlediği için taşla ölüm cezasına çarptırılan mahkumun, “İçinizde bu günahı işlemeyen bana taş atsın..." isteğine göre kaç kişi bulunur.

Partilere bakıyorsunuz doğru yada yanlışın ölçüsü sadece karşı olmak ya da yanında olmak olmuş... İktidarsa ne yaparsa doğru, muhalefetse her şeye karşı olmak var...

Her partili, karşı partilinin yaptığı yolsuzlukları konuşur kendisininkini değil.

Sivil toplum örgütlerine bakıyorsunuz... Mağdur olan kendi görüşündeyse kıyameti koparıyorlar. Karşı görüşte iseler üç maymunu oynuyorlar. Sözde insan hakları örgütlerinin hali bu...

Memura, işçiye bakıyorsunuz... En yüksek maaş alan da şikayetçi asgari ücretli de... Kimse demiyor ki, “Bize hiç zam yapma ama şu asgari ücretliyi en az bizim seviyemize çıkar"...

İşin garibi sendika ağaları kendi ideolojilerinin partilerinden milletvekilliği garanti. Devlet dairelerinde çalışan hizmetliler, "Mehmet efendi”, Ama birbirlerine “Mehmet bey”… Sahi bu küçük görme, kast sistemini kim kurdu? Kaç kişi bunu böyle yapmıyor?

Ya tatile gitmek için hasta olmadığı halde rapor alanlara ne demeli… Bu benim hakkım değil diyebilen babayiğit var mı? Bu kul hakkıdır deyip tevessül etmeyen var mı?

Kaçımız sadece ülkemizde değil tüm Dünya'daki mağdurların yanında maddi ve manevi tüm imkanlarımızla olduk?

Kaçımız çocuğumuz ya da kendimiz için işe girmek veya ihale almak ya da makam sahibi olmak için torpil yapmadık?

Türkiye' de hiç adalet oldu mu? Kısmen belki...

*** 

            

Eski Ankara valisi Nevzat Tandoğan'ın Osman Yüksel Serdengeçti’ye dediği gibi "Eşşek Anadolulu, bu ülkeye şeriat gelecekse de biz getiririz, komünizmi de... Siz kim oluyorsunuz?"

60 ihtilalinde solu kullanıp sağı mağdur ettiler… Soldan adaletsizliğe ses yok... 12 Martta sağı kullanıp solu ezdiler sağdan ses yok... 80 ihtilalinde hem solu hem sağı ezdiler kendilerine islamcı denenlere dokunmadılar... Onlardan ses yok bu zulme... 28 Şubatta kendilerine İslamcı denenlere dokundular... Soldan ses yok, sağ mağdurların yanında yer aldı...

Her ihtilali destekleyen azımsanmayacak bir kitle var... Onlara dokunmadıkça...

Bir yargı ağı oluştu, 28 Şubatta cunta, "Brifinge gelmeyenden hesap soracağız" deyince hakim ve savcıların % 95’i ülkeyi soyduran ve müslümanlara kan kusturan bu cuntacıları ayakta alkışladı... Bunlar mı adaleti sağlayacaktı? Bu süreçte okuldan atılan, dayak yiyen, işkence gören, işten atılan başörtülüleri saymıyorum bile... Batırılan bankaların, hortumlanan paraları soyanların yanında kar kaldı. Türkiye'nin  milli hasılasının % 30’u bir gecede hortumlandı. Her batan bankanın yönetiminde bir cuntacı general vardı.

Bir HSYK vardı sözde adalet kurumuydu, 11 kişi Danıştay ve Yargıtay'ı seçiyordu. Yargıtay, Danıştay üyeleri de HSYK' yı... Al gülüm ver gülüm… TSE’li olmayan buralara gelemez mezhepçi bir yapı vardı.

Sonra FETO'cu hakim ve savcılar geldi... Yaptıkları ortada... Yaşıyoruz bunları.... Ne dine, ne imana sığar. Dinin içini boşaltıp her türlü adaletsizliği  meşru hak gördüler.

Şimdilerde adalet mekanizması bir tamir devri geçiriyor. Sabır gerekli... Kolay bir süreç geçirmiyoruz. Eksikler var, yanlışlar var… Ama düzelecek. Türkiye kolay bir süreçten geçmiyor.

              

            

           

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.