• BIST 110.932
  • Altın 175,230
  • Dolar 4,0581
  • Euro 4,9812
  • Trabzon 12 °C

Kendi başımı kendim kaşıdım

Eray Altındaş

Yazdan sonbahara merhaba demek için şunun şurasında 16 günümüz kaldı… Anlamam şu ki, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de yavaş yavaş eşyalarını toplayıp evlerinin yolunu tutmak için hazırlık yaptığı…  

Malum her kıştan bahara geçişte Türkiye’nin genelinde turizm için birçok etkinlik ve toplantılar yapılır. Sezon daha başlamadan turist sayısındaki hedef geçen yıllara oranla daha da yükseğe çekilir.

Ama yetkililerin davullu-zurnalı yaptıkları hesapların çarşıya uyduğunu söylemek çok da mümkün değil. Büyük umutlarla açılan turizm sezonundan sona gelindiğinde hayal kırıklığı yaşanır. Hayal kırıklığını, TÜRSAB’ın başkanlarının bu günlerde yaptığı açıklamalar çok net ortaya koyuyor.

Turizm konusunda genelden çok Trabzon özelindeki merakımı gidermek için İl Turizm Müdürü Ali Ayvazoğlu’ndan telefonla bilgi almak istedim.

Müdürlüğün santralindeki görevli beni önce Aslı hanıma daha sonrada müdür beyin sekreteri Sezen hanıma bağladı…

Sekreter hanım:

Müdürümüz Vali beyle toplantıda… Sorularınızı alayım sonra ben size döneyim” diyerek kibarca izahta bulundu.

Bendeniz de, “ Olur…” der demez, sorularımı sıralamaya başladım:

-Trabzon’a bu yıl ne kadar yabancı turist geldi?

-Bunların  ne kadarı Arap?

- Ne kadarı Avrupalı?

***

 

Sekreter hanım sözünde durdu kısa bir zaman içinde geri dönüş yaptı. Ayrıca  

Sezen hanım sorularımın cevabının pazartesi ( Bugün ) basına dağıtılacağını söyledi…

O zaman anladım ki, kendi başımı kendim kaşımalıyım…

Bu kez sorduğum üç sorunun cevabını bulmak için Kalkınma mahallesinden kalkıp taa Gülbahar Hatun Camine revan oldum…

Cuma Namazına giderken Tanjant ve Uzunsokağı arşınladım…

Peçeli, kara çarşaflı çocuklu kadınların yanı sıra, sakallı Arpalara rastladım…

Bir tane İngiliz veya orta Avrupalı turist görmek için başımı sağa sola çevirmekten boynuma ağrılar saplandı…

Cuma’dan çıktıktan sonra bu kez yürüdüğüm yolun paralelini tercih ettim ve Kadınlar pazarının önünden Kemeraltı’na  geçtim.  Oradan uzanıp kunduracılara ulaştım fakat hep aynı turist profili ile karşılaştım.

***

Sanayisi olmayan, sadece üç ay turizmi ile “tek kanatla uçmaya” mahkum edilen Trabzon gördüğüm kadarıyla şimdilerde de Araplara, “tek kalem turistte” bel bağlamış durumda…

Umarım Körfezin hamisi olan ABD yarın Arap Krallarına ve Emirlerine “Türkiye’ye gidilmeyecek!” diye ültimatom vermez.

İşte o gün “Sol gözlerimiz” tarafından ikinci kez arkadan vurulmuş olacağız!

 

Gümrükçüoğlu,

“Yapamazlar…”

 

Gülbahar Hatun Camii’nde namaz saatini beklerken, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ile selamlaştım.  Bu karşılaşmam, benim için “iyi olacak hastanın ayağına doktor gelirmiş” gibi oldu…

Başkan Gümrükçüoğlu’na Belediye otobüs ücretlerine son yapılan zamların gerekçesini sormak için namazı selamlayıp beklemeye başladım…

Başkan da namazını bitirdikten sonra kısa bir hoş beşte bulunduk…

İlk sorum:

Devlet;  işçisinin, memurunun ve emeklisinin maaşlarına en fazla  %5 -6 oranındaki artışı reva görürken, neden otobüs ücretlerine %27 zam yaptınız…”

Gümrükçüoğlu:

-Dört senedir taşıma ücretlerine zam yapmadık. Yapılan artışı dörde bölersen bizimde her yıl yüzde altı artış yaptığımızı görürüsün.

İkinci sorum:

Peki, dolmuşçular Belediye zam yaptı, bizde ücretleri artıralım diye size gelirlerse ne yapacaksınız.

Gümrükçüoğlu:

-Gelsinler.  Ben burada olduğum müddetçe zam yapamazlar…

***

Üçüncü sorum ise, Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’nun önümüzdeki seçimlerde yeniden aday gösterilip gösterilmeyeceği ile alakalı. Bunun cevabını da şayet bir aksilik olmaz yaşarsak haftaya derç edeceğim.

Şimdilik sağlıcakla kalın…

 

Dişimi kıracağım

 

Cuma Namazlarında vaazda bulunan imamlar ve hatipler her namaz öncesi “Söylerken sıkılıyoruz” deseler de para istemekten zerre miskal geri durmuyorlar.

Bir hafta kuran kurslarına, bir başka hafta caminin ihtiyaçları için her Cuma namazı öncesi cemaatten yardım istiyorlar…

Şunu merak ediyorum…

Türkiye’de dini eğitim yapılan mekanların ihtiyaçları var da, ilim yapılan okulların eksiği yok mu? Bir kere de derslik eksikliği nedeniyle 45 kişilik sınıflarda eğitim veren Milli Eğitimin Okulları için para isteyin de dişimi kırayım!

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.